Hava Durumu

#Alagöz Maden

giresunsonhaber - Alagöz Maden haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alagöz Maden haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ Haber

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİ

HALKLARIN İKLİM ZİRVESİ KARADENİZ’DE MADEN DİRENİŞLERİYLE BULUŞUYOR Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları, 10 Mayıs 2026’da Giresun’da maden projelerine karşı direnen yurttaşlarla bir araya geliyor. Programda Perşembe Yaylası-Çobantepe hattındaki sondaj karşıtı nöbet, Çatalağaç Deresi’ndeki kirlilik iddiası ve Tirebolu Sekü köyünde süren Alagöz Maden direnişi yer alıyor. Giresun’da çevre mücadelesi üç başlıkta birleşti Giresun, 10 Mayıs 2026 Pazar günü Halkların İklim Zirvesi Karadeniz Buluşmaları’na ev sahipliği yapıyor. Buluşma, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen yerel direnişleri aynı programda buluşturuyor. Programın ilk durağında Perşembe Yaylası’nda Çobantepe bölgesi merkezli maden sondaj çalışmalarına karşı nöbet tutan yöre halkıyla dayanışma ziyareti yer alıyor. Ordu’nun Korgan ilçesindeki Terzili ve Beypınarı mahallelerini kapsayan maden projesi, Aybastı Perşembe Yaylası’na yakınlığı ve su kaynakları üzerindeki etkisi nedeniyle bölgede tepki topluyor. Bölge halkı, sondaj çalışmalarının başlamasının ardından nöbet başlattı; iş makineleri sahada yol açma çalışmalarını sürdürürken yurttaşların alana erişimi jandarma tarafından engellendi. Çatalağaç Deresi için inceleme çağrısı Buluşmanın ikinci başlığı, Çatalağaç köyünde maden atık havuzunda yaşandığı belirtilen patlama ve dereye çamur karışması iddiası oldu. Etkinlik afişinde olay tarihi 5 Mayıs 2026 olarak duyuruldu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’da Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait madendeki atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini tespit etti. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisi bölümünü gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapattı ve işletmeye ihlalin tekrarı nedeniyle üç kat artırımlı 2 milyon 517 bin lira idari para cezası uyguladı. Sekü köyünde sondaj karşıtı nöbet sürüyor Programın üçüncü durağı, Giresun’un Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köyü oldu. Köylüler, Alagöz Maden’in sondaj çalışmalarına karşı başlattıkları nöbetle faaliyetlerin durdurulmasını istiyor. Sekü köyündeki direniş nisan ayında 16. gününe ulaştı. Köylüler geceyi nöbet ateşi başında geçirdi ve “toprağımızı, suyumuzu vermeyeceğiz” diyerek maden faaliyetlerine karşı çıktı. Kadınlar, gençler ve köy sakinleri, sondaj çalışmalarının yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek şirketin köyden ayrılmasını istedi. Halkların İklim Zirvesi yerel direnişleri ortak zeminde topluyor Halkların İklim Zirvesi, COP31 sürecinin ötesinde iklim adaleti, yaşam alanlarının korunması ve ekolojik yıkıma karşı ortak mücadele başlıklarıyla örgütleniyor. İstanbul buluşmasında 90’dan fazla katılımcıyla Halkların İklim Zirvesi İstanbul Meclisi kuruldu; süreç, 14-18 Kasım’da Antalya’da düzenlenecek Halkların İklim Zirvesi’ne doğru yerel buluşmalarla büyütülüyor. Giresun buluşması, Karadeniz’de maden projelerine karşı gelişen çevre mücadelelerini iklim adaleti gündemiyle birleştiriyor. Program, Perşembe Yaylası’ndan Çatalağaç Deresi’ne, Sekü köyünden bölgesel dayanışma hattına uzanan çevre itirazını görünür kılıyor.

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI

GİRESUN DERNEK BAŞKANLARINDAN TİREBOLU SEKÜ İÇİN ORTAK ÇAĞRI İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un doğal yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı ortak deklarasyon hazırladı. Dernek başkanları, Giresun’un su havzalarının, ormanlarının, tarım alanlarının ve yaşam alanlarının korunması için kamuoyuna çağrı yaptı. Kartal’da bir araya gelen İstanbul Anadolu Yakası Giresun il dernek başkanları, Tirebolu Sekü ve Giresun genelinde doğaya zarar verdiği belirtilen madencilik faaliyetlerine karşı ortak tutum aldı. Başkanlar, maden ruhsatlarının yeniden gözden geçirilmesini, doğaya zarar veren faaliyetlerin durdurulmasını ve ÇED süreçlerinin şeffaf yürütülmesini istedi. Dernek başkanları, ortak deklarasyonda Giresun’un doğasının kısa vadeli ekonomik kazançlar uğruna tahrip edilemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, bölgenin gerçek kalkınmasının madencilikte değil; tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin memleketlerinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranması gerektiği ifade edildi. Ortak deklarasyonun tam metni şöyle: “İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI ORTAK DEKLARASYONU TİREBOLU SEKÜ VE GİRESUN’DA DOĞAYI YOK EDEN VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI KAMUOYUNA ÇAĞRI Bizler, 25 Nisan 2026 tarihinde İstanbul Anadolu Yakası’nda bir araya gelen il başkanları olarak; Tirebolu Sekü başta olmak üzere Giresun’un dağlarında, ormanlarında, derelerinde ve yaşam alanlarında yürütülen vahşi madencilik faaliyetlerine karşı ortak irademizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Giresun yalnızca bir şehir değildir. Giresun; yaylalarıyla, fındık bahçeleriyle, içme suyu kaynaklarıyla, zengin orman varlığıyla ve temiz havasıyla Karadeniz’in nefesidir. Tirebolu Sekü bölgesi ise sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir. Bu topraklar birkaç şirketin kısa vadeli kazancı uğruna geri dönülmez şekilde tahrip edilemez. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo; kontrolsüz kazılar, siyanür ve ağır metal riski, dere yataklarının bozulması, içme suyu havzalarının tehdit altına girmesi, ormanların yok edilmesi ve tarımsal üretimin zarar görmesidir. Bu anlayışın adı kalkınma değil, doğa talanıdır. Biz biliyoruz ki toprağı zehirlenen bir memlekette çocukların geleceği de zehirlenir. Suyu kirlenen bir şehirde sağlık kalmaz. Ormanı kesilen bir bölgede iklim dengesi bozulur. Tarımı bitirilen bir kentte göç, yoksulluk ve umutsuzluk büyür. Bugün Tirebolu Sekü’de açılan her yara, yarın çocuklarımızın hayatından eksilen bir nefes olacaktır. Bu nedenle çağrımız nettir: Tirebolu Sekü bölgesindeki tüm madencilik ruhsatları yeniden gözden geçirilmeli, doğaya zarar veren faaliyetler derhal durdurulmalıdır.Giresun genelinde su havzalarını, tarım alanlarını ve ormanları tehdit eden projeler iptal edilmelidir.ÇED süreçleri şeffaf yürütülmeli; halkın, bilim insanlarının ve yerel yönetimlerin onayı olmadan hiçbir projeye izin verilmemelidir.Bölgenin gerçek kalkınması; madende değil, tarımda, turizmde, sürdürülebilir üretimde ve gençlerin kendi memleketinde yaşayabileceği istihdam modellerinde aranmalıdır.Giresun’un doğası, birkaç yıllık kazanç için değil; yüz yıllık yaşam hakkı için korunmalıdır. Bizler çocuklarımıza kurumuş dereler, kesilmiş ormanlar, zehirlenmiş topraklar bırakmak istemiyoruz. Onlara temiz suyu, yeşil dağları, kuş seslerini ve umut dolu bir memleket bırakmak istiyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 25 NİSAN 2026 İSTANBUL ANADOLU YAKASI GİRESUN İL DERNEK BAŞKANLARI TOPLANTISI Cengiz DEMİRKAYA Kartal Giresunlular Derneği Başk. Hayrullah USTA Beykozlu Giresunlular Dern. Başk. Hakan ÖZTÜRK Maltepe Giresunlular Derneği Baş. Tahir EMANET Sultanbeyli Giresunlular Dern. Baş. Hilmi KİBAR Tuzla Giresunlular Dern. Başkanı Hüseyin DÖNER Pendik Giresunlular Dern. Başkanı Yunus Emre ÇALIK Üsküdar Giresunlular Dern. Başk. Sami CÖMERT Sancaktepe Giresunlular Der. Baş. Dursun KARAAĞAÇ Ataşehir Giresun İl ve İlçe Der. Baş. Kenan LORTOĞLU Çekmeköy Giresunlular Dern. Başk. Fatih YELEKOĞLU Ataşehir Giresunlular Dern. Başk. Ali HORTUM Ümraniye Giresunlular Dern. Başk. Yavuz YALÇINKAYA Ümraniye Giresunlular Derneği Başkanı”

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK Haber

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK

ÇATALAĞAÇ KÖYÜ DERNEĞİNİN PAYLAŞIMI MADEN TARTIŞMASININ ORTASINDA DİKKAT ÇEKTİ Çatalağaç Köyü’nü Geliştirme Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 13 Nisan saat 17.49’daki Facebook paylaşımında Derindere Camii’nin güneş enerji sistemi kurulumunun tamamlandığını açıkladı; aynı metinde Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine teşekkür edildi. Çatalağaç Köyü Derneği’nin paylaşımı, köyde yürütülen bir çalışmayı duyurmanın ötesine geçen içeriğiyle öne çıktı. Dernek, camilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güneş enerji sistemlerinin kurulmasına başlandığını, ilk etapta Derindere Camii’nin sisteminin tamamlandığını bildirdi. Açıklamada, “alternatif yol yapım sürecinin başlatılması ve sürdürülmesi” ile “bundan sonraki projelere verecekleri destekler” nedeniyle Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine de teşekkür edildi. AÇIKLAMA GERİLİMİN YÜKSELDİĞİ GÜNLERDE GELDİ Paylaşımın yayımlandığı dönemde Giresun’da madencilik faaliyetleri başlığında sert bir kamuoyu tartışması yaşanıyordu. Alagöz Maden, 8 Nisan tarihli açıklamasında Görele-Tirebolu hattındaki faaliyetlerinin yasal ve izinli olduğunu, çalışmaların ÇED kapsam dışı/ÇED muafiyet kararları ve orman izinleri çerçevesinde sürdüğünü duyurdu. Şirket ayrıca bölgede yaklaşık 400 çalışanla faaliyet yürüttüğünü ve engellemelerin istihdam ile bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini savundu. Bu açıklamadan günler sonra kentte madencilik karşıtı eylemler büyüdü. 17 Nisan’daki yürüyüşe Giresun Belediye Başkanı, baro, sendikalar, siyasi parti başkanları, çevreciler ve sivil toplum kuruluşlarının katıldı. Karar’ın ANKA kaynaklı haberinde de 18 Nisan’da yüzlerce kişinin “doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz” sloganıyla yürüdüğü aktardı. PAYLAŞIM YEREL DESTEK TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Derneğin teşekkür mesajı, Giresun’da bir yanda çevre ve yaşam alanı eksenli itirazların, diğer yanda ise yatırım, yol ve yerel destek söyleminin öne çıktığı tartışmanın tam ortasında yayımlandı. Bu nedenle paylaşım, yalnız bir hayır ve hizmet duyurusu olarak değil, maden tartışmasının içinde verilmiş açık bir yerel destek mesajı olarak değerlendiriliyor.

ALAGÖZ MADEN AÇIKLAMA YAPTI, GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DİNMEDİ Haber

ALAGÖZ MADEN AÇIKLAMA YAPTI, GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DİNMEDİ

ALAGÖZ MADEN AÇIKLAMA YAPTI, GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DİNMEDİ Alagöz Maden, Görele-Tirebolu hattındaki ruhsat sahasında yürütülen faaliyetlerin yasal ve izinli olduğunu açıkladı. Şirketin tam metni kamuoyuna sunulurken, Giresun’da son haftalarda büyüyen maden ruhsatı ve ihale tartışmaları ise kent genelindeki kaygıyı azaltmadı. Alagöz Maden, 8 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı açıklamada Giresun’un Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırlarında bulunan ruhsat sahasında yürütülen sondaj ve numune alma çalışmalarının yasal izinler kapsamında sürdüğünü bildirdi. Şirket, sahadaki faaliyetlerin ÇED kapsam dışı ve ÇED muafiyet kararları ile orman izinleri çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. Açıklamada, mahkeme kararının içeriğinin çarpıtıldığı savunuldu ve yaklaşık bir haftadır sondaj makinesinin sahaya ulaşmasının fiilen engellendiği ifade edildi. Şirket, bölgede yaklaşık 400 çalışanla birlikte yüzlerce tedarikçi ve taşeron firmaya da iş imkânı sağladığını vurguladı. ŞİRKETİN TAM AÇIKLAMASI “BASIN AÇIKLAMASI Tarih: 08.04.2026 Giresun ili Görele – Tirebolu ilçeleri sınırlarında bulunan 202401273 (ER:1149202) ruhsat numaralı IV. Grup maden arama sahasında, şirketimiz Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yürütülen karotlu sondaj, kırıntılısondaj ve numune alma faaliyetleri, Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen ÇED Kapsam Dışı / ÇED Muafiyet kararları ve alınmış orman izinleri kapsamında tamamen yasal ve izinli faaliyetlerdir. Buna rağmen yürütülen kasıtlı yanlış yönlendirmeler sonucunda mahkeme kararının içeriği çarpıtılarak kamuoyunda gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturulmakta ve bölge halkı yanlış bilgilerle yönlendirilmektedir. Bu nedenle yaklaşık 1 haftadır sondaj makinemizin sahaya ulaşması fiilen engellenmektedir. Şirketimiz bölgede yaklaşık 400 çalışanı ile birlikte yüzlerce tedarikçi ve taşeron firmaya iş imkânı sağlayan önemli bir istihdam kaynağıdır. Yasal ve izinli faaliyetlerin engellenmesi yalnızca şirketimizi değil bölge ekonomisini ve istihdamı da doğrudan olumsuz etkilemektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla tekrar belirtmek isteriz ki sahada yürütülen faaliyetler tamamen yasal ve izinli faaliyetlerdir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Saygılarımızla, ALAGÖZ MADEN SANAYİ VE TİC. A.Ş.” KAMUOYUNDAKİ ENDİŞE BÜYÜYOR Giresun’da son haftalarda büyüyen maden ruhsatı ve ihale tartışmaları artık yalnızca çevre başlığı olarak görülmüyor. Tartışma, doğrudan yaşam hakkı, üretim hakkı, su hakkı ve kentin geleceği başlığına dönüştü. Kent kamuoyunda ilin çok geniş bir bölümünün madencilik baskısı altına girdiği yönünde güçlü bir endişe oluştu. Bu endişe sadece siyasi çevrelerde değil, köylerde, üretici kesimlerde, yayla hattında, çevre platformlarında ve yerel kamuoyunda da açık biçimde hissediliyor. Bu nedenle şirketin yayımladığı açıklama kendi hukuki ve kurumsal tezini ortaya koysa da, sahadaki toplumsal kaygıyı tek başına gidermeye yetmedi. Giresun’da tartışma, ruhsatın varlığı kadar su havzalarının, tarımsal üretim alanlarının, orman dokusunun ve kırsal yaşamın geleceği üzerinden sürüyor. Kentte yükselen itirazın merkezinde yalnızca bir şirket ya da tek bir saha bulunmuyor. Kamuoyunda oluşan temel soru, Giresun’un doğal varlıkları ile ekonomik geleceğinin hangi sınırlar içinde korunacağı noktasında düğümleniyor. Bu nedenle her yeni açıklama, yalnızca hukuki statü tartışması olarak değil, kentin yarınına ilişkin daha büyük bir gerilimin parçası olarak okunuyor. pic.twitter.com/tTx7BvJJnO — Alagöz Maden (@AlagozMaden) April 9, 2026

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU Haber

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel hattında yürütülmek istenen maden arama projesi bugün yeniden gerilim yarattı. Köylüler, çevre derneği yöneticileri ve hukukçular, arama alanına gitmek isteyen sondaj makinesini durdurdu. Giresun İdare Mahkemesi aynı projedeki “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini 24 Şubat’ta durdurmuştu. Dava 24 Nisan’da yeniden görülecek. Tirebolu’da bugün yaşanan müdahale, yalnızca bir iş makinesinin geri çevrilmesiyle sınırlı kalmadı. Sekü ve Karlıbel hattında maden arama faaliyeti yürütmek isteyen Alagöz Maden’in sondaj makinesi köylülerin, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği yöneticilerinin ve davayı takip eden hukukçuların itirazı üzerine alandan çıkarıldı. Bölgede yeni bir sondaj girişimi, doğrudan mahkeme kararının sınırları üzerinden tartışmaya açıldı. Bu dosyanın merkezinde Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Sekü-Karlıbel hattında yarma ve sondaj yöntemiyle yürütmek istediği IV. Grup maden arama projesi yer alıyor. Projeye karşı bölge halkı, çevre dernekleri ve yurttaşlar dava açtı. CHP de geçen yıl 736 imzalı başvuruyla dosyaya itiraz etti. İtiraz dilekçelerinde su kaynakları, tarım alanları, heyelan ve taşkın riski ile ekolojik tahribat başlıkları öne çıktı. MAHKEME NE DEDİ? Giresun İdare Mahkemesi, 24 Şubat’ta verdiği ara kararda bu proje için tesis edilen “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini durdurdu. Kararda, işlemin yetkisiz makam tarafından tesis edildiği ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğabileceği vurgulandı. Mahkeme, kararın dayanağındaki yetki sorununu açık hukuka aykırılık gerekçesi yaptı. NEDEN HÂLÂ SONDAJ GİRİŞİMİ OLUYOR? Sahadaki bugünkü gerilim tam da bu noktada büyüdü. Yürütmeyi durdurma kararı nihai hüküm değil; esas dava sürüyor. Buna rağmen davacı taraf, aynı proje alanında yeniden sondaj girişimi yapıldığını ve bunun mahkeme kararına aykırı olduğunu savunuyor. Davayı izleyen avukat Sevda Karataş Şahin, idareye başvuru ve suç duyurusu hazırlığı başlatacaklarını açıkladı. DAVA NASIL İLERLEYECEK? Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta Giresun İdare Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Tirebolu-Görele hattındaki davayı 24 Nisan 2026 tarihine bıraktı. O gün verilecek yön, yalnızca bir idari işlemin değil, Sekü ve Karlıbel hattında maden aramasının devam edip etmeyeceğinin de ana belirleyicisi olacak. Sekü’de bugün durdurulan şey yalnızca bir makine değildi. Mahkeme kararına rağmen sahaya dönme iradesi ile köylülerin toprağını, suyunu ve yaşam alanını koruma direnci bir kez daha karşı karşıya geldi. Şimdi gözler 24 Nisan’da. Sahada halk dur dedi, son sözü yine mahkeme söyleyecek.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI Haber

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI

GİRESUN’DA MADEN PROJESİNE “ÇED OLUMLU” KARARI Bakanlık onay verdi, uzmanlar ise en büyük riskin atık depolama ve su sistemlerinde olduğuna dikkat çekiyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Giresun’un Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırlarında; Söğütağzı, Çatalağaç, Çatak, Süttaşı, Karadere, Delmece, Sazlıyatlak–Olucaktepe, Gavraz Deresi, Nişane, Eymür, Gariygen, Soğukpınar ve Patan Mahallesi mevkilerini kapsayan alanda, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Bakır–Kurşun–Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları (S: 51499 ve S: 57312 ruhsat numaralı IV. Grup maden ocakları) ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi hakkında yürütülen incelemeler sonucunda “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı verildiğini açıkladı. Kararın, ÇED Yönetmeliği’nin 14. maddesi uyarınca İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu çalışmaları ile halk görüşleri dikkate alınarak verildiği bildirildi. Ancak teknik raporun detayları incelendiğinde, projenin özellikle uzun vadeli çevresel etkiler açısından önemli başlıklar barındırdığı görülüyor. BÜYÜME SADECE ÜRETİMDE DEĞİL, ATIKTA DA Proje yeni bir maden açılışı değil, mevcut yeraltı maden ocakları ve zenginleştirme tesisinin kapasite artışı niteliği taşıyor. Bu artışla birlikte daha fazla cevher çıkarılacak, daha fazla malzeme flotasyon tesisinde işlenecek ve buna paralel olarak daha fazla maden atığı oluşacak. Bu atıklar, kimyasal işlem görmüş ince taneli çamur formunda olup, genişletilecek maden atık depolama tesisinde depolanacak. Uzmanlara göre projenin çevresel kaderi, en çok bu tesisin güvenliği ve uzun vadeli performansına bağlı. EN KRİTİK BAŞLIK: ASİT KAYA DRENAJI Bakır, kurşun ve çinko gibi sülfürlü cevherlerin işlendiği sahalarda en büyük çevresel risklerden biri asit kaya drenajı. Sülfürlü mineraller su ve oksijenle temas ettiğinde sülfürik asit oluşuyor. Bu asidik ortam ise kayaçlardaki ağır metalleri çözerek metal yüklü kirli su meydana getiriyor. Bu süreç bazen yıllar sonra hızlanabiliyor. Yani risk sadece işletme döneminde değil, maden kapandıktan sonra da devam edebiliyor. Olası sonuçlar: Yeraltı sularında ağır metal birikimi Derelerde su kalitesinin bozulması Tarımsal sulama suyunun etkilenmesi Ekosistem zincirinin zarar görmesi SU SİSTEMLERİ EN HASSAS NOKTA Proje sahası dere vadileri ve yüksek yağış alan Karadeniz coğrafyasında bulunuyor. Bu durum iki önemli sonucu beraberinde getiriyor: Yoğun yüzey akışı → Yağışlarla kirleticiler dere sistemlerine taşınabilir Hassas yeraltı su sistemleri → Sızıntılar geniş alana yayılabilir Uzman değerlendirmesine göre bu tür sahalarda oluşabilecek kirlilik, sadece maden çevresiyle sınırlı kalmayıp havza ölçeğinde yayılma potansiyeli taşıyor. HEYELAN, TAŞKIN VE DEPREM RİSKİ Doğu Karadeniz; dik topoğrafyası, yüksek yağış miktarı ve heyelan geçmişiyle biliniyor. Maden atık depolama tesisleri ise toprak dolgu baraj mantığıyla çalışıyor. Bu nedenle: Aşırı yağış Heyelan Deprem gibi doğal olaylar, tesis stabilitesi açısından risk oluşturuyor. Dünyada yaşanan birçok maden atık barajı kazasının, bu tür doğal tetikleyiciler sonrasında gerçekleştiği biliniyor. ORMAN VE YABAN HAYATI Proje sahası orman ekosistemleri içinde yer alıyor. Kapasite artışıyla birlikte: Orman örtüsünde kayıplar Habitat parçalanması Yaban hayatı geçiş yollarının bozulması gibi etkiler söz konusu olabilecek. Gürültü, ışık ve insan faaliyetlerindeki artış da yaban hayatı üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında. TARIM VE KIRSAL YAŞAM Bölgedeki tarım faaliyetleri açısından en önemli riskler: Toz yayılımı Su kalitesinde olası bozulma Ağır metal birikimi Bu tür etkiler uzun vadede ürün kalitesini ve verimini etkileyebilir. Yerleşim yerlerine yakınlık ise kamyon trafiği, gürültü ve titreşim gibi faktörlerle kırsal yaşam kalitesini etkileyebilecek başlıklar arasında yer alıyor. EKONOMİK KATKI – ÇEVRESEL YÜK DENGESİ Projenin işletme aşamasında yaklaşık 520 kişilik istihdam sağlayacağı belirtiliyor. Bu durum yerel ekonomi açısından önemli bir katkı anlamına geliyor. Ancak uzmanlar şu noktaya dikkat çekiyor: Ekonomik katkı maden ömrüyle sınırlı, çevresel etkiler ise maden kapandıktan sonra da sürebilir. MADEN KAPATILDIĞINDA HER ŞEY BİTMİYOR Maden kapatma sürecinde alanın rehabilite edilmesi planlansa da, özellikle atık depolama tesislerinde kimyasal süreçler tamamen durmuyor. Asit üretimi ve metal sızıntısı riski uzun yıllar devam edebiliyor. Bu nedenle kapatma sonrası uzun vadeli izleme ve bakım hayati önem taşıyor. Teknik raporlar ışığında proje için öne çıkan risk başlıkları: Alan Risk Seviyesi Atık depolama güvenliği Çok Yüksek Asit kaya drenajı Çok Yüksek Yeraltı suyu kirliliği Çok Yüksek Yüzey suları Yüksek Heyelan ve taşkın Yüksek Ekosistem etkisi Yüksek Hava kalitesi ve toz Orta–Yüksek Sosyoekonomik olumlu etki Orta Bakanlık kararı projeye hukuki açıdan yol açmış olsa da, teknik inceleme projenin özellikle su sistemleri, atık depolama güvenliği ve uzun vadeli kimyasal riskler açısından hassas bir zeminde yürütüleceğini ortaya koyuyor. Bu proje, yalnızca bir madencilik yatırımı değil; aynı zamanda on yıllara yayılacak bir çevresel yönetim sorumluluğu anlamına geliyor. “Bu değerlendirmeler, ÇED raporunda yer alan teknik veriler ışığında yapılan çevresel risk analizine dayanmaktadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.