Hava Durumu

#Aksu Vadisi

giresunsonhaber - Aksu Vadisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aksu Vadisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GAZETECİ HASAN SEYİS’TEN GİRESUN GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH ÖNERİSİ Haber

GAZETECİ HASAN SEYİS’TEN GİRESUN GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH ÖNERİSİ

GAZETECİ HASAN SEYİS’TEN GİRESUN GÜNEY ÇEVRE YOLU İÇİN ALTERNATİF GÜZERGAH ÖNERİSİ 49,2 kilometrelik resmi proje koridoruna karşı, yaklaşık 29 kilometrelik tünel ağırlıklı alternatifin teknik olarak incelenmesi isteniyor Giresun’da yaklaşık 20 yıldır gündemde olan ancak yapım aşamasına geçemeyen Güney Çevre Yolu tartışmalarına gazeteci Hasan Seyis’ten alternatif bir güzergah önerisi geldi. Seyis, mevcut resmi proje koridorunun uzunluğu, çevresel süreçleri ve yapım zorlukları dikkate alınarak; Aksu, Batlama ve Pazarsuyu vadileri üzerinden şehir bağlantıları kuran, dağlık kesimleri ise çift tüplü tünellerle geçen daha kısa bir alternatif hattın teknik olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın TBMM’ye verdiği yanıta göre Giresun Güney Çevre Yolu projesinin toplam uzunluğu 49,2 kilometre olarak planlandı. Bu güzergahın Ordu’nun Gülyalı ilçesi yönünden başlayarak Keşap Yolağzı bölgesinde Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanması öngörülüyor. Ancak söz konusu projenin ÇED Olumlu kararının Ordu İdare Mahkemesi kararıyla iptal edilmesi, Giresun Güney Çevre Yolu sürecinde yeni bir değerlendirme ihtiyacını da beraberinde getirdi. Hasan Seyis’in gündeme getirdiği alternatif öneri ise resmi uygulama projesi niteliği taşımıyor. Önerilen hattın yaklaşık 29 kilometre uzunluğunda olduğu ifade edilirken, kesin uzunluk, tünel boyları, viyadük açıklıkları, kavşak noktaları ve maliyet hesabının ancak ayrıntılı teknik etütlerle belirlenebileceği vurgulanıyor. “20 YILDA KAÇ ÇEVRE YOLU YAPILIRDI?” Giresun’un yıllardır çevre yolu beklediğine dikkat çeken Hasan Seyis, geçen sürede projenin sürekli konuşulduğunu ancak somut yapım aşamasına taşınamadığını söyledi. Seyis, gecikmeye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Yirmi yıldan beri kaç tane çevre yolu yapılırdı? Tabiri caizse artık kep düştü, kel göründü. Diğer iller çevre yollarını yaptılar, trafik sorunlarını çözdüler. Giresun için neden yapılmadığını artık sormak gerekir.” Giresun’da şehir içi araçlarla doğu-batı yönündeki transit trafiğin aynı sahil yolunu kullanması, özellikle Aksu, şehir merkezi, Batlama, Bulancak ve Piraziz yönünde yoğunluğu artırıyor. Seyis’e göre çevre yolunun hayata geçirilmesi, yalnızca kent merkezindeki trafik baskısını azaltmayacak; ilçeler, sanayi bölgeleri, ticaret alanları ve lojistik hareketlilik açısından da önemli katkı sağlayabilecek. 49,2 KİLOMETRELİK RESMİ KORİDORA KARŞI DAHA KISA ALTERNATİF Giresun Güney Çevre Yolu için kamuoyuna yansıyan resmi proje koridorunda hattın Gülyalı yönünden başlayarak Keşap Yolağzı bölgesinde Karadeniz Sahil Yolu’na bağlanması ve toplam uzunluğun yaklaşık 49,2 kilometreye ulaşması öngörülüyor. Hasan Seyis ise uzun ve viyadük ağırlıklı olduğunu değerlendirdiği bu güzergah yerine, şehir trafiğini daha kısa mesafede çevreleyecek, vadilerden şehir bağlantıları kuracak ve dağlık kesimlerde tünellerle ilerleyecek alternatif hattın yeniden teknik incelemeye alınmasını öneriyor. Seyis’in önerdiği güzergah anlayışında, sahil şeridinden belirli bir mesafede ilerleyen çevre yolu; Aksu, Batlama ve Pazarsuyu vadilerinde yüzeye çıkarak şehir ve ilçe bağlantıları kuruyor. Vadiler arasındaki dağlık kesimlerin ise çift tüplü tünellerle geçilmesi öngörülüyor. Önerinin temelini, vadilerin kavşak ve bağlantı alanı; vadiler arasındaki dağlık sırtların ise tünel koridoru olarak kullanılması oluşturuyor. AKIN ÇORAP BÖLGESİNDEN AKSU VADİSİ’NE TÜNEL GEÇİŞİ Seyis’in güzergah önerisine göre alternatif hattın doğu kesiminde ilk tünel girişinin Akın Çorap bölgesine ulaşılmadan önce oluşturulması değerlendiriliyor. Bu kesimin çift tüplü tünel olarak planlanması ve dağlık alanın geçilerek Aksu Vadisi / Etbaşoğlu bölgesi civarında yüzeye çıkması öneriliyor. Aksu’da oluşturulacak bağlantı sayesinde çevre yolundan Giresun’un doğu mahallelerine, şehir merkezine ve mevcut Karadeniz Sahil Yolu’na kontrollü giriş-çıkış sağlanabileceği değerlendiriliyor. Bu noktanın, çevre yolunun şehirle doğrudan temas kuracağı önemli bağlantı alanlarından biri olabileceği belirtiliyor. AKSU’DAN BATLAMA SANAYİSİ ÜST KESİMLERİNE Alternatif güzergahın ikinci bölümünde Aksu Vadisi’nden yeniden tünele girilerek Batlama Sanayi Sitesi’nin üst kesimlerine ulaşılması öneriliyor. Bu bağlantıyla hem Giresun şehir merkezinin batısındaki trafik yükünün azaltılması hem de sanayi bölgesine daha doğrudan ulaşım imkanı oluşturulması hedefleniyor. Batlama bağlantısının, Bulancak yönünden gelen araçlar ile Giresun şehir merkezine girmeden doğu yönüne devam edecek transit araçların ayrıştırılmasında önemli bir dağıtım noktası olabileceği değerlendiriliyor. Ancak bu bölümde kesin tünel çıkış noktası, kavşak yeri ve bağlantı yollarının konumu için ayrıntılı arazi, kot, kamulaştırma ve trafik etüdü yapılması gerekiyor. BATLAMA’DAN PAZARSUYU VADİSİ’NE YENİ TÜNEL KORİDORU Seyis’in önerisinde Batlama bölgesinin ardından yeni bir çift tüplü tünel kesimi daha yer alıyor. Bu bölümün Batlama ile Pazarsuyu arasındaki dağlık kuşağı geçerek Pazarsuyu Vadisi’nde yüzeye çıkması öneriliyor. Pazarsuyu Vadisi, Bulancak, Piraziz ve Gülyalı-Ordu yönüyle bağlantı kurulabilecek önemli noktalardan biri olarak değerlendiriliyor. Bu bölgedeki bağlantının doğru tasarlanması halinde, çevre yolunun yalnızca transit geçiş hattı olmaktan çıkarak ilçeler arası ulaşımı da destekleyen bir koridora dönüşebileceği ifade ediliyor. PAZARSUYU’NDAN GÜLYALI VE ORDU BAĞLANTISINA Alternatif güzergahın batı kesiminde, Pazarsuyu Vadisi’nden itibaren Gülyalı-Ordu yönüne bağlantı kurulması öneriliyor. Bu bağlantıyla Ordu yönünden gelen araçların Piraziz, Bulancak ve Giresun şehir merkezindeki yoğun kavşaklara girmeden çevre yoluna aktarılması hedefleniyor. Böyle bir sistemin hayata geçirilmesi durumunda, doğu-batı yönündeki transit trafiğin şehir merkezinden ayrılması ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki baskının azaltılması mümkün olabilecek. Ancak bu bağlantının mevcut Ordu Çevre Yolu, D010 Karadeniz Sahil Yolu ve Gülyalı çevresindeki ulaşım ağıyla nasıl bütünleşeceği teknik projelendirme aşamasında netleştirilmeli. AKSU, BATLAMA VE PAZARSUYU’NA KÖPRÜLÜ KAVŞAK ÖNERİSİ Hasan Seyis’in alternatif güzergah önerisinin öne çıkan bölümlerinden birini, üç ana vadide kurulması öngörülen şehir bağlantıları oluşturuyor. Buna göre: Aksu Vadisi’nde, Giresun’un doğu kesimleri ve şehir merkeziyle bağlantı,Batlama Vadisi’nde, sanayi bölgesi, merkez ve Bulancak yönüyle bağlantı,Pazarsuyu Vadisi’nde ise Bulancak, Piraziz ve Gülyalı-Ordu yönleriyle bağlantı kurulması öneriliyor. Seyis, bu geçişlerde çevre yolunun ana akışını durdurmayacak şekilde farklı seviyeli, köprülerle bütünleşen kavşak sistemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Çevre yolunun transit niteliği dikkate alındığında, bağlantıların hem şehir ulaşımını desteklemesi hem de ana yol üzerindeki trafik akışını kesintiye uğratmaması önem taşıyor. TÜNELLER SIRTLARDA, VİYADÜKLER VADİLERDE Giresun’un topoğrafik yapısı, kıyıdan iç kesimlere doğru kısa mesafede hızla yükseliyor. Bu durum yüzeyden kesintisiz bir çevre yolu geçirilmesini zorlaştırırken, tünel ve viyadüklerden oluşan güzergah seçeneklerini öne çıkarıyor. Seyis’in önerisinde dağlık kesimlerin tünellerle, dere yatakları ve vadi geçişlerinin ise viyadük, köprü ya da köprülü kavşaklarla aşılması öngörülüyor. Genel güzergah anlayışına göre: Gülyalı-Ordu bağlantısı ile Pazarsuyu arasındaki yükseltiler tünel ya da yarma-dolgu geçişleriyle,Pazarsuyu geçişi köprü, viyadük veya köprülü kavşakla,Pazarsuyu ile Batlama arasındaki sırtlar tünellerle,Batlama geçişi viyadük veya farklı seviyeli kavşakla,Batlama ile Aksu arasındaki yükseltiler tünellerle,Aksu geçişi ise köprülü kavşak ve bağlantı yollarıyla değerlendirilebilecek. Bu yapı, projenin teknik olarak incelenmeye değer olduğunu gösterse de; tünel uzunlukları, zemin yapısı, fay/heyelan riski, dere taşkın alanları ve kamulaştırma ihtiyacı netleşmeden uygulanabilirlik konusunda kesin hüküm kurulamaz. TEKNİK ETÜT YAPILMADAN KESİN PROJE OLARAK GÖRÜLMEMELİ Hasan Seyis’in ortaya koyduğu çalışma, bugün için Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış uygulama projesi niteliğinde değil. Bu nedenle önerinin hayata geçirilebilirliğinin belirlenmesi için güzergah üzerinde ayrıntılı teknik inceleme yapılması gerekiyor. Bu kapsamda: sayısal arazi modeli hazırlanması,kot ve eğim analizlerinin yapılması,jeolojik ve jeoteknik sondajların tamamlanması,tünel uzunluklarının hesaplanması,viyadük açıklıklarının belirlenmesi,heyelan ve taşkın risklerinin incelenmesi,çevresel etkilerin değerlendirilmesi,trafik modellemesi yapılması,şehir ve ilçe bağlantılarının kapasitesinin hesaplanması,kamulaştırma ihtiyacının belirlenmesi,yaklaşık maliyet ve yapım süresi analizinin çıkarılması gerekiyor. Ancak önerilen vadiler ve tünel koridorları, Giresun’un coğrafi yapısı dikkate alındığında mühendislik açısından incelenmeye değer bir alternatif ortaya koyuyor. İKİ GÜZERGAH AYNI HARİTADA KARŞILAŞTIRILDI Hazırlanan konsept harita çalışmasında, mevcut 49,2 kilometrelik resmi proje koridoru ile Hasan Seyis’in yaklaşık 29 kilometrelik alternatif güzergah önerisi aynı topografik zemin üzerinde ayrı çizgilerle gösterildi. Haritada resmi proje koridoru Gülyalı-Ordu bağlantısından başlayarak Keşap Yolağzı / D010 Karadeniz Sahil Yolu bağlantısına uzanan hat olarak işaretlendi. Alternatif öneri ise Aksu, Batlama ve Pazarsuyu vadileri üzerinden ilerleyen, vadilerde bağlantı noktaları oluşturan ve dağlık kesimlerde tünel kesimleri öngören ayrı bir koridor olarak gösterildi. Haritadaki tünel, viyadük ve kavşak noktalarının kesin mühendislik yerleri olmadığı; önerinin güzergah mantığını anlatmak amacıyla hazırlanmış konsept işaretler olduğu özellikle vurgulandı. ÇEVRE YOLU İLÇELERİN EKONOMİSİNİ DE ETKİLEYEBİLİR Seyis, çevre yolunun yalnızca Giresun şehir merkezinin trafik sorununu azaltacak bir yatırım olarak görülmemesi gerektiğini ifade ediyor. Aksu, Batlama ve Pazarsuyu’nda kurulacak bağlantıların: sanayi bölgelerine ulaşımı kolaylaştırabileceği,Bulancak ve Piraziz’in Giresun’la bağlantısını güçlendirebileceği,Gülyalı-Ordu yönünden gelen trafiği daha düzenli aktarabileceği,ticaret ve lojistik hareketliliği artırabileceği,şehir merkezindeki trafik baskısını azaltabileceği,doğu-batı yönündeki seyahat sürelerini kısaltabileceği değerlendiriliyor. Ekonomik katkının sağlanabilmesi için çevre yolunun kentten tamamen kopuk bir transit hat şeklinde değil, doğru noktalarda şehir ve ilçelerle bağlantı kuran bir ulaşım koridoru olarak tasarlanması gerektiği belirtiliyor. SEYİS: “BU ALTERNATİF YENİDEN MASAYA YATIRILMALI” Hasan Seyis, yıllardır tartışılan Giresun Güney Çevre Yolu sürecinde daha kısa ve tünel ağırlıklı alternatifin ilgili kurumlar tarafından teknik olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Seyis’in çağrısı şöyle: “49 kilometrelik viyadük ağırlıklı proje üzerinde yıllarca beklemek yerine, daha kısa ve tünel ağırlıklı alternatif güzergah yeniden gözden geçirilmelidir. İlgili birimler güzergahı sahada incelemeli, gerekli etütleri tamamlamalı ve Giresun’un yıllardır beklediği çevre yolu için somut adım atmalıdır.” Seyis, çevre yolunun Giresun için ertelenmemesi gereken bir ulaşım yatırımı olduğunu belirterek, alternatif güzergahın mevcut resmi proje koridoruyla maliyet, süre, çevresel etki ve trafik katkısı bakımından karşılaştırılması gerektiğini ifade etti.

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ Haber

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ

SU PLANI ÇIKTI, GİRESUN’DA MADEN ALARMI BÜYÜDÜ RESMÎ GAZETE’DE SU PLANI, GİRESUN’DA YAŞAM ALANI TARTIŞMASI 14 Mart 2026 tarihli ve 33196 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11063 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile “Ulusal Su Planı (2026-2035)” yürürlüğe girdi. Kâğıt üzerinde su yönetimini düzenleyen karar, Giresun’da ise çok daha sert bir karşılık buldu. Çünkü kentte su başlığı artık tek başına su başlığı değil; maden ruhsatları, orman kaybı, tarımsal üretim, kırsal yaşam ve anayasal çevre hakkı aynı dosyada birleşmiş durumda. Kararın metni doğrudan Giresun’a özgü yeni bir maden ruhsatı ilan etmiyor. Yayımlanan düzenleme, ulusal ölçekte su kaynaklarının korunması, verimli kullanılması, su kalitesinin iyileştirilmesi, kuraklık yönetimi, atık su altyapısının güçlendirilmesi ve tahsis planlaması gibi başlıkları içeren bir çerçeve metin niteliği taşıyor. Buna rağmen Giresun’da kararın yankısı teknik metnin sınırlarını aştı. Bunun nedeni, ilin uzun süredir maden ruhsat baskısı, su havzaları üzerindeki risk, orman alanlarının parçalanması ve üretim alanlarının daralması tartışmalarıyla yaşamaya devam etmesi. Kentte büyüyen tepkinin zemini yeni değil. Giresun Son Haber’in 11 Şubat 2026 tarihli “Aksu Vadisi için alarm” başlıklı haberinde, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Aksu Vadisi’ndeki madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarını etkilediğini, tarım ve hayvancılık açısından tehlike oluşturduğunu belirterek denetim ve su analizi çağrısı yapmıştı. Şubat ayında yerel basına yansıyan bu uyarı, 14 Mart’taki Resmî Gazete kararının ardından bu kez daha geniş bir tartışmanın içine taşındı. Giresun’daki asıl gerilim, su planı metninin sahadaki ruhsat gerçeğiyle çakıştığı noktada ortaya çıkıyor. Son iki yılda yerel ve ulusal basına yansıyan MAPEG dayanaklı haberlerde, Giresun yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden ruhsat alanları kapsamında bulunduğu, bu alanların arama, işletme ve ihale safhasındaki ruhsatlarla il geneline yayıldığı aktarıldı. Aynı haberlerde 16 ilçenin önemli bölümünde IV. Grup maden ruhsatlarının yoğunlaştığı, bazı ilçelerde ruhsatlılık oranının yüzde 90’ın üzerine çıktığı vurgulandı. Bu tablo, Giresun’da su yönetimi kararının neden yalnızca bürokratik bir düzenleme olarak okunmadığını açık biçimde gösteriyor. Sorun tam da burada düğümleniyor: Bir ilde su havzaları ile maden sahaları aynı coğrafyada üst üste biniyorsa, “su yönetimi” başlığı soyut bir plan olmaktan çıkıyor. Giresun’da su, yalnızca musluktan akan su anlamına gelmiyor; fındık bahçesinin verimi, hayvancılığın devamı, arıcılığın geleceği, meranın sürekliliği, dere yatağının sağlığı ve kırsal yaşamın ayakta kalması anlamına geliyor. Bu nedenle kentte çevre itirazı ile üretim kaygısı birbirinden ayrılmıyor; suya dönük her risk, aynı anda ekonomi, sosyal yapı ve göç baskısı tartışmasına dönüşüyor. Giresun’daki itirazın bir başka sert başlığı orman ve üst havza müdahaleleri. Çünkü maden faaliyeti yalnızca kazı yapılan noktadan ibaret görülmüyor; sahaya ulaşım için açılan yollar, geçici şantiye alanları, lojistik hatlar ve yardımcı tesisler de aynı zincirin parçası olarak değerlendiriliyor. Eğimin yüksek olduğu, yağış rejiminin güçlü olduğu ve yüzey suyu sistemlerinin hassaslaştığı Giresun coğrafyasında bu müdahalelerin su bulanıklığı, sediment taşınımı, toprak kaybı ve havza bütünlüğünde bozulma yaratabileceği yönündeki kaygı büyüyor. Yerel basına yansıyan Aksu Vadisi haberlerinde de suyun balçığa döndüğü, üreticinin su ve toprak kalitesi konusunda alarm verdiği görülüyor. Bu dosyanın hukuki dayanağı da net. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu açıkça düzenliyor; çevreyi geliştirmeyi, çevre sağlığını korumayı ve çevre kirlenmesini önlemeyi devletin ve vatandaşların ödevi olarak tanımlıyor. Giresun’da yükselen tepki bu nedenle yalnızca siyasal bir karşı çıkış değil; suyu, toprağı, ormanı ve yaşam alanlarını etkilediği düşünülen uygulamalara karşı anayasal hak zemininde yükselen bir itiraz olarak şekilleniyor. Bilimsel ve teknik açıdan bakıldığında da itirazın omurgası boş değil. Su havzaları üzerindeki yoğun baskı, özellikle madencilik, yol açma ve yüzey bozunumu içeren faaliyetlerde bulanıklık artışı, askıda katı madde yükü, yüzey akış rejiminde değişim ve kaynak beslenmesinde bozulma riski yaratabiliyor. Giresun gibi kırsal üretimin su kalitesine doğrudan bağlı olduğu bir coğrafyada bu risk yalnızca ekolojik bir mesele olarak kalmıyor; verim düşüşü, kalite kaybı, kırsal gelir daralması ve uzun vadede yerleşim alanlarının zayıflaması anlamına da geliyor. Bu yüzden kentteki itiraz, sadece “doğa savunusu” değil; aynı zamanda üretim, geçim ve yerinde yaşam savunusu olarak okunuyor. Dosyanın sertleştiği yer de tam olarak burası. Giresun’da “neden itiraz edilmeli” sorusunun yanıtı çevresel duyarlılık cümleleriyle sınırlı değil. İtiraz edilmeyen her baskının önce suyu zayıflatacağı, ardından üretimi gerileteceği, sonra kırsal yaşamı çözeceği düşüncesi öne çıkıyor. Suyun kalitesi bozulursa fındık etkilenir; mera baskılanırsa hayvancılık daralır; orman parçalanırsa toprak tutunma gücü azalır; dere sistemi bozulursa yalnızca doğa değil, köyün geleceği de yara alır. Giresun’daki bugünkü alarm, bu zincirleme etki korkusundan besleniyor. Bir başka önemli nokta da şu: 11063 sayılı kararın kendisi, doğrudan “Giresun’un yüzde 85’i maden sahası ilan edildi” diyen bir metin değil. Ancak Giresun’da zaten yıllardır biriken ruhsat, su, orman ve üretim baskısı nedeniyle bu karar, teknik metnin ötesinde yeni bir eşik olarak algılandı. Kentte tartışılan şey yalnızca kararın satırları değil; o satırların, mevcut ruhsat haritası ve saha uygulamalarıyla birleştiğinde neye dönüşeceği sorusu. Bu yüzden karar Resmî Gazete’de yayımlandığı gün, Giresun’da mesele bir su planı değil, bir yaşam alanı dosyası olarak okundu. DERNEĞİN İTİRAZI Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk adına yapılan açıklamada itiraz başlıkları şöyle sıralandı: İstisnasız tüm ilçelerde maden faaliyeti: “Giresun’un %85’i maden sahası ilan edilmiştir. Bu yıkım sadece birkaç köyle sınırlı değildir; bugün Giresun’un tüm ilçelerinde ya bir maden işletmesi ya da bir arama ruhsatı bulunmaktadır. Bu, ilimizin her karış toprağının maden şirketlerinin insafına bırakılması demektir!” Su kaynaklarında kuşatma: “Dereli hattındaki Eğrianbar, Meşeliyatak, Yeşiltepe, Yıldız, Sütlüce ve Bahçeli bölgelerinde olduğu gibi, diğer ilçelerimizde de su kaynaklarının tamamı maden sahalarının içinde kalmıştır.” Üretim ve kırsal ekonomi vurgusu: “Devletimize asıl büyük ve sürekli katkıyı sağlayan geçici maden projeleri değil; fındık tarımı, hayvancılık ve arıcılıktır. Köylünün alın teri, maden şirketinin kârından çok daha büyüktür. Suyumuzu feda etmek, milli ekonomiyi yok etmektir!” Su kullanım önceliği itirazı: “Yeni kararname ile su ‘stratejik kaynak’ sayılarak kullanım önceliği Giresunlu üreticiden alınıp maden projelerine devredilmektedir.” Orman ve doğa kıyımı iddiası: “Tüm ilçelerimizde maden yolları açmak uğruna, halkımızın özenle yetiştirdiği ormanlar fiilen kesilmektedir.” Açıklamanın Aksu Vadisi bölümünde şu ifadelere yer verildi: “Halkımız ekranlardaki savaşı izlerken, yayla yolu güzergahlarımızda orman kesimleri ve maden sondajları fiilen başlatılmıştır. Bu çalışmalar başta Aksu Çayı olmak üzere tüm su havzalarımızı %100 oranında zehirleme potansiyeli taşımaktadır. Televizyonlarda 'modern yönetim' altyazılarıyla sunulan bu plan; Giresun halkı için susuzluk ve yok edilen doğa demektir!” Kültürel miras ve çevre hakkına ilişkin bölümde ise şu vurgu yapıldı: “Tüm ilçelerimizdeki tarihi yapılarımız ve ormanlarımız maden baskısı altında yok edilmektedir. Anayasa’nın 56. maddesi uyarınca 'sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkımızı' savunuyoruz. Giresun’un %85’ini maden sahasına hapseden, suyumuzu ve bin yıllık mirasımızı savaş gündeminin arkasına sığınılarak feda eden bu anlayışa karşı tüm ilçelerimizle birlikte hukuki takibimizi sürdürceğiz!”

AKSU VADİSİ İÇİN ALARM: “SUYUMUZ BALÇIK OLDU, GELECEĞİMİZ TEHLİKEDE” Haber

AKSU VADİSİ İÇİN ALARM: “SUYUMUZ BALÇIK OLDU, GELECEĞİMİZ TEHLİKEDE”

AKSU VADİSİ İÇİN ALARM: “SUYUMUZ BALÇIK OLDU, GELECEĞİMİZ TEHLİKEDE” GİRESUN – İbrahim Türk, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği adına yaptığı açıklamada, Aksu Vadisi’nde yürütülen madencilik faaliyetlerinin bölgedeki su kaynakları ve tarımsal üretim üzerinde ciddi tahribata yol açtığını belirtti. Vadideki doğal yaşamın ve kırsal ekonominin tehdit altında olduğunu vurgulayan Türk, yetkilileri acil önlem almaya çağırdı. “Fındık ve Hayvancılık Rantın Kurbanı Edilemez” “Aksu Vadisi sahipsiz değil; binlerce insanın geçim kaynağı tehlike altında.” Türk, vadide faaliyet gösteren Gencer Madencilik tarafından sürdürülen çalışmaların; Bahçeli, Sütlüce, Yeşiltepe ve Yıldız köyleri ile Meşeli Yatak mevkiinde su kaynaklarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Açıklamada, bulanıklaşan suyun tarımsal sulamayı ve hayvancılığı doğrudan etkilediği savunuldu. “Dünya markası olan fındığımız ve geçim kaynağımız hayvancılık kirlenen sulardan zarar görüyor. Suyun balçığa dönmesi, köylünün rızkının elinden alınması demektir,” diyen Türk, yaşananları “doğa ve yaşam alanlarına yönelik ağır bir tehdit” olarak nitelendirdi. “Kurumlar İzliyor, Biz Hesap Soruyoruz” Spot: “Derhal su analizleri yapılmalı, denetimler artırılmalı.” Dernek adına yapılan açıklamada, kamu kurumlarının denetim konusunda daha aktif rol alması gerektiği vurgulandı. Türk; Giresun Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri yetkililerine çağrıda bulunarak, bölgede kapsamlı su analizleri yapılmasını ve çevresel etkilerin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Türk, hukuki süreçlerin başlatıldığını belirterek, “Bu mesele yalnızca çevre değil, aynı zamanda halk sağlığı ve kırsal ekonominin geleceği meselesidir,” dedi. “Aksu Vadisi’ni Teslim Etmeyeceğiz” “Bu topraklarda doğduk, bu sularla büyüdük.” Açıklamanın sonunda toplumsal duyarlılığın artırılacağı mesajı verildi. Türk, kamuoyu desteğinin büyümesiyle birlikte çevresel mücadelenin sürdürüleceğini belirterek, vadinin doğal yapısının ve su havzasının korunmasının hayati önemde olduğunu ifade etti. “Toprağımızı, suyumuzu ve fındığımızı rant odaklarına teslim etmeyeceğiz. Aksu Vadisi’nin sesini tüm Türkiye duyana kadar mücadele edeceğiz.” Bölge Halkı Endişeli Bölgede yaşayan vatandaşlar ise su kaynaklarındaki değişim nedeniyle hem tarımsal üretimin hem de içme suyu güvenliğinin risk altında olabileceğini dile getiriyor. Uzmanların yapacağı bilimsel analizlerin ve resmi açıklamaların, tartışmalara netlik kazandırması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.