Hava Durumu

#Akreditasyon

giresunsonhaber - Akreditasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akreditasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE ÖĞRENCİLERDEN DERS VE NOT SİSTEMİNE DEĞİŞİKLİK TALEBİ Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE ÖĞRENCİLERDEN DERS VE NOT SİSTEMİNE DEĞİŞİKLİK TALEBİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE ÖĞRENCİLERDEN DERS VE NOT SİSTEMİNE DEĞİŞİKLİK TALEBİ Giresun Üniversitesi Matematik Bölümü öğrencileri, bölüm yönetimiyle gerçekleştirilen toplantıda ders içeriklerinin sadeleştirilmesi, bağıl not sistemine geçilmesi ve Erasmus+ başvuru koşullarının yeniden değerlendirilmesi yönünde öneriler sundu. Toplantıda FEDEK akreditasyon süreci de ele alındı. Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü tarafından 23 Ekim 2026 tarihinde duyurulan öğrenci buluşmasında, eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin görüş ve öneriler değerlendirildi. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Günay Kaya ve Fakülte Sekreteri Erol Can'ın da katıldığı etkinlikte akademik personel ile öğrenciler bir araya geldi. Bölüm Başkanı–Öğrenci Buluşması kapsamında öğrenciler, eğitim süreçlerinde karşılaştıkları konuları ve değişiklik taleplerini dile getirdi. ÖĞRENCİLERDEN BEŞ ÖNEMLİ ÖNERİ Toplantıda öğrenciler, içeriği yoğun ve öğrenilmesi güç bazı derslerin sadeleştirilmesini, öğretim elemanlarının dersler arasındaki rotasyon süresinin iki yıla çıkarılmasını ve başarı değerlendirmesinde bağıl not sistemine geçilmesini önerdi. Ayrıca dereceyle mezun olan öğrencilerin isimlerinin yaşatılması amacıyla mezuniyet kütüğü geleneğinin başlatılması ve Erasmus+ öğrenci hareketliliği başvuru koşullarının bölümlerin özelliklerine göre farklılaştırılması istendi. FEDEK AKREDİTASYON SÜRECİ DE GÜNDEMDE Öğrenci buluşmasının yanı sıra Matematik Bölümünün FEDEK akreditasyon sürecine ilişkin bilgilendirme gerçekleştirildi. Üniversitenin kalite çalışmaları kapsamında, bölümün 14–17 Kasım 2026 tarihlerinde yapılması planlanan FEDEK saha ziyareti öncesindeki hazırlıklar da sürüyor. Öğrencilerin eğitim kalitesine ilişkin görüşlerinin alınması, bölümde yürütülen değerlendirme çalışmalarının gündemlerinden birini oluşturdu.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE BİR PROGRAM DAHA AKREDİTE EDİLDİ: SAYI 5’E YÜKSELDİ Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE BİR PROGRAM DAHA AKREDİTE EDİLDİ: SAYI 5’E YÜKSELDİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE BİR PROGRAM DAHA AKREDİTE EDİLDİ: SAYI 5’E YÜKSELDİ Giresun Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Programı, bağımsız değerlendirme sürecini tamamlayarak iki yıllık akreditasyon aldı. Spor Bilimleri Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Kurulu (SPORAK) tarafından verilen kararla programın eğitim standartları ve kalite güvence süreçleri değerlendirildi. Böylece üniversitede akreditasyon aldığı doğrulanan eğitim programı sayısı beşe yükseldi. Giresun Üniversitesinden 16 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklamaya göre Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Programı, Spor Bilimleri Derneği bünyesinde faaliyet gösteren SPORAK'ın değerlendirme sürecini tamamladı. Spor Bilimleri Derneği Yönetim Kurulunun 16 Ekim 2026 tarihli ve 12 sayılı kararıyla, programın 16 Ekim 2026 ile 16 Ekim 2028 tarihleri arasında iki yıl süreyle akredite edilmesi kararlaştırıldı. Değerlendirmede eğitim-öğretim faaliyetleri, programın öğrencilere kazandırmayı hedeflediği yeterlilikler, akademik kadro, fiziki ve teknolojik altyapı, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve kalite güvence sistemleri incelendi. DEKAN TÜRKMEN VE REKTÖR CAN DEĞERLENDİRDİ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Türkmen, akreditasyon kararının öğretmen yetiştirme sürecinde kalite ve sürekli iyileştirme çalışmalarının bir sonucu olduğunu belirtti. Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can ise bağımsız değerlendirmelerin eğitim programlarının niteliğini ve hesap verebilirliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Can, üniversitedeki diğer bölüm ve programların da kendi alanlarındaki akreditasyon kuruluşlarıyla iletişime geçerek değerlendirme hazırlıklarına başlamalarını beklediklerini bildirdi. AKREDİTASYON NE DEMEK, ÖĞRENCİYE NE SAĞLIYOR? Akreditasyon, bir üniversitenin eğitim programının belirlenmiş akademik ve mesleki standartlara uygunluğunun bağımsız bir kuruluş tarafından değerlendirilerek belgelendirilmesi anlamına geliyor. Bu süreçte yalnızca derslerin içeriği değil, öğretim elemanlarının yeterliliği, uygulama imkânları, laboratuvar ve tesis olanakları, öğrencilerin kazandığı bilgi ve beceriler ile programın kendisini geliştirme yöntemleri de inceleniyor. Akreditasyon, öğrenciler ve mezunlar açısından aldıkları eğitimin belirli kalite ölçütlerine göre dış değerlendirmeden geçtiğini gösteriyor. Üniversite tercihinde programların karşılaştırılmasını kolaylaştırırken eğitimde sürekli iyileştirmeyi teşvik ediyor. Ancak akreditasyon, mezunlara otomatik iş bulma, kamuya atanma veya yurt dışında doğrudan mesleki denklik hakkı sağlamıyor. GİRESUN ÜNİVERSİTESİNDE HANGİ PROGRAMLAR AKREDİTE EDİLDİ? Üniversitenin resmî akreditasyon kayıtları ve son duyurularına göre akreditasyon almış beş eğitim programı bulunuyor. Fakülte / Yüksekokul ve program Kuruluş Geçerlilik dönemi Sağlık Hizmetleri MYO – İlk ve Acil Yardım MEDEK 01.01.2026 – 31.12.2029 Sağlık Hizmetleri MYO – Tıbbi Laboratuvar Teknikleri MEDEK 01.01.2026 – 31.12.2029 Eğitim Fakültesi – Fen Bilgisi Öğretmenliği EPDAD 01.05.2026 – 01.05.2029 Eğitim Fakültesi – İlköğretim Matematik Öğretmenliği EPDAD 01.05.2026 – 01.05.2029 Spor Bilimleri Fakültesi – Beden Eğitimi ve Spor SPORAK 16.10.2026 – 16.10.2028 Üniversitenin ilk program akreditasyonları, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulundaki İlk ve Acil Yardım ile Tıbbi Laboratuvar Teknikleri programlarına verildi. 2026 yılının mayıs ayında Eğitim Fakültesindeki iki öğretmenlik programının akredite edilmesiyle sayı dörde yükseldi. Spor Bilimleri Fakültesinin aldığı son kararla bu sayı beşe ulaştı. DİĞER BÖLÜMLERDE DE AKREDİTASYON ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Giresun Üniversitesi bünyesinde İlahiyat, Uluslararası İlişkiler, İnşaat Mühendisliği, Matematik, Radyo, Televizyon ve Sinema, Okul Öncesi Eğitimi ve Fizyoterapi gibi farklı alanlarda da akreditasyon başvuruları ve hazırlıkları yürütülüyor. Bu programların akreditasyon çalışması yapıyor olması, henüz akreditasyon aldıkları anlamına gelmiyor. Üniversitenin kalite güvence çalışmalarının yeni programlara yaygınlaştırılmasıyla, bağımsız değerlendirmeden geçen eğitim programlarının sayısının artırılması hedefleniyor.

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Haber

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR”

BÖLÜK’TEN FINDIKTA DİKKAT ÇEKEN MESAJLAR: “ARTIK PAZARDA RAKİBİMİZ VAR” Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, Altaş TV’de yayımlanan gazeteci Murat Gürsoy’un hazırlayıp sunduğu “Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi” programına konuk oldu. Giresun Ticaret Borsası’nın 100. yılı dolayısıyla Borsa yerleşkesinde gerçekleştirilen programda Bölük; kurumun 100 yıllık geçmişinden lisanslı depoculuğa, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nden dijital tescile, kahverengi kokarcadan fındıkta verim ve üretim maliyetlerine, ihracattan dünya pazarındaki rekabete kadar çok sayıda başlıkta açıklamalarda bulundu. Bölük, yeni dönemde Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olduğunu da açıkladı. Gazeteci Murat Gürsoy’un sorularını yanıtlayan Bölük, programın başında Giresun Ticaret Borsası’nın geçmişine ilişkin bilgi verdi. Borsanın 1 Ağustos 1926 tarihinde resmî olarak kurulduğunu ve ilk başkanının İsmail Aykutoğlu olduğunu belirten Bölük, bugüne kadar kurumda 28 başkanın görev yaptığını söyledi. Görev yapan yönetim ve meclis üyelerinin Borsanın bugün ulaştığı noktada emeği bulunduğunu ifade etti. “100 YILIN SONUNDA ÖRNEK BORSALARDAN BİRİ HALİNE GETİRDİK” Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın mevcut yerleşkesinin bulunduğu yaklaşık 40 dönümlük arazinin 2001 yılında satın alındığını, imar düzenlemesinin ardından yaklaşık 30 dönümlük alan üzerinde Avrupa Birliği projesi kapsamında lisanslı depo ve idari bina yatırımlarının gerçekleştirildiğini anlattı. Yerleşkenin 2017 yılında hizmete açıldığını belirten Bölük, lisanslı deponun da aynı tarihten itibaren faaliyet gösterdiğini söyledi. Borsanın geldiği noktaya ilişkin Bölük, “Amacımız Giresun Ticaret Borsası’nı 100 yılın sonunda Türkiye’deki örnek borsalardan biri haline getirmekti; getirdik, başardık. Bundan sonrası daha da ileri götürmek” ifadelerini kullandı. GATAM’DA RUHSAT SÜRECİ DEVAM EDİYOR Bölük, Gıda Test ve Analiz Merkezi’nin oluşturulma sürecine ilişkin de bilgi verdi. Merkezin 2018 yılında başlayan çalışmaların ardından kurulduğunu, 2024 yılının mart ayında Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla açılışının gerçekleştirildiğini söyledi. Merkezin faaliyet gösterebilmesi için akreditasyon ve izin süreçlerinin bulunduğunu belirten Bölük, 2025 yılında akreditasyon sürecinin tamamlandığını, ardından Tarım ve Orman Bakanlığı nezdindeki işlemlerin başlatıldığını ifade etti. Çalışma ruhsatının alınmasına yönelik sürecin devam ettiğini söyleyen Bölük, izinlerin tamamlanmasının ardından merkezin bölgedeki gıda ürünlerine yönelik analiz gerçekleştiren bir merkez olarak hizmet vereceğini belirtti. Bölük, GATAM’ın cihaz ve ekipmanlarıyla birlikte maliyetinin yaklaşık 2,5 milyon avro olduğunu söyledi. “ÜRETİCİYİ LİSANSLI DEPOYA ALIŞTIRAMADIK” Lisanslı depoculuk sistemini ayrıntılarıyla anlatan Bölük, Giresun’daki tesisin yaklaşık 15-16 bin tona kadar ürün kapasitesine ulaşabildiğini söyledi. Lisanslı deponun esas amacının üreticinin fındığını teslim ederek elektronik ürün senedi karşılığında depolaması veya daha sonra satışını gerçekleştirmesi olduğunu anlatan Bölük, spot borsa sistemiyle üreticinin ürününün analiz edilerek satışa çıkarılabileceğini de belirtti. Üreticilerin lisanslı depoculuğa yönelmesi amacıyla köylere, muhtarlıklara ve kahvehanelere kadar giderek sistemi anlattıklarını ifade eden Bölük, kira ve nakliye desteğinin yanı sıra ürün karşılığında finansmana erişim imkânları konusunda bilgilendirmeler yaptıklarını söyledi. Bölük buna rağmen, “Maalesef üreticiyi buraya alıştıramadık” dedi. Lisanslı depoya getirilecek ürünün belirli nem, kırık ve çürük oranları gibi standartları karşılaması gerektiğini belirten Bölük, üreticilerin daha kolay satış yöntemlerini tercih ettiğini söyledi. “LİSANSLI DEPOYU KAPATMAK İSTEMİYORUZ” Üreticinin yeterli miktarda ürün getirmemesi üzerine lisanslı deponun faaliyetini sürdürebilmesi için sanayi kuruluşları, fabrikacılar ve fındık ticareti yapan işletmelere de depolama imkânı sağladıklarını belirten Bölük, pandemi dönemi dışında tesisin kendi kendisini yönetebilen ve zarar etmeyen bir yapıya getirildiğini söyledi. Türkiye’de Giresun’dan önce Ünye ve Düzce’de lisanslı depoculuğun denendiğini ancak bu tesislerin kapandığını ifade eden Bölük, Giresun’daki tesisin kapanmasını istemediklerini belirtti. Bölük, “Şayet biz burayı atıl hale getirip kapatırsak kimse lisanslı depo yapmaz, kötü örnek olur” dedi. Gerektiğinde GİFLİDAŞ’ın zararının Borsa tarafından karşılandığını ifade eden Bölük, amaçlarının lisanslı depoculuğu ayakta tutmak ve yaygınlaşmasına katkı sağlamak olduğunu söyledi. TESCİL İŞLEMLERİNDE DİJİTAL DÖNEM Giresun Ticaret Borsası’nın teknolojik dönüşüm çalışmalarına da değinen Bölük, Türkiye’de iki borsada uzaktan erişimle tescil işlemi yapıldığını, Giresun Ticaret Borsası’nın üçüncü olmak amacıyla yazılım geliştirdiğini anlattı. Bölük, üyelerin işyerlerinden tescil işlemlerini yapabilmelerinin hedeflendiğini belirterek, sistem sayesinde Eynesil, Görele ve Tirebolu gibi ilçelerden üyelerin tescil işlemi için Giresun merkeze gelmek zorunda kalmayacağını söyledi. “RANDIMANLI ALIŞVERİŞE DÖNDÜK” Fındık ticaretinde randıman sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bölük, geçmişte Giresun’da 50 randıman esasına göre yaygın bir ticaret yapılmadığını söyledi. Yaklaşık sekiz yıldır kabuklu kuruyemiş ticaretinin randımansız yapılmaması gerektiğini anlattıklarını belirten Bölük, Giresun dışındaki üretim bölgelerinde fındığın randıman üzerinden alınıp satıldığını ifade etti. Gelinen noktayı, “Allah’a şükür yüzde 80’ini başardık. Şimdi randımanlı alışverişe döndük. Giresun’u da artık fındık piyasasına entegre ettik” sözleriyle değerlendirdi. KOKARCA, KURUTMA VE FINDIK KABUĞU İÇİN AR-GE Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın üreticilere yönelik çalışmalarından da söz etti. Kahverengi kokarcanın bölgeye geleceğinin gündeme gelmesi üzerine 2018 yılında 100 adet feromon tuzağı satın alarak tarım teşkilatına verdiklerini söyledi. Fındığın kurutulmasına yönelik Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli seyyar kurutma sistemi üzerinde Ar-Ge çalışması yaptıklarını belirten Bölük, sistemin teknik sorunlarının bulunduğunu ifade etti. Fındık kabuğundan aktif karbon elde edilmesi konusunda da araştırma yaptıklarını söyleyen Bölük, aktif karbon üretmeyi başardıklarını ancak maliyetin yüksek olması nedeniyle projeyi sürdüremediklerini anlattı. Fındığın yan ürünlerinden yakıt elde edilmesi dahil farklı çalışmalar üzerinde durduklarını belirten Bölük, “Biz bir tüccar kuruluşuyuz ama ürün yoksa tüccar da yok. Her şeyden önce ürün lazım. Biz ürünün peşindeyiz, üreticinin verimini artırma peşindeyiz” dedi. “KATMA DEĞERLİ ÜRÜN SATMA MECBURİYETİMİZ VAR” Giresun ekonomisi ve ihracata ilişkin soruları da yanıtlayan Bölük, kentin temel ihracat ürününün fındık olduğunu söyledi. Fındığı dünyanın çok sayıda ülkesine ulaştıran ihracatçıların sektör açısından önemine değinen Bölük, ürünün satılamadığı dönemlerde yaşanan sıkıntıların geçen sezon görüldüğünü ifade etti. Büyük firmaların yanı sıra küçük ve orta ölçekli işletmelerin de gelişmesi gerektiğini belirten Bölük, asıl hedefin fındığın daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülerek ihraç edilmesi olduğunu söyledi. “Az olsun ama katma değerli ürün satalım” diyen Bölük, Avrupa ve ABD’deki market raflarında Türk markalarının daha fazla görülmesi gerektiğini belirtti. Bölük, “Biz hep dışarıya gittiğimizde fındığı bir İtalyan markasıyla, bir İsviçre markasıyla, bir Alman markasıyla tüketmek zorunda kalmayalım. Bu tüketimi Türk markalarıyla sağlayalım diye çabalıyoruz” dedi. “GİRESUN’DA KOKARCA İLE MÜCADELEYİ BAŞARAMADIK” Kahverengi kokarcanın 2026 ürünü üzerindeki etkisini de değerlendiren Bölük, özellikle düşük rakımlı bölgelerde ciddi zarar oluştuğunu söyledi. Bölük, “300 metrenin altında kokarcanın en az yüzde 50 zararı var ve çok ciddi ürün kaybımız var. Uğurlu fındık çok, çürük fındık fazla. Maalesef Giresun’da biz kahverengi kokarca ile ilgili mücadeleyi başaramadık” ifadelerini kullandı. Ordu’daki mücadele çalışmalarına dikkat çeken Bölük, Giresun’daki ilgili kurumların Ordu, Terme ve Çarşamba’da uygulanan yöntemleri incelemesi gerektiğini söyledi. “Onlar nasıl yaptıysa biz de yapacağız” diyen Bölük, il ve ilçe tarım müdürlükleriyle bu konuda çalışma yapılmasının gerekli olduğunu ifade etti. Yapıştırılan metin GİRESUN VE ORDU İÇİN ÖZEL DESTEK ÖNERİSİ Giresun ve Ordu’daki fındık üretim koşullarının diğer üretim bölgelerinden farklı olduğunu belirten Bölük, özellikle eğimli arazi yapısının üretim ve toplama maliyetlerini yükselttiğini söyledi. Samsun, Düzce ve Sakarya gibi bölgelerde düz araziler ve makineli tarım imkânlarının üreticiye avantaj sağladığını ifade eden Bölük, Giresun ve Ordu’da ise düşük verim ve yüksek toplama maliyetinin üreticiyi zorladığını belirtti. Bu nedenle bölgeye özel bir destekleme modelinin değerlendirilebileceğini söyleyen Bölük, üretim maliyetiyle piyasa fiyatı arasındaki farkın belirli bir geçiş döneminde destekleme yoluyla karşılanabileceğini ifade etti. “ANA ÇÖZÜM 80 KİLOYU 160 KİLOYA ÇIKARMAK” Bölük, desteklemenin tek başına kalıcı çözüm olmadığını belirterek asıl çözümün verimlilikte olduğunu söyledi. “Ana çözüm, biz dönümdeki 80 kiloyu 160 kiloya çıkarmak zorundayız” diyen Bölük, Giresun’da yaklaşık 121 bin hektar fındık alanı bulunduğunu ve ortalama 80-100 bin ton arasında üretim gerçekleştirildiğini ifade etti. Bölük, “Oysa 120-121 bin hektarda minimum 180-200 bin ton arasında fındık üretmemiz gerekir” dedi. Yapıştırılan metin Arazi parçalanmasının önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Bölük, 5-10 dönümlük küçük arazilerin bulunduğunu, üreticilerin önemli bölümünün gurbette veya şehir merkezlerinde yaşadığını söyledi. Fındıktan doğrudan geçimini sağlayan üretici oranının azaldığını savunan Bölük, birçok kişinin fındığı ek gelir olarak değerlendirdiğini belirterek mevcut üretim yapısının verimlilik sorununu büyüttüğünü ifade etti. “ÜRETİCİ BU FİYATLARLA PARA KAZANAMAZ” Fındık fiyatlarını da değerlendiren Bölük, üreticinin mevcut koşullardaki sıkıntısına dikkat çekti. “Üretici yüzde 100 haklı. Bu fiyatlarla para kazanamaz. Zarar eder” diyen Bölük, fiyatların oluşmasına yol açan nedenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin geçmişte dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 75’ini gerçekleştirdiğini belirten Bölük, bugün bu oranın kendi değerlendirmesine göre yüzde 50 seviyelerine gerilediğini ifade etti. Türkiye dışındaki ülkelerin üretimlerini artırmasının uluslararası alıcılar açısından alternatif oluşturduğunu belirten Bölük, diğer ülkelerde üretim maliyetlerinin daha düşük olduğunu ve alıcıların öncelikle daha düşük fiyatlı pazarlara yöneldiğini söyledi. Programın gerçekleştirildiği dönemde sezonun ilk üç haftalık ihracatının yaklaşık 10 bin ton olduğunu belirten Bölük, “Bu ihracat rakamıyla fındık satılmıyor demektir. Biz fındığın fiyatından yurt içinde rahatsızız, şikâyetçiyiz. Bu üreticiyi memnun etmiyor ama biz bu fındığı bile satamıyoruz” dedi. Yapıştırılan metin “TÜRKİYE ARTIK FINDIĞIN ESKİSİ GİBİ SAHİBİ DEĞİL” Bölük, önümüzdeki yıllarda fındıkta uluslararası rekabetin daha da artacağı görüşünü dile getirdi. Şili’deki üretim alanlarının genişletilmesine yönelik projeksiyonlara değinen Bölük, ülkedeki dikili alanın 2034 yılında 100 bin hektara çıkarılmasının planlandığını söyledi. Şili’nin yanı sıra Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Bulgaristan gibi ülkelerde de fındık üretiminin yaygınlaştığını belirten Bölük, “Dünya fındık üretme yarışında” ifadelerini kullandı. Bölük, Türkiye’nin dünya pazarındaki konumunu ise şu sözlerle değerlendirdi: “Bizim anlamamız gereken artık dünyada Türkiye fındığın eskisi gibi sahibi değil. Artık Türkiye’nin rakibi var. Dünyada rakibi var. Rakip ülkeler var ve hâlâ dikmeye devam ediyorlar.” Bölük sözlerini, “Biz eskiden fındığın patronuyduk. Biz ne dersek o oluyordu. Ama şimdi patron biz değiliz. Artık pazarda rakibimiz var” ifadeleriyle sürdürdü. REKABET İNCELEMESİ: “DENETİMDEN RAHATSIZ DEĞİLİZ” Programda fındık piyasasına ilişkin gerçekleştirilen kamu denetimleri ve incelemeler de gündeme geldi. Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nın denetlenmesinin olağan olduğunu belirterek, “Biz denetimden rahatsız değiliz. Burası bir devlet. Devletler denetler. Denetlenmemek yanlış zaten” dedi. Ticaret borsaları ve ticaret-sanayi odalarının Ticaret Bakanlığı’nın denetimindeki kuruluşlar olduğunu belirten Bölük, Borsanın daha önce de müfettiş denetiminden geçtiğini söyledi. Son incelemenin ise şirketlerin fındık fiyatları konusunda ortak hareket edip etmediğinin araştırılmasına yönelik olduğunu ifade etti. “FINDIK PİYASASINDA REKABET AŞIRI” Bölük, Türkiye’de yaklaşık 1 milyon 700 bin tonluk fındık kırma kapasitesi bulunduğunu, buna karşılık ürün miktarının yaklaşık 700 bin ton seviyesinde olduğunu söyledi. İhracatçıların işleme kapasitesinin de mevcut ürün miktarının üzerinde olduğunu belirten Bölük, firmaların kapasitelerini kullanabilmek amacıyla ürün alımında rekabet ettiğini ifade etti. “Fındık piyasası dünyanın en acımasız rekabetinin olduğu bir piyasadır” diyen Bölük, yalnız Türkiye içindeki firmalar arasında değil, uluslararası pazarda da ciddi bir rekabet bulunduğunu söyledi. “FİYATI ARZ VE TALEP DENGELER” Fındık fiyatlarının düşük oluşmasının tacirler, ihracatçılar, tüccarlar, manavlar veya fabrikacılardan kaynaklandığı görüşüne katılmadığını belirten Bölük, serbest piyasadaki fiyatın arz ve talebe göre oluştuğunu söyledi. “Alım ve satım fiyatı serbest piyasada alınıp satılıyorsa bir ürünü arz ve talep dengeler” diyen Bölük, talebin olmadığı ortamda ürün alımının da yavaşladığını ifade etti. Geçen sezon ürünün az olduğu yönündeki beklentinin fiyatları 350 lira seviyelerine kadar taşıdığını, ancak bu fiyatlardan yeterli satış gerçekleştirilememesi üzerine fiyatların gerilediğini söyledi. Bölük, geçen sezondan yeni sezona yaklaşık 150 bin ton fındık devredildiğini belirterek, köylerde hâlâ eski mahsul bulunduğunu ifade etti. Üreticilerin bir bölümünün 300-350 lira beklentisi nedeniyle ürününü satmadığını, daha sonra fiyatların gerilemesiyle bu ürünlerin yeni sezona kaldığını söyledi. 180 LİRALIK FINDIK RAFTA NEDEN 1.000 LİRAYA ÇIKIYOR? Gazeteci Murat Gürsoy’un, üreticiden yaklaşık 180 liraya alınan fındığın market rafında 1.000 liraya kadar ulaşmasına ilişkin sorusunu da yanıtlayan Bölük, kabuklu fındık ile tüketiciye sunulan işlenmiş iç fındığın doğrudan karşılaştırılmaması gerektiğini söyledi. Fındığın üreticiden çıktıktan sonra manav, fabrika, sanayici, toptancı ve perakende aşamalarından geçtiğini belirten Bölük, her aşamada işleme ve maliyet unsurlarının oluştuğunu ifade etti. Randıman nedeniyle kabuklu ürünün tamamının iç fındığa dönüşmediğini, ardından kavurma ve diğer işlemlerde nem ve fire kaybı yaşandığını anlatan Bölük; ambalaj, nakliye ve diğer maliyetlerin de fiyatın üzerine eklendiğini söyledi. Bölük, “180 liraya aldığınız fındığın zaten randıman bazındaki maliyeti 400 lira” değerlendirmesinde bulundu. Kavrulmuş fındığın işlemeci veya sanayiciden toptancıya çıkış fiyatının ortalama 650 lira civarında olduğunu belirten Bölük, işlenmiş ürünün yaklaşık 600-650 lira seviyesinde piyasaya sunulduğunu söyledi. Bölük, bundan sonraki perakende aşamasında oluşan fiyat konusunda ise, “Ondan sonrasının rafa kadar niye o kadar arttığını tabii kamuoyu diğer ürünlerde, sebze meyvede de aynı şeyi konuşuyor” değerlendirmesinde bulundu. HAMZA BÖLÜK YENİDEN ADAY Programın son bölümünde gazeteci Murat Gürsoy, Hamza Bölük’ün Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığı için yeniden adaylığını açıklamasını da gündeme getirdi. Bölük, yaklaşık sekiz yıldır Borsada görev yaptığını belirterek ilk döneminde bir süre mevcut Yağlıdere Belediye Başkanı Yaşar İbaş ile birlikte çalıştığını, ardından yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlendiğini anlattı. Bölük, “Bu dönemde de yine yol arkadaşlarımın ve üyelerimizin desteğiyle beraber yeniden aday olmaya karar verdik ve adaylık sürecimizi açıkladık” dedi. “100 YILLIK MİRASI DAHA İLERİ TAŞIMAK İSTİYORUZ” Yeni döneme ilişkin hedeflerini anlatan Bölük, Giresun Ticaret Borsası’nı mevcut noktadan daha ileri taşımak istediklerini söyledi. Teknolojiye uyum sağlayan, üyelerine daha modern hizmet sunan bir Borsa hedeflediklerini belirten Bölük, Giresun kalite fındığının ve genel olarak fındık sektörünün sorunlarını kamuoyu ve devlet kurumları nezdinde gündeme getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Borsaların temel görevlerinden birinin tescil olduğunu ancak Giresun Ticaret Borsası’nın bunun dışında da kendisine görevler yüklediğini belirten Bölük; lisanslı depo, ileri teknoloji laboratuvarı, uzaktan erişimli tescil ve üyelere yönelik bilgilendirme çalışmalarını örnek gösterdi. Üyelere randıman makinesi desteği verdiklerini ve bu desteği sürdürdüklerini belirten Bölük, daha önce dağıtılan nem ölçüm cihazlarının yeniden değerlendirildiğini söyledi. Ortak bir fındık yazılım programı geliştirmeye çalıştıklarını da açıklayan Bölük, amaçlarının üyelerin ticaretlerini daha modern yöntemlerle yönetmesi, kâr-zarar hesaplarını daha kolay yapabilmesi ve sektör içindeki iletişimin güçlendirilmesi olduğunu ifade etti. Üreticilere kahverengi kokarcayla mücadeleden fidan desteğine kadar farklı alanlarda destek vermeye devam edeceklerini belirten Bölük, programdaki mesajlarını şu sözlerle tamamladı: “Fındık yoksa biz yokuz. Fındık yoksa ticaret yok. Fındık yoksa tüccar yok. O yüzden en değerlisi bizim için üreticiler. Onların her zaman yanında olmaya çalışacağız.” KAYNAK: PROGRAM: Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi SUNAN: Gazeteci Murat Gürsoy YAYIN: Altaş TV KONUK: Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük ÇEKİM YERİ: Giresun Ticaret Borsası yerleşkesi KAYNAK: Altaş TV – Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi / Hamza Bölük röportajı

Özel hastanelerde yeni dönem... Denetim muafiyeti 3 yıla çıkıyor Haber

Özel hastanelerde yeni dönem... Denetim muafiyeti 3 yıla çıkıyor

Sağlık Bakanlığı, Özel Hastaneler Yönetmeliği’nde kapsamlı değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle TÜSKA’dan platin veya altın akreditasyon alan özel hastaneler 3 yıl, gümüş alanlar 2 yıl, bronz alanlar ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf tutulacak. Eski ruhsatlı hastanelere ise fiziki şartlar açısından önemli muafiyet getirildi. ANKARA (İGFA) - Sağlık Bakanlığı’nın özel hastanelere ilişkin yönetmelik değişikliği bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemeyle özel hastanelerin denetim süreçlerinden laboratuvar ve röntgen hizmetlerine, uzman hekim kadrolarından fiziki şartlara kadar birçok alanda yeni kurallar getirildi. AKREDİTASYONA GÖRE DENETİM MUAFİYETİ Yeni düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri, TÜSKA akreditasyon belgesi alan özel hastanelere sağlanan denetim muafiyeti oldu. Buna göre platin veya altın kategorisinde belgelendirilen hastaneler 3 yıl, gümüş kategorisindekiler 2 yıl, bronz kategorisindekiler ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf olacak. RÖNTGEN VE LABORATUVAR ŞARTLARINDA DEĞİŞİKLİK Özel hastanelerde bir adet seyyar röntgen cihazı veya en az 500 mA gücünde röntgen cihazı bulundurulması zorunlu hale getirilirken, cihazın yerinde hizmet alımı yoluyla temin edilmesi de yeterli sayılacak. Hastanelerin faaliyet gösterdikleri uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi biyokimya ve/veya tıbbi mikrobiyoloji laboratuvarlarını bulundurmaları da zorunlu olacak. Belirli bir alanda hizmet veren hastaneler bu hizmeti yerinde hizmet alımıyla karşılayabilecek. ESKİ HASTANELERE FİZİKİ ŞART MUAFİYETİ Düzenlemenin dikkat çeken bir diğer maddesi ise 30 Ocak 2025’ten önce ruhsatlandırılmış özel hastaneler için getirilen fiziki şart muafiyeti oldu. Bu hastaneler, yönetmelikte yer alan fiziki şartlardan muaf tutulacak. Ancak 30 Ocak 2025 itibarıyla yapılan değişiklikler ve geçici 2’nci madde kapsamındaki hastaneler bu muafiyetten yararlanamayacak. Öte yandan, özel hastanelerde uzmanlık eğitimi ve hekim kadrolarına ilişkin bazı hükümler de yeniden düzenlendi. Muayenehaneden gelen hastaların başka bir hastanede tedavi edilmesine yönelik vaka bazlı izin mekanizmasının kapsamı da yeniden belirlendi. Yönetmeliğin fiziki şartlara ilişkin geçici 15’inci maddesi 30 Ocak 2025’ten geçerli olmak üzere, diğer hükümler ise yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE BİR İLK: Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE BİR İLK:

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ’NDE BİR İLK: İKİ PROGRAMA 4 YILLIK TAM AKREDİTASYON Giresun Üniversitesi, kalite güvencesi alanında önemli bir başarıya imza attı. Üniversite tarihinde ilk kez birimler akreditasyon belgesi alırken, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu bünyesindeki iki program 4 yıl süreyle tam akreditasyon almaya hak kazandı. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’na bağlı “İlk ve Acil Yardım” ile “Tıbbi Laboratuvar Teknikleri” programları, Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından yapılan değerlendirme sonucunda kalite standartlarını karşılayarak akredite edildi. REKTÖR CAN’DAN TEBRİK Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can, akreditasyon başarısının ardından Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu yöneticilerini makamında kabul etti. Üniversite tarihinde ilk kez alınan bu akreditasyonun kurumsal kalite kültürü açısından dönüm noktası olduğunu vurgulayan Rektör Can, emeği geçen akademik ve idari personele teşekkür etti. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Aytaç Güder’in koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulan Birim Kalite ve Akreditasyon Ekibi, MEDEK tarafından takdim edilen belgeleri Rektör Can’a sundu. AKREDİTASYON NE İFADE EDİYOR? MEDEK tarafından verilen 4 yıllık tam akreditasyon; Eğitim müfredatının yeterliliğini, Akademik kadronun niteliğini, Laboratuvar ve teknik altyapının uygunluğunu, Ölçme ve değerlendirme sisteminin etkinliğini, Sürekli iyileştirme mekanizmasının varlığını resmî olarak belgeleyen bir kalite göstergesi niteliği taşıyor. Öğrencilere ve Mezunlara Katkı Akredite programlardan mezun olan öğrenciler, işverenler nezdinde daha güçlü bir referansa sahip oluyor. Kamu ve özel sektörde tercih avantajı sağlayan bu durum, özellikle kurumsal firmalarda önemli bir artı değer oluşturuyor. Ayrıca MEDEK’in uluslararası kalite sistemleriyle uyumlu çalışması sayesinde; Yurt dışı lisansüstü başvurularda avantaj, Diploma denkliği süreçlerinde kolaylık, Uluslararası mesleki hareketlilikte artış gibi fırsatlar da gündeme geliyor. KURUMSAL PRESTİJ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALİTE Akreditasyon süreci, üniversitelerin eğitim-öğretim faaliyetlerini sürekli gözden geçirmesini, eksiklerini gidermesini ve kalite standartlarını kurumsal bir yapı içinde sürdürmesini teşvik ediyor. Bu kapsamda alınan belge, yalnızca iki programın değil, aynı zamanda üniversitenin kurumsal prestijinin güçlenmesi açısından da önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Üniversite yönetimi, kalite odaklı çalışmaların artarak devam edeceğini belirterek, akreditasyon sürecine katkı sunan tüm personele teşekkür etti.

ÜNİVERSİTELER  ARASINDA YAZILIM TABANLI KALİTE İŞ BİRLİĞİ Haber

ÜNİVERSİTELER ARASINDA YAZILIM TABANLI KALİTE İŞ BİRLİĞİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ İLE KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ ARASINDA YAZILIM TABANLI KALİTE İŞ BİRLİĞİ GİRESUN – Giresun Üniversitesi ile Kastamonu Üniversitesi arasında yükseköğretimde dijital kalite altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli bir yazılım iş birliği protokolü imzalandı. İş birliği kapsamında Kastamonu Üniversitesi tarafından geliştirilen Kalite Veri Yönetim Sistemi (KVYS) yazılımının kullanım hakkı Giresun Üniversitesine devredildi. Giresun Üniversitesi Rektörü Yılmaz Can, 4 Şubat 2026 tarihinde Kastamonu Üniversitesi Rektörü Ahmet Hamdi Topal’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleşen görüşmede iki üniversite arasında akademik ve kurumsal iş birliğini güçlendirecek başlıklar masaya yatırıldı. Toplantıya ayrıca Giresun Üniversitesi Rektör Baş Danışmanı ve Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Mustafa Şanal, Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hakan Sipahi ile Koordinatörlük üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Enis Taşcı ve Öğr. Gör. Osman Serdal Karapınar da katıldı. AKADEMİK VE TEKNOLOJİK İŞ BİRLİĞİ VURGUSU Görüşmede; Ortak bilimsel projelerin geliştirilmesi Öğrenci ve akademisyen değişim programlarının artırılması Eğitim-öğretim süreçlerinde karşılıklı deneyim paylaşımı Bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak sosyal ve teknolojik projelerde ortak hareket edilmesi gibi başlıklarda iş birliğinin genişletilmesi ele alındı. KVYS İLE KALİTE SÜREÇLERİ DİJİTALLEŞECEK İmzalanan protokol doğrultusunda Kastamonu Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından geliştirilen Kalite Veri Yönetim Sistemi, Giresun Üniversitesinde aktif olarak kullanılmaya başlanacak. Sistem sayesinde; Kurumsal kalite güvence süreçleri dijital ortamda izlenebilecek Akreditasyon ve değerlendirme verileri merkezi olarak yönetilebilecek Raporlama ve performans analizleri daha hızlı yapılabilecek Kurumsal hafıza ve veri bütünlüğü güçlendirilecek Böylece üniversitenin kalite yönetim süreçlerinde daha sistematik, izlenebilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturulması hedefleniyor. REKTÖRLERDEN İŞ BİRLİĞİ MESAJI Rektör Prof. Dr. Yılmaz Can, protokolün Giresun Üniversitesi adına önemli bir kazanım olduğunu belirterek dijital altyapıyı güçlendiren projelerin eğitim kalitesine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Can, önümüzdeki dönemde iki üniversite arasında farklı alanlarda da yeni ortak çalışmalar yürütmek istediklerini dile getirdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise üniversiteler arası dayanışmanın yükseköğretim sisteminin gelişimi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, bilgi ve deneyim paylaşımına dayalı iş birliklerinin hem kurumsal kapasiteyi hem de akademik üretkenliği artırdığını söyledi. İmzalanan bu protokol ile iki üniversite arasında yalnızca teknik bir yazılım paylaşımı değil, aynı zamanda sürdürülebilir bir kalite kültürü ortaklığı da kurulmuş oldu.

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ YENİ YILA “BİR İLKİ” BAŞARARAK GİRİYOR Haber

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ YENİ YILA “BİR İLKİ” BAŞARARAK GİRİYOR

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ YENİ YILA “BİR İLKİ” BAŞARARAK GİRİYOR Giresun Üniversitesi, yeni yıla önemli bir akademik başarıyla giriyor. Mesleki Eğitim Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (MEDEK) tarafından yürütülen değerlendirme sürecinin tamamlanmasının ardından, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) bünyesindeki Tıbbi Laboratuvar Teknikleri ile İlk ve Acil Yardım programları Tam Akreditasyon almaya hak kazandı. Mesleki Eğitim Akreditasyon Kurulu (MEK) tarafından alınan karar doğrultusunda, her iki programın 01 Ocak 2026 – 31 Aralık 2029 tarihleri arasında 4 yıl süreyle tam akreditasyon kapsamında akredite edilmesine karar verildi. Bu sonuç, Giresun Üniversitesi tarihinde MEDEK kapsamında elde edilen ilk akreditasyon başarısı olma özelliğini taşıyor. Saha Değerlendirmesiyle Gelen Başarı Akreditasyon süreci, 10–12 Kasım 2025 tarihleri arasında SHMYO’da gerçekleştirilen MEDEK Saha Değerlendirmesi ile tamamlandı. Değerlendirme kapsamında eğitim-öğretim faaliyetleri, program çıktıları, fiziki ve teknolojik altyapı, insan kaynağı, ölçme-değerlendirme uygulamaları ve kalite güvence sistemleri bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. “Bu Sonuç, Kalite Odaklı Yönetim Anlayışımızın Göstergesidir” SHMYO Müdürü Aytaç Güder, akreditasyon sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, başarının güçlü bir ekip çalışmasının ürünü olduğunu vurguladı. Güder, “MEDEK tarafından yürütülen değerlendirme sürecinin olumlu sonuçlanmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu başarı, üniversitemizde kalite odaklı yönetim anlayışının ve sürekli iyileştirme yaklaşımının somut bir göstergesidir” dedi. Güder, sürece verdikleri desteklerden dolayı başta Rektör Yılmaz Can olmak üzere rektör yardımcılarına, üniversite daire başkanlıklarına, Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörlüğüne, komisyonlarda görev alan akademik ve idari personele teşekkür etti. Yeni Hedefler Yolda Önümüzdeki dönemde kalite güvencesi kültürünü daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini belirten Güder, 2026 yılında Fizyoterapi ve Çocuk Gelişimi Programlarının da akreditasyon başvurusu yapacağını açıkladı. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu yönetimi ve personeli, üniversiteye kazandırılan bu önemli başarı dolayısıyla tebrik edilirken, emeği geçen tüm akademik ve idari kadroya teşekkür edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.