Hava Durumu

#Akp

giresunsonhaber - Akp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“DÜN SÖYLEDİKLERİNİ BUGÜN NEDEN UNUTTUN?” Haber

“DÜN SÖYLEDİKLERİNİ BUGÜN NEDEN UNUTTUN?”

ŞENYÜREK’TEN KARAİBRAHİM’E: “DÜN SÖYLEDİKLERİNİ BUGÜN NEDEN UNUTTUN?” CHP Giresun’da görevden alma kararları ve “butlan yönetimi” tartışmaları üzerinden yükselen gerilim, İl Başkanı Gökhan Şenyürek ile eski Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim’i karşı karşıya getirdi. Karaibrahim’in geçen yıl CHP’deki değişimi, Genel Başkan Özgür Özel’i ve Ekrem İmamoğlu’nu savunduğu konuşmanın görüntülerini yayımlayan Şenyürek, “Ne oldu da bugün methiyeler düzdüğün parti yönetiminin kuyusunu kazanların safına geçtin?” diye sordu. CHP Giresun’da İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve yönetiminin görevden alınmasının ardından başlayan tartışma büyüyor. Şenyürek, parti içerisinde yeni bir il başkanı belirlenmesine yönelik girişimlerde bulunduğunu öne sürdüğü eski CHP Giresun Milletvekili Eşref Karaibrahim’e, geçen yıl yaptığı konuşmanın görüntüleri üzerinden yanıt verdi. Şenyürek, Karaibrahim’in bugün savunduğu siyasi çizgiyle geçmişte söyledikleri arasında açık bir çelişki bulunduğunu belirterek, eski milletvekilini “parti içindeki eski anlayışın ve butlancı siyasetin temsilcilerinden biri” olmakla suçladı. KARAİBRAHİM GEÇEN YIL NE SÖYLEMİŞTİ? Şenyürek’in yayımladığı videoda Eşref Karaibrahim, CHP’deki değişim sürecinin artık geri döndürülemeyeceğini savunarak şu ifadeleri kullanıyor: “Diş macunu tüpten çıktı. Artık onu tekrar tüpün içine koyamazsınız.” Karaibrahim, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in değişim sürecini doğru yönettiğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Genel Başkanımız bu süreci başarıyla yönetiyor. Genel Başkanımızın arkasındayız. Ekrem İmamoğlu’nun arkasındayız. Belediye başkanlarımızın arkasındayız.” Parti içindeki kişisel ayrışmaların bırakılması gerektiğini söyleyen Karaibrahim, asıl mücadelenin AKP iktidarına karşı verilmesi gerektiğini de şu sözlerle dile getiriyor: “Şuncu, buncu meselesini bırakın. Yüzünüzü AKP’ye, yüzünüzü bu bozuk düzene dönün.” “NE OLDU DA BUGÜN TAM TERSİNİ YAPIYORSUN?” Karaibrahim’in geçmişte söylediği bu sözleri hatırlatan Şenyürek, eski milletvekiline doğrudan seslendi: “Sayın Karaibrahim, geçtiğimiz yıl kürsüye çıkıp ‘Diş macunu tüpten çıktı, artık geri koyamazsınız’, ‘Genel Başkanımız bu süreci başarıyla yönetiyor’, ‘Genel Başkanımızın, Ekrem İmamoğlu’nun ve belediye başkanlarımızın arkasındayız’ diyordun.” Şenyürek, Karaibrahim’in bugün parti içerisindeki tutumunu değiştirdiğini savunarak şu soruları yöneltti: “Ne oldu da bugün methiyeler düzdüğün Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in ve seçilmiş parti yönetimimizin kuyusunu kazanların safına geçtin?” “Ne oldu da yüzünü AKP’ye ve bu bozuk düzene dönmek yerine, sarayın CHP’yi dizayn etme operasyonuna çevirdin?” “Ne oldu da ‘Şuncu, buncu bırakın’ diyen sen, bugün parti içerisinde ‘butlancı il başkanı’ arayışına girdin?” “MACUN TÜPTEN ÇIKTI, GERİ DÖNÜŞ YOK” Karaibrahim’in geçen yıl kullandığı benzetmeyi kendisine hatırlatan Şenyürek, değişim sürecinden geri dönülmeyeceğini söyledi: “Elbette haklı olduğun bir konu var: Macun tüpten çıktı, artık geri dönüş yok!” Şenyürek, parti örgütünün iradesini yok saymaya yönelik hiçbir girişimin başarılı olamayacağını belirterek şunları kaydetti: “Değişimin, örgüt iradesinin ve halkın iktidar yürüyüşünün önünü ne butlancılar ne de onların gizli ya da açık iş birlikçileri kesebilir.” “AKP’NİN DEĞİRMENİNE SU TAŞIYORSUN” Şenyürek, Karaibrahim’in parti içerisinde yeni bir il başkanı belirlenmesine yönelik görüşmeler yürüttüğünü iddia ederek sert ifadeler kullandı: “Sen, butlancı anlayışa il başkanı aramaya ve AKP’nin değirmenine su taşımaya devam edebilirsin.” Şenyürek, yürütülen görüşmeleri “kapalı kapılar ardındaki siyasi pazarlıklar” olarak nitelendirirken, kendilerinin kişisel hesaplarla değil iktidar hedefiyle hareket ettiğini ifade etti: “Bizim gündemimiz ne butlancılar ne kapalı kapılar ardındaki kirli pazarlıklar ne de kişisel hesaplardır. Bizim gündemimiz iktidardır.” “BİZİM TARAFIMIZ ÖRGÜTÜN İRADESİDİR” Şenyürek, CHP içerisindeki siyasi tarafını da açık biçimde ortaya koydu: “Bizim tarafımız seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun ve örgütümüzün iradesidir.” Partide yaşanan tartışmanın yalnızca bir il başkanlığı meselesi olmadığını savunan Şenyürek, mücadelenin seçilmiş organlarla parti iradesinin korunması mücadelesi olduğunu söyledi: “Sandık halkın önüne geldiğinde iktidara yürüyenler; dün başka, bugün başka konuşanlar değil, her koşulda örgütünün ve halkın iradesinin yanında dimdik duranlar olacaktır.” Şenyürek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “İş bitmedi; asıl şimdi başlıyor!” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ve yönetiminin 10 Temmuz 2026’da görevden alınmasının ardından kentteki parti örgütünde başlayan tartışmalar, İl Kadın Kolları yönetiminin de görevden alınmasıyla daha geniş bir boyuta taşındı. Şenyürek ise daha önce yapılan il kongresinde delegelerin oyuyla yeniden il başkanlığına seçilmiş ve mazbatasını almıştı.

“CHP’YE KAYYUM AKLIYLA YÖN VERİLEMEZ” Haber

“CHP’YE KAYYUM AKLIYLA YÖN VERİLEMEZ”

“CHP’YE KAYYUM AKLIYLA YÖN VERİLEMEZ” ŞENYÜREK’TEN SERT ÇIKIŞ: “MEŞRUİYETİMİZİN KAYNAĞI ÖRGÜTÜN İRADESİDİR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, daha önce görevden alınan il başkanlarının ardından 26 il başkanının daha görevden alınmasına sert tepki gösterdi. Şenyürek, yaşanan süreci “örgüt iradesini yok sayan anlayışın açık göstergesi” olarak değerlendirdi. Şenyürek, Cumhuriyet Halk Partisi’nde meşruiyetin kaynağının atama iradesi değil; üyelerin, delegelerin ve örgütün sandıkta ortaya koyduğu irade olduğunu vurguladı. “ÖRGÜT İRADESİ YOK SAYILIYOR” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, yaptığı açıklamada, seçilmiş il başkanlarının görevden alınmasının yalnızca kişisel makam tartışması olarak görülemeyeceğini belirterek, bunun doğrudan örgüt iradesine müdahale anlamı taşıdığını ifade etti. Şenyürek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Daha önce görevden alınan il başkanlarımızın ardından, bugün de 26 il başkanımızın görevden alınması; örgüt iradesini yok sayan, partimizi seçilmişleri üzerinden değil atanmışlar eliyle yönetmeye çalışan anlayışın açık bir göstergesidir.” Görevden alınan il başkanlarının, bulundukları görevlere örgütlerinin, üyelerinin ve delegelerinin iradesiyle geldiğini belirten Şenyürek, bu isimlerin CHP’nin mahallede, sokakta, ilçede ve ilde büyüyen mücadelesine emek verdiğini kaydetti. “BU GÖREVLERİ BİZE ÖRGÜTÜMÜZ VERDİ” Şenyürek, CHP’de görevlerin kaynağının sandık ve örgüt iradesi olduğunu vurgulayarak, hiçbir makamın bu iradenin üzerinde görülemeyeceğini söyledi. “Bu görevleri bize örgütümüzün, üyelerimizin ve delegelerimizin iradesi verdi. Meşruiyetimizin yegâne kaynağı da bu iradedir.” CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, partinin seçilmiş kadrolar üzerinden değil, atanmış iradelerle yönetilmeye çalışılmasına karşı olduklarını belirterek, “Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ne kayyum aklıyla yön verebileceğini sanmasın” dedi. “GİRESUN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ BUTLAN TEMSİLCİLERİNİ TANIMAZ” Açıklamasının en sert bölümünde Giresun örgütü adına net bir tavır ortaya koyan Şenyürek, meşruiyetini örgütten, sandıktan, üyeden ve delegeden almayan hiçbir iradeyi tanımayacaklarını söyledi. “Giresun örgütü olarak; meşruiyetini örgütten, sandıktan, üyeden ve delegeden almayan hiçbir iradeyi tanımayız. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun örgütüne atanmış butlan temsilcileriyle, kayyum aklıyla ya da siyasi mühendislik hesaplarıyla yön verilemeyeceğini herkes bilmelidir.” Şenyürek, CHP Giresun örgütünün tabelasının birtakım hesaplarla değil, örgütün alın teri, üyelerin emeği ve delegelerin iradesiyle ayakta olduğunu belirtti. “KARŞILARINDA SESSİZ KALAN BİR YAPI BULAMAZLAR” CHP Giresun İl Başkanı, örgütün kapısını gayrimeşru hesaplara aralamaya çalışanların karşısında sessiz kalan bir yapı değil, partisine ve halkın iradesine sahip çıkan Cumhuriyet Halk Partililer bulacağını ifade etti. “Bu iradeyi yok saymaya, örgütümüzün kapısını gayrimeşru hesaplara aralamaya kalkışanlar, karşılarında sessiz kalan bir yapı değil; örgütüne, partisine ve halkın iradesine sahip çıkan dimdik Cumhuriyet Halk Partilileri bulacaktır.” Şenyürek, bugün görevden alınan 26 il başkanının ve daha önce aynı anlayışla görevden uzaklaştırılmak istenen tüm il başkanlarının yanında olduklarını açıkça ilan etti. “BU MÜCADELE MAKAM MÜCADELESİ DEĞİLDİR” Şenyürek, yaşanan sürecin kişilerin ya da makamların mücadelesi olmadığını vurguladı. Mücadelenin, CHP’nin seçilmiş iradesine, örgütün onuruna, üyelerin emeğine ve halkın demokrasi talebine sahip çıkma mücadelesi olduğunu söyledi. “Bu mücadele, kişilerin ya da makamların mücadelesi değildir. Bu mücadele; partimizin seçilmiş iradesine, örgütümüzün onuruna, üyelerimizin emeğine ve halkın demokrasi talebine sahip çıkma mücadelesidir.” “MESELE KOLTUKSA, KOLTUKLAR SİZİN OLSUN” Şenyürek, açıklamasının sonunda dikkat çeken bir çıkış yaparak, meselenin koltuk değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgüt iradesi olduğunu belirtti. “Mesele koltuksa, koltuklar sizin olsun. Fakat mesele Cumhuriyet Halk Partisi’ni teslim almak, örgütün iradesini etkisizleştirmek ve AKP’ye can suyu taşımaksa; Giresun örgütünün iradesini aşamayacağınızı, Cumhuriyet Halk Partililerin kararlılığını kıramayacağınızı herkes bilmelidir.” Şenyürek, CHP Giresun örgütünün halkın iradesinin, örgütün onurunun ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünün sonuna kadar yanında olacağını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Örgüt kazanacak. Halkın iradesi kazanacak. Cumhuriyet Halk Partisi, halkın iradesiyle iktidar olacak.”

GÖRELE’DE KRİTİK SEÇİM: Haber

GÖRELE’DE KRİTİK SEÇİM:

GÖRELE’DE KRİTİK SEÇİM: İSTİFALAR SONRASI MECLİS DENGESİ BAĞIMSIZ ADAYI ÖNE ÇIKARDI Hasbi Dede’nin yürütülen adli soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Görele’de siyasi tablo hızla değişti. Dün CHP’li iki belediye meclis üyesinin partilerinden istifa ettiğini açıklamasıyla meclis aritmetiği değişmiş, denge kritik hale gelmişti. Bugün yapılacak başkanlık seçimi öncesinde ise istifa eden isimlerden birinin bağımsız olarak adaylığını açıklaması, süreci yeni bir aşamaya taşıdı. MECLİS ARİTMETİĞİ NETLEŞTİ Mevcut dağılım şu şekilde: CHP: 5 üye AKP: 4 üye Bağımsızlar: 2 üye İstifa eden üyelerden birinin başkan adayı olmasıyla birlikte hesap basit bir çoğunluk denklemine dönüştü. AKP’li 4 meclis üyesi ile diğer bağımsız üyenin aday olan bağımsıza destek vermesi halinde sayı 6’ya ulaşacak ve Görele Belediye Başkanlığı bağımsız adaya geçebilecek. Bu nedenle gözler AKP grubunun alacağı karara çevrildi. AKP’nin kendi adayını çıkarıp çıkarmayacağı ya da bağımsız adayı destekleyip desteklemeyeceği seçimin kaderini belirleyecek. İSTİFA GEREKÇELERİ VE SİYASİ SONUÇ Dün yapılan istifa açıklamalarında “vicdani ve ahlaki sorumluluk”, “kamu vicdanını gözetme” ve “siyasi sorumluluk yalnızca hukuki süreci beklemek değildir” vurguları öne çıkmıştı. Bu ifadeler, daha tutuklanma nedeni mahkemece karara bağlanmadan kullanıldığı için partiden siyasi bir kopuş mesajı olarak yorumlanmıştı. Ancak bugün bağımsız adaylık açıklaması ve olası blok desteği ihtimali, ilçede şu soruyu gündeme taşıdı: İstifa ilkesel bir duruş muydu, yoksa yeni bir siyasi konumlanmanın başlangıcı mı? Eğer bağımsız aday, AKP grubunun desteğiyle seçilirse, Görele Belediyesi’nin yönetimi fiilen bağımsız bir isme geçmiş olacak. Bu durumun ilerleyen süreçte nasıl bir siyasi adrese evrileceği ise merak konusu. SONUÇ: KARAR ANINDA Bugün yapılacak oylama yalnızca bir başkanlık seçimi değil; aynı zamanda istifaların siyasi anlamının test edileceği bir eşik olarak görülüyor. AKP aday çıkaracak mı? Bağımsız aday 6 oya ulaşacak mı? CHP blok halinde hareket edebilecek mi? Tüm bu soruların yanıtı, Görele’de siyasi dengenin geçici mi yoksa kalıcı mı değiştiğini ortaya koyacak. Görele yerel siyaseti, bugün yapılacak seçimle birlikte yeni bir döneme girme ihtimaliyle karşı karşıya.

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı Haber

CHP’li Karasu Kırıkkale'deki usulsüzlük iddialarını TBMM'ye taşıdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerde, AKP’li bir meclis üyesinin ve ailesinin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) üzerinden ciddi usulsüzlükler yaptığına yönelik iddiaları Meclis gündemine taşıdı. ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Kırıkkale’nin Delice ilçesine bağlı köylerde tarımsal desteklerin bazı kişiler tarafından siyasi nüfuz kullanılarak suistimal edildiğine dair iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’ne taşıdı. Karasu, asıl hedefin dürüst çiftçiler değil, kamu kaynaklarını kendi siyasi nüfuzlarıyla haksız kazanca dönüştüren kişiler olduğunu vurguladı. Karasu’nun Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, bazı çiftçilere ait bilgilerin rızaları dışında kullanıldığı ve köy muhtarlarına ait sahte imza ve mühürlerle ÇKS belgeleri düzenlendiği iddialarına dikkat çekildi. Önergeye göre, AK Partili İl Genel Meclisi üyesi Onur Şencan ve birinci derece yakınları, başkalarına ait araziler üzerinden ÇKS kaydı yaptırarak 2022–2025 yıllarında mazot, gübre ve hububat desteklerinden yüksek tutarlarda yararlandı. Karasu, söz konusu ailenin siyasi ve idari nüfuzunun, olayın sıradan bir usulsüzlükten öte kamu gücünün kötüye kullanılması ihtimalini artırdığını belirtti. CHP'li Karasu, soru önergesinde Delice ilçesindeki usulsüzlük iddialarının Bakanlığa ulaşıp ulaşmadığını, müfettiş soruşturmasının olup olmadığını, Şencan ailesi adına kayıtlı arazilerin büyüklüğünü ve bu kayıtlar üzerinden alınan desteklerin tutarlarını sordu. Ayrıca vefat etmiş kişiler adına sahte evrak ve imzalarla destek ödemesi yapılması iddialarının da araştırılmasını talep etti. CHP’li Karasu, ÇKS’nin siyasi nüfuzla bir yolsuzluk aracı hâline gelmesine göz yumulamayacağını vurgularken, haksız yere alınan desteklerin faiziyle geri alınması ve sorumlular hakkında derhal idari ve adli işlemler başlatılması çağrısında bulundu. Karasu, Tarım Bakanlığı’nın benzer usulsüzlükleri önlemek için almayı planladığı denetim, şeffaflık ve dijital doğrulama önlemlerini de kamuoyuna açıklaması gerektiğini kaydetti

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor! Haber

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye'de yumurta üretiminin son 11 aydır aralıksız olarak düştüğüne dikkati çekerek, fiyat artışlarının vatandaşların en temel gıdaya erişimini zorlaştırdığına vurgu yaptı. ANKARA (İGFA) - CHP Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye'de yumurta üretiminde eşi benzeri görülmemiş bir kriz yaşandığını ifade etti. Ün, hem arz düşüşü hem de fiyatlardaki keskin artış nedeniyle sektörün büyük bir sıkıntı içinde olduğunu belirtti. "YUMURTA ÜRETİMİ 11 AYDIR SÜREKLİ AZALIYOR" Ün, kuş gribi salgınları ve sektörün kökleşmiş sorunlarının üretimi ciddi biçimde düşürdüğünü belirterek, "Geçen yıl sonbaharda meydana gelen kuş gribi ardından yumurta tavuğu sayısı 114 milyondan 109 milyona geriledi. 2018'de 124 milyon olan kapasitemiz sürekli azalmakta. Buna rağmen ABD'ye yumurta ihracatına izin verilmesi iç piyasalardaki arz eksikliğini büyüttü. İhracat yasağı geç de olsa uygulandı ancak üretim kaybı 11 aydır devam ediyor." dedi. Türkiye'nin aylık yumurta üretiminin yaklaşık 1,7 milyar adet olduğunu hatırlatan Ün, son 11 ayda yaşanan toplam kaybın yine 1,7 milyar adede eşdeğer olduğunu belirtti. Ün, "Bu kayıp, yaklaşık 6 milyon ilkokul öğrencisinin bir eğitim yılı boyunca her sabah bir yumurta yiyememesi anlamına geliyor" açıklamasını yaptı. Üretimdeki düşüşün fiyatlara ciddi şekilde yansıdığını belirten Ediz Ün, "Ekim ayında yumurta fiyatları aylık yüzde 6,5; yıllık yüzde 53 arttı. Bir koli yumurta 180–240 lira arasında satılıyor. Üç kişilik bir ailenin yalnızca yumurtaya ayırması gereken bütçe aylık 540-720 lira. Asgari ücretli, emekli, dar gelirli bu durumu nasıl aşacak?” diye sordu. Üretici ve tüketicinin aynı anda zorlandığını vurgulayan Ün, kış aylarının maliyet artışlarını daha da hızlandıracağına işaret ederek, "Bu tablo, 23 yıldır yanlış politikalarla hayvancılığı çökerten AKP iktidarının eseridir. Plansızlık ve öngörüsüzlük nedeniyle Türkiye temel gıdaya dahi ulaşamaz duruma geldi. Krizin aşılması ancak üretimi artıran ve maliyetleri azaltan geniş kapsamlı bir reformla mümkün olacak. Bilime dayalı, üreticiyi destekleyen, yapısal reform temelli bir tarım politikasıyla hem üretimi artırabilir hem de tüketiciyi koruyabiliriz. Türkiye'nin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir tarım politikasına ihtiyacı var" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.