Hava Durumu

#Akıllı Şehirler

giresunsonhaber - Akıllı Şehirler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akıllı Şehirler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İşte akıllı şehirler yol haritası Haber

İşte akıllı şehirler yol haritası

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hazırladığı “2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı” Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. ANKARA (İGFA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda hazırlanan ‘2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı’ ile şehirlerin çehresini değiştirecek 5 yıllık yol haritası belirlendi. Resmi Gazete’de yayımlanan eylem planında uygulamaya, izlemeye ve ölçmeye odaklanan 4 stratejik amaç, 8 hedef, 32 eylem ve 297 uygulama adımı yer aldı. Yeni stratejiler, 2020-2023 döneminde kazanılan tecrübe ve kurumsal kapasitenin üzerine gelişmiş bir yönetim çerçevesi olarak inşa edildi. İleri teknoloji, sürdürülebilir ve dirençli dünya vizyonuyla hareket eden yeni yol haritası yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital ikiz gibi teknolojilere odaklanacak. Kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi alanında erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmaları devreye alınacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, eylem planının detaylarını sosyal medya hesabından infografikle paylaştı. Bakan Kurum mesajında, “5 yıllık Akıllı Şehir Eylem Planımız hazır. Belediyecilik, trafik sistemleri, atık yönetimi başta olmak üzere hemen her alanda vatandaşımızın hayatını kolaylaştıracak 50 akıllı şehir uygulamasını hayata geçireceğimiz düzenlemeler Resmi Gazete’de yayımlandı. Hayırlı olsun” ifadelerini kullandı. TRAFİKTEN ÇEVRE TEMİZLİĞİNE KADAR HİZMETLER TEK NOKTADAN TAKİP EDİLECEK Eylem planı kapsamında önümüzdeki 5 yıllık süreç ayrıntılı olarak düzenlendi. Buna göre 2026 sonuna kadar 81 ilin tamamında akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hazırlanacak. Her belediyede özel akıllı şehir birimleri kurulacak ve mekansal planlamada semantik planlama modeline geçilmesi zorunlu olacak. 2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesi sürece dahil edilecek ve 268 belediyede Coğrafi Bilgi Sistemi tabanlı gelişim planları hazırlanacak. 2028 yılı itibarıyla en az 50 akıllı şehir uygulaması sahada hayata geçecek. Kurulacak teknoloji kümelenmeleriyle yerli çözümler dünyaya ihraç edilecek. 2029 yılına gelindiğinde tüm illerde trafikten çevre temizliğine kadar hizmetlerin tek noktadan takip edileceği Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulacak. Koordinasyonu ise Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi sağlayacak. AKILLI ŞEHİR TEKNOLOJİLERİNDE YERLİ ÜRETİM ŞARTI ARANACAK 2030 yılında ise akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 yerli üretim şartı aranacak. Sektörde dünya ile yarışacak 500 girişimci şirket desteklenecek ve sürecin hukuki altyapısını oluşturan Akıllı Şehir Kanunu yürürlüğe girecek. VATANDAŞA FAYDA SAĞLAYACAK TEKNOLOJİK ÇÖZÜMLER UYGULANACAK Yeni planla, kurumların birbirinden kopuk sistemler kurarak kaynak israfına yol açmasının engellenmesi için veri yönetişimi ve birlikte çalışabilirlik ilkeleri merkeze alındı. Şehirlerin teknoloji çöplüğüne dönüşmemesi için tüm teknolojiler yakından izlenecek. Şehirlere en uygun olanı tespit edilip sadece vatandaşa doğrudan fayda sağlayacak çözümler uygulanacak. Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yerel yönetimlere rehberlik etmek için 50 uygulamaya ait fizibilite raporu ve 15 bin sayfalık eğitim dokümanı havuzu oluşturdu. TOKİ, KENTSEL DÖNÜŞÜM VE YENİ KONUT PROJELERİNİ ‘AKILLI BÖLGELER’ YAKLAŞIMIYLA BÜTÜNLEŞTİRECEK Stratejinin en dikkat çeken ayaklarından biri de kentsel dönüşüm, iklim krizi ve afet yönetimi oldu. Yeni yol haritası kapsamında, erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmalarıyla afetlere hazırlık güçlendirilecek. TOKİ, kentsel dönüşüm ve yeni konut projelerini doğrudan ‘Akıllı Bölgeler’ yaklaşımıyla bütünleştirecek. Yeni yaşam alanları yeşil enerjiyle çalışacak, su ve enerji kayıplarını sensörlerle anlık tespit eden çevreye duyarlı tasarımlara sahip olacak. AKILLI SOKAK AYDINLATMALARIYLA DEVASA ENERJİ TASARRUFU SAĞLANACAK Yeni stratejiyle birlikte sokaktaki vatandaşın yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor. Gerçek zamanlı trafik yönetim sistemleriyle yollarda kaybedilen zaman en aza inecek. Atık toplama araçları doluluk oranına göre rota çizecek ve akıllı sokak aydınlatmalarıyla devasa enerji tasarrufu sağlanacak. Vatandaşlar mahallelerindeki sorunları mobil uygulamalar üzerinden doğrudan ilgili birimlere ileterek şehir yönetiminde söz sahibi olabilecek. YERLİ VE MİLLİ BİRİKİM YAKIN COĞRAFYA İLE PAYLAŞILACAK Ayrıca Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ile her şehrin ihtiyacı ayrı ölçülecek. Hizmetler yaşlılar, engelliler ve dijital hizmetlere erişimde dezavantajlı grupları kapsayacak şekilde adil dağıtılacak. Türkiye bu yerli ve milli birikimini Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere yakın coğrafyadaki ülkelere de ihraç ederek uluslararası alanda iş birliği geliştirecek.

Trabzon Büyükşehir’den akıllı şehir hamlesi Haber

Trabzon Büyükşehir’den akıllı şehir hamlesi

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, akıllı şehirler ve dijital dönüşüm çalışmaları doğrultusunda şehrin veri merkezinin altyapısını kuruyor. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediyesi, akıllı şehirler ve dijital dönüşüm çalışmaları çerçevesinde hizmetlerini daha şeffaf, hızlı ve sistematik bir şekilde yürütmek adına önemli bir adım attı. Adres, imar bilgileri, yol ağları, altyapı hatları ve diğer belediye hizmetlerinin verilerinin tek bir platformda yönetileceği yeni sistemle, Trabzon’un veri merkezi altyapısı kuruluyor. TÜM KURUMLARIN VERİLERİ DE ENTEGRE EDİLECEK Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'nca yürütülen çalışma kapsamında, belediye verilerinin tamamı sisteme yüklendikten sonra il genelindeki tüm kurum ve kuruluşlarla entegre çalışacak dinamik bir şehir veri altyapısı oluşturulacak. Akıllı şehir uygulamalarıyla entegre edilebilir yapıya sahip bu platform sayesinde, sahadaki uygulamalara dair bilgiler anlık olarak sistem üzerinde paylaşılabilecek. Böylece planlama ve proje süreçlerinde karar destek mekanizması güçlendirilerek kamu kaynaklarının daha verimli kullanımı ve sürdürülebilir projelerin hayata geçirilmesi sağlanacak. Veri merkezine; adres, imar, yol ağları, altyapı hatları, afet ve taşkın alanları, akıllı şehir sensörlerinden elde edilen hava durumu, gürültü kirliliği, sıcaklık, nem, rüzgar, basınç ve yağış verilerinin yanı sıra hastane, banka, kamu kuruluşlarının adresleri gibi birçok farklı bilgi yüklenecek. Kamu kurumları görevlileri erişebildiği sistem sayesinde gerekli bilgilere anında ulaşabilecek. VATANDAŞLAR DA YARARLANACAK Gelecek aşamalarda bu sisteme vatandaşlar da sınırlı olarak erişim sağlayabilecek. Örneğin, bir vatandaş yakınındaki bir ATM’nin yalnızca konumunu değil, nakit çekim yapıp yapamayacağını, o ATM'ye ulaşımda engelli yolu olup olmadığını ve benzeri detaylı bilgilere sistem üzerinden ulaşabilecek.

5G’deki 5 Kritik Güvenlik Riski ve Korunma Yöntemleri Haber

5G’deki 5 Kritik Güvenlik Riski ve Korunma Yöntemleri

Dünya, anında film indirme, sürücüsüz araçlar ve akıllı şehirler vaat eden 5G teknolojisinin coşkusunu yaşıyor. Ancak bu devrim niteliğindeki bağlantı hızı, siber saldırganlar için de yeni ve benzeri görülmemiş fırsatlar sunuyor. 5G'nin mimari değişikliklerinin, siber güvenliği kökten etkilediğini belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kullanıcıları ve kurumları oluşabilecek tehditlere karşı uyarıyor. 5G’ye geçiş büyük bir heyecan yaratıyor fakat beraberinde siber güvenlikte yeni riskler getiriyor. 5G'nin 4G’den tamamen farklı bir mimariye sahip olması, bu yeni tehditlerin temel sebebi. 4G ağları, bütün trafiğin kontrol edildiği merkezi bir "çekirdek" yapıya dayanırken, 5G "yazılım tanımlı ağ" (SDN) ve "uç bilişim" (edge computing) gibi dağıtık teknolojiler üzerine inşa edilmiştir. Bu yeni yapı, verinin merkezi bir sunucuya gönderilmesi yerine, kullanıcıya daha yakın noktalarda işlenmesini sağlayarak gecikmeyi en aza indiriyor. Ancak bu durum, güvenlik problemlerini de beraberinde getiriyor. Merkezi bir savunma duvarı yerine, saldırganların hedef alabileceği birçok küçük ve potansiyel olarak güvensiz "uç" nokta yaratılıyor. 5G'nin temel amacı olan ve milyarlarca cihazı (mIoT) ağa entegre etme kapasitesi de riski artırıyor, çünkü bu cihazların çoğu güvenlik önceliğiyle üretilmemiştir. Kolayca ele geçirilebilirler ve güncellenmeleri neredeyse imkânsızdır. Bu durum, siber suçlulara, güvenliği düşük seviyede bir akıllı sensör yoluyla sisteme sızıp, aynı ağda bulunan kritik kurumsal sistemlere veya kişisel verilere ulaşmaları için daha önce sahip olmadıkları bir saldırı alanı sunuyor. 5G Sadece Hız Değil 5G'nin yalnızca 4G'nin daha hızlı bir hâli olmadığını, tamamen farklı bir teknoloji olduğunu vurgulayan Bitdefender Türkiye distribütörü Laykon Bilişim Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, "5G, sadece hızlı bir internet değil, milyarlarca cihazı birbirine bağlayacak bir devrim. Ancak bu dönüşüm, saldırı yüzeyini de katlanarak genişletiyor. 4G'nin merkezi güvenlik duvarlarına kıyasen, 5G'nin yazılım tabanlı ve merkezi olmayan yapısı bilgisayar korsanlarına sızma fırsatlarının kapısını açıyor. Kullanıcıların ve şirketlerin 'hız' konusunda heyecanla 'güvenlik' faktörünü göz ardı etmemeleri şart." diyor. 5G Ekosisteminde 5 Temel Risk ve Korunma Yöntemleri Alev Akkoyunlu, 5G teknolojisinin meydana getirdiği en önemli 5 siber güvenlik riskini ve bunlara karşı alınması gereken tedbirleri şu şekilde özetliyor: 1. Güvenliği Düşük IoT Cihazları: 5G, güvenlik standartları düşük milyarlarca akıllı cihazı (kameralar, sensörler vb.) ağa bağlayarak saldırı yüzeyini ciddi ölçüde artıracaktır. Bu riski azaltmak için, cihazların varsayılan yönetici şifreleri değiştirilmelidir ve ana ağdan izole edilmek amacıyla "Misafir Ağı" (Guest Network) kullanılmalıdır. 2. "Ağ Dilimleme" (Network Slicing) Riski: Saldırganlar, 5G'nin sanal ağ "dilimlerinden" en zayıf olanını hedef alarak daha önemli dilimlere (örneğin kurumsal veriler) sızabilir. Bu tehlikeye karşı, kurumlar "Sıfır Güven" (Zero Trust) mimarisini benimsemeli ve Bitdefender Mobile Security gibi, şüpheli aktiviteleri ve kötü amaçlı yazılımları tespit edebilen ödüllü bir mobil güvenlik çözümü kullanılmalıdır. 3. Azalan Görünürlük (Gölge 5G): Çalışanların 5G'yi ofis Wi-Fi'ı yerine kullanması, bu trafiği kurumsal denetimin (VPN, Firewall) dışına çıkararak "gölge" bir tehdit alanı yaratır. Bu görünmez riske karşı, şirketler uç nokta (endpoint) korumasını güçlendirmeli, bireysel kullanıcılar ise 5G'de hassas işlemler yaparken mutlaka VPN kullanmalıdır. 4. Daha Hızlı Siber Saldırılar: 5G'nin hızı, saldırganların daha etkin hale gelmesi anlamına gelir. Bu hızla, daha büyük DDoS saldırıları düzenlenebilir ve botnet'ler daha hızlı yayılabilir. Bu tür saldırılara karşı, yapay zeka ve davranışsal analiz kullanarak, proaktif tehdit avı yapan gelişmiş güvenlik çözümleri gereklidir. 5. Yazılım Bağımlılığı ve Tedarik Zinciri Açıkları: Donanımdan ziyade yazılıma (SDN) dayanan 5G, tedarik zinciri saldırılarına ve yazılım zayıflıklarına karşı daha hassastır. Tek bir altyapı zafiyeti milyonlarca kullanıcıyı etkileyebilir. Bu açık karşısında, tüm 5G destekli cihazların (telefonlar, modemler vb.) en güncel yazılım yamalarını alması ve güncellemelerin ertelenmemesi gereklidir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.