Hava Durumu

#Aile Yapısı

giresunsonhaber - Aile Yapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Yapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN BELEDİYESİ’NDE “BOZULAN AİLE DEĞERLERİMİZ” SÖYLEŞİSİ Haber

GİRESUN BELEDİYESİ’NDE “BOZULAN AİLE DEĞERLERİMİZ” SÖYLEŞİSİ

GİRESUN BELEDİYESİ’NDE “BOZULAN AİLE DEĞERLERİMİZ” SÖYLEŞİSİ Giresun Belediyesi, Kadın Birlik Evi’nde “Bozulan Aile Değerlerimiz” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Programda aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine ilişkin değerlendirmeler ele alındı. Konuşmayı, Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Çolak yaptı. GİRESUN — Giresun Belediyesi, Kadın Birlik Evi’nde “Bozulan Aile Değerlerimiz” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Belediyenin paylaşımında, programda aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine dair değerlendirmelerin yapıldığı belirtildi. Belediye, söyleşiye katılan İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Hüseyin Çolak’a teşekkür etti. KONUŞMACI GİRESUN ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ’NDEN Söyleşiyi gerçekleştiren Hüseyin Çolak, Giresun Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde Dr. Öğr. Üyesi olarak görev yapıyor. Üniversitenin akademik personel sayfasında Çolak’ın Temel İslam Bilimleri bölümünde yer aldığı, ayrıca bölüm başkan yardımcılığı görevini yürüttüğü bilgisi yer alıyor. BELEDİYENİN AİLE ODAKLI SOSYAL DESTEK BAŞLIKLARIYLA ÖRTÜŞEN PROGRAM Söyleşi, belediyenin aile ve psikososyal destek başlıklarıyla da örtüşen bir içerik taşıdı. Giresun Belediyesi’nin 2024 performans programında, aile içi iletişimi ve sağlıklı aile yapısına katkı sunmak amacıyla aile danışmanlığı ve psikolog hizmeti verilmesi hedefleri yer alıyor. Aynı belgede yetişkin ve ergen psikoloji danışmanlığı ile çocuklara yönelik terapi hizmetleri de belediyenin sosyal destek başlıkları arasında sıralanıyor. KADIN BİRLİK EVİ SOSYAL ÇALIŞMALARIN ADRESİ OLMAYI SÜRDÜRÜYOR Kadın Birlik Evi’nde düzenlenen söyleşi, belediyenin sosyal ve toplumsal destek odaklı çalışmalarının bir parçası olarak öne çıktı. Program, aile yapısı, toplumsal değerler ve sosyal dayanışma ekseninde yürütülen yerel etkinliklere yeni bir halka ekledi. Bu değerlendirme, belediyenin paylaştığı etkinlik içeriği ile performans programındaki sosyal hizmet hedeflerinin birlikte okunmasına dayanıyor.

OKUL SALDIRILARI SONRASI 'TEMİZ TOPLUM'DAN SON ÇAĞRI Haber

OKUL SALDIRILARI SONRASI 'TEMİZ TOPLUM'DAN SON ÇAĞRI

Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırıları sonrası yaptığı değerlendirmede, “Eğitim sistemi alarm veriyor, gençlik kontrolsüz bir çöküş sürecinde” ifadelerini kullandı. İZMİR (İGFA) - Temiz Toplum Temiz Gelecek Platformu Başkanı Yunus Karakaya, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yaşanan olayların “münferit olmadığını” belirten Karakaya, Türkiye'deki eğitim sistemi, aile yapısı ve toplumsal değerlerde derin bir çöküş yaşandığını öne sürdü. “Değerlerini yitiren bir nesil, geleceğini de yitirir” diyen Karakaya, gençlerin manevi ve kültürel değerlerden kopmasının; şiddet, saygısızlık ve kontrolsüz davranışlar şeklinde tezahür ettiğini dile getirdi. Eğitim müfredatında “adabımuaşeret” dersinin yeniden zorunlu kılınması gerektiğini vurgulayan Karakaya, “Görgü ve saygı kurallarının yokluğunda ne aile yapısı ne de toplum ayakta kalabilir” şeklinde konuştu. Eğitim sistemindeki otorite kaybına da değinen Karakaya, “Geçmişte öğretmenler öğrencileri velilere bildirirdi, bugün ise durum tam tersine döndü. Bu bir gelişim değil, aksine bir çöküştür” değerlendirmesini yaptı. Şiddeti tetikleyen unsurları da sıralayan Karakaya; dijital içerikler, uyuşturucuya erişim kolaylığı, aile bağlarının zayıflaması ve medya içeriklerine dikkat çekerek, “Şiddet bir tesadüf değil, yaşananların bir sonucudur” dedi. TBMM ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Karakaya; okullarda güvenlik önlemlerinin artırılması, değerler eğitiminin zorunlu olması ve medya üzerindeki denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini belirtti. Ailelerin de bu süreçte sorumluluk alması gerektiğini hatırlatan Karakaya, açıklamasını “Bu sadece bir uyarı değil, son çağrıdır. Evlatlarımızı kaybedersek geleceğimizi de kaybederiz” sözleriyle noktaladı.

GİRESUN KENT KONSEYİ’NİN EĞİTİMİNDE BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİ Haber

GİRESUN KENT KONSEYİ’NİN EĞİTİMİNDE BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİ

GİRESUN KENT KONSEYİ’NİN EĞİTİMİNDE BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİNDE OTORİTE VE ŞEFKAT DENGESİ ELE ALINDI Giresun Kent Konseyi’nin düzenlediği eğitim programında, baba-çocuk ilişkisinde otorite ile şefkat arasındaki denge masaya yatırıldı. Yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş’ın verdiği eğitimde, değişen aile yapısı içinde babalığın rolü, otorite anlayışındaki dönüşüm ve çocukla sağlıklı ilişki kurmanın temel başlıkları işlendi. Giresun Kent Konseyi, aile içi iletişim ve ebeveynlik başlığında dikkat çeken bir eğitim programına ev sahipliği yaptı. “Aile Sisteminde Babalık: Otorite ve Şefkat Arasındaki Denge” başlığıyla düzenlenen eğitimde, baba-çocuk ilişkisinin sağlıklı zeminde kurulmasında otorite ile sevgi arasındaki dengenin önemi ele alındı. Programın eğitim bölümünü yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş yürüttü. Eğitimin açılışında konuşan Giresun Kent Konseyi Başkanı Dr. İsmail Cem Feridunoğlu, babalığın yalnızca yön veren ve koruyan bir otorite olarak tanımlanamayacağını söyledi. Feridunoğlu, babanın aynı zamanda güven veren, rehberlik eden ve sevgiyle kuşatan bir şefkat kaynağı olması gerektiğini vurguladı. Baba-çocuk ilişkisinde otorite ile şefkatin birbirine karşıt değil, birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çeken Feridunoğlu, bu dengenin uyum içinde kurulmasının çocuk gelişimi açısından belirleyici olduğunu ifade etti. Programda söz alan Cevdet Maraş ise baba-çocuk ilişkisinin temel dinamiklerini geniş bir çerçevede değerlendirdi. Maraş, geçmişten bugüne otorite kavramında yaşanan değişimi anlatarak, aile yapısındaki dönüşüm, toplumsal roller, iletişim biçimleri ve modern yaşamın etkileri üzerinden babalığın bugünkü konumunu ele aldı. Eğitimde, otoritenin baskı kuran bir yapıdan çok sınır koyan, yön gösteren ve güven inşa eden bir işlev taşıması gerektiği vurgulandı. Maraş, günümüz aile yaşamında şefkatin tek başına yeterli olmadığını, aynı şekilde yalnızca otoriteye dayalı bir yaklaşımın da çocukla sağlıklı ilişki kurulmasını zorlaştırdığını anlattı. Eğitim boyunca, babanın hem duygusal yakınlık kurabilen hem de sınır çizebilen bir dengeyi korumasının çocuk gelişimi açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu. Bu yaklaşımın çocukta güven duygusunu güçlendirdiği, aidiyet hissini desteklediği ve kişilik gelişimine olumlu katkı sunduğu ifade edildi. Eğitimin ilerleyen bölümünde otorite kavramına etki eden faktörler de başlıklar halinde değerlendirildi. Aile içindeki rollerin değişmesi, toplumsal beklentilerin dönüşmesi, çocuk yetiştirme anlayışındaki yenilenme ve iletişim kanallarının farklılaşması, günümüzde babalığın daha çok rehberlik eden ve duygusal bağ kuran bir eksene taşındığını ortaya koyan unsurlar arasında gösterildi. Programın son aşamasında ise aile dizilimi uygulamaları üzerine örneklemeler yapıldı. Sunumda, aile içi ilişkilerin anlaşılması ve ebeveynlik tutumlarının çocuk üzerindeki etkilerinin daha görünür hale gelmesi amacıyla çeşitli değerlendirmelere yer verildi. Katılımcılar, hem teorik anlatım hem de örnek uygulamalar üzerinden konuya ilişkin kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Eğitim programı, geçmiş dönem Giresun Kent Konseyi Başkanı Uğur Karaibrahimoğlu’nun yüksek sosyal pedagog Cevdet Maraş’a çiçek takdim etmesiyle tamamlandı. Program, aile içi iletişim, babalığın değişen anlamı ve çocukla sağlıklı ilişki kurma başlıklarında farkındalık oluşturmayı amaçlayan içeriğiyle dikkat çekti.

GÖRELE'DE  İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ Haber

GÖRELE'DE İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ

GÖRELE’DE SİYASİ HAREKETLİLİK: TUTUKLAMA SÜRECİ SONRASI İKİ MECLİS ÜYESİ CHP’DEN İSTİFA ETTİ Hasbi Dede’nin yürütülen adli soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından Görele’de siyasi dengeleri etkileyebilecek önemli bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Halk Partisi listesinden belediye meclisine seçilen iki isim, yaptıkları yazılı açıklamalarla partilerinden istifa ettiklerini kamuoyuna duyurdu. Görele Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Gürel ile Meclis Üyesi ve Bağımsız Belediye Başkan Vekili Adayı Av. Fırat İmat, istifa metinlerinde ortak bir çerçeve ortaya koyarak kararlarının “vicdani ve ahlaki sorumluluk” kapsamında alındığını belirtti. Her iki isim de, devam eden adli sürecin toplum vicdanında rahatsızlık oluşturduğunu, İçişleri Bakanlığı’nın görevden uzaklaştırma kararına rağmen mensubu oldukları parti tarafından kamu vicdanını rahatlatacak açık ve net bir siyasi duruş sergilenmediğini düşündüklerini ifade etti. Açıklamalarda, siyasi sorumluluğun yalnızca hukuki sürecin sonucunu beklemekle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kamu vicdanını gözetme yükümlülüğünü de içerdiği vurgulandı. Gürel ve İmat, Görele halkının onuru, aile yapısı ve gençlerin güvenliğinin her türlü siyasi bağlılığın üzerinde olduğunu belirterek CHP üyeliğinden istifa ettiklerini, ancak belediye meclisindeki görevlerini bağımsız olarak sürdüreceklerini açıkladı. İki meclis üyesinin bağımsız statüye geçmesi, belediye meclisindeki çoğunluk aritmetiğini ve olası oylamalardaki blok dengelerini doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki dönemde alınacak kararların hangi dağılımla şekilleneceği ve yerel siyasette oluşabilecek yeni ittifak zeminleri, Görele’de siyasi sürecin yönünü belirleyecek temel unsurlar arasında görülüyor.

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki çocukların yüzde 76’sı ekonomiden endişeli Haber

Prof. Dr. Semerci: Türkiye’deki çocukların yüzde 76’sı ekonomiden endişeli

Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı tarafından Bursa'da düzenlenen etkinlikte konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, Türkiye'deki çocukların yaşadığı kaygılar üzerine araştırma verilerini sundu. Semerci, çocukların %76'sının ekonomik zorluklardan dolayı endişeli olduğunu ifade etti. BURSA (İGFA) - Nilüfer Belediyesi ve Tarih Vakfı işbirliğinde gerçekleştirilen “Tarih Buluşmaları” etkinliği, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü vesilesiyle bir toplantı düzenledi. Nazım Hikmet Kültürevi'nin ev sahipliği yaptığı etkinlikte, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, “Çoklu Krizler Çağı’nda Çocuğun İyi Olma Halini Düşünmek” başlığıyla bir sunum yaptı. ​Şanlıurfa ve İstanbul’da yürüttükleri araştırmanın sonuçlarını katılımcılara aktaran Semerci, bugünün çocuklarının önceki nesillere nazaran daha fazla kaygı ve baskı altında olduğuna işaret etti. “Bizim çocukluğumuz ile şimdiki çocuk olma hali aynı değil” şeklinde konuşan Semerci, dijitalleşme, küresel krizler, çocukların yetiştiği çevre ve aile yapısı gibi unsurların bugünün çocuklarını farklı bir gerçekliğe yönlendirdiğini belirtti. Çocukların artık geleceğe dair endişeli olduğunu ifade eden Semerci, “Çocuk olmanın belki de en temel özelliği bu endişeleri daha az hissetmektir. Düşünmemektir, özgürce hayal kurabilmektir. Bunları kaybediyoruz” dedi. Savaş raporlarına göre, çocukların %76'sı ekonomik durumdan dolayı endişeli, %72'si ailelerinden birine bir şey olmasından korkuyor ve %64'ü gelecek planlarının gerçekleşmeyeceğinden dolayı kaygılı. ÇOCUK İŞÇİLİĞİ AYDINLATILMALI Çocuk işçi ölümleriyle yüzleşmek zorunda olduğumuzu hatırlatan Semerci, meselenin acil bir şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti. Çocuk işçiliğinin Türkiye'nin çözmesi gereken önemli bir sorun olduğunu vurgulayan Semerci, “Büyük bir sorunlar yumağından bahsediyoruz ve bu sorunları tek başımıza çözemeyiz. Her ebeveyn kendi çocuğunu çalışan bir çocuk olarak hayal etmiyor. Bu gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor” dedi. ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ SINAV BASKISI VE ETKİSİ Eğitim sisteminin çocuklar üzerindeki sınav baskısını artırdığını ve bunun yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürdüğünü belirten Semerci, araştırmanın bu konunun da altını çizdiğini ifade etti. Semerci, sistemin artık sadece sınav odaklı hale geldiğini, sınavlarda başarısız olanların sistem dışında kaldığını ve bunun da kimseyi ilgilendirmediğini söyledi. Bu sınav odaklı baskı nedeniyle çocukların sanat ve spor etkinliklerinden uzaklaştıklarını belirten Semerci, her şeyin ikinci plana atılmasının, sevdikleri bir şeyden vazgeçmek anlamına geldiğine dikkat çekti. Sorunların ancak işbirliği ile çözülebileceğini söyleyen Semerci, eğitimin her çocuğun kendi yetenekleri doğrultusunda gelişmesine olanak tanıması ve sadece akademik başarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Dijitalleşmenin çocuklar için bir sosyalleşme alanı sunduğunu belirten Semerci, buradaki riskleri en aza indirmek için çaba gösterilmesi gerektiğini işaret etti. Semerci, ebeveynlerin de dijital okuryazarlık becerilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.