Hava Durumu

#Aile

giresunsonhaber - Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE: Haber

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE:

GİRESUN’UN FINDIK HİKÂYESİ TRT BELGESEL’DE: “HASAT VAKTİ” ESPİYE’DEN TÜRKİYE’YE SESLENECEK Giresun’da fındığın yalnızca bir tarım ürünü değil; gurbeti, ana ocağını, aile dayanışmasını ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşam kültürünü nasıl bir araya getirdiği TRT Belgesel ekranlarına taşınıyor. “Hasat Vakti – Fındık” belgeseli, Espiye’de yaşayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze ile çocukları ve torunlarının her hasat döneminde yeniden aynı bahçede buluşmasının hikâyesini anlatacak. Gündüz fındık dalları arasında verilen emek, akşam aynı sofrada giderilen hasret ve Giresun’dan İstanbul ile Gebze’ye uzanan aile yaşamı, 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de TRT Belgesel’de izleyiciyle buluşacak. TRT’nin güncel yayın akışında da “Hasat Vakti”nin pazar akşamı saat 20.00’de ekrana geleceği duyuruluyor. (TRT Belgesel) BİR FINDIK BAHÇESİNDEN ÇOK DAHA FAZLASI Karadeniz’in yeşil dağlarının arasında, Giresun’un Espiye ilçesinde yaşayan 90 yaşındaki Nesibe Teyze, yaşamının büyük bölümünü bu topraklarda geçirdi. Bugün hayatını yalnız sürdüren Nesibe Teyze’nin evi ve fındık bahçesi ise yılın belirli bir döneminde yeniden kalabalıklaşıyor. Çocukları ve torunları, hayatlarını farklı şehirlerde sürdürseler de fındık hasadı başladığında ana ocağına geri dönüyor. Giresun’dan İstanbul’a, Gebze’ye uzanan farklı hayatlar, her yıl yaklaşık bir aylığına yeniden aynı bahçede birleşiyor. “Hasat Vakti – Fındık” işte tam da bu buluşmanın hikâyesini anlatıyor. Giresun Valiliğinin duyurusunda da yapımın merkezinde Nesibe Teyze ile çocukları ve torunlarının hasat döneminde ana ocağında yeniden bir araya gelişinin bulunduğu belirtiliyor. Aynı bilgiler bölgedeki yayınlarda da aktarıldı. (Giresun İleri Gazetesi) GÜNDÜZ BAHÇEDE EMEK, AKŞAM AYNI SOFRADA HASRET Belgeselin anlatısında fındık yalnızca daldan toplanan ve ekonomiye kazandırılan bir ürün olarak ele alınmıyor. Sabah başlayan hasatla birlikte aile üyeleri bahçeye giriyor. Gün boyunca fındık dallarının arasında çalışma sürerken yıllardır farklı şehirlerde yaşayan aile bireyleri yeniden aynı emeğin parçası oluyor. Akşam olduğunda ise bahçedeki çalışma yerini aile sofrasına bırakıyor. Bir yıl boyunca birbirinden uzakta yaşayan insanlar, hasat sayesinde yeniden yan yana geliyor; aynı sofraya oturuyor, geçmişi konuşuyor ve hasret gideriyor. Bu yönüyle yapım, “fındık hasadı” üzerinden Karadeniz’deki aile, göç ve memlekete dönüş kültürünü anlatan bir insan hikâyesine dönüşüyor. GURBETTEN ANA OCAĞINA DÖNÜŞ Fındık sezonu özellikle Giresun ve Doğu Karadeniz’de uzun yıllardır yalnızca tarımsal takvimin bir dönemi değil, aynı zamanda gurbetçilerin memlekete dönüş zamanı olma özelliğini taşıyor. İstanbul, Kocaeli, Bursa, Ankara ve Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan çok sayıda Karadenizli aile, ağustos ve eylül aylarında fındık bahçelerine dönüyor. “Hasat Vakti – Fındık” da bu toplumsal hareketliliği tek bir ailenin hayatı üzerinden izleyiciye aktarıyor. Nesibe Teyze’nin çocukları ve torunlarının İstanbul ve Gebze’den Espiye’ye uzanan yolculuğu, aslında binlerce Giresunlu ailenin her fındık mevsiminde yaşadığı dönüşün küçük fakat güçlü bir örneğini oluşturuyor. 90 YAŞINDAKİ NESİBE TEYZE HİKÂYENİN MERKEZİNDE Belgeselin merkezinde Nesibe Destek bulunuyor. Tanıtım afişinde Nesibe Destek ile birlikte aileden Ali Destek, Kerim Destek, Sündüs Destek, Hacer Destek, Burcu Destek ve Cansu Destek de yer alıyor. Böylece yapım, farklı kuşakları tek bir bahçede buluşturarak fındığın bir aile içerisinde yıllar boyunca nasıl ortak hafızaya dönüştüğünü gösterecek. Nesibe Teyze’nin yaşamı üzerinden bir taraftan yaşlı bir Karadeniz kadınının toprakla kurduğu bağ, diğer taraftan çocuklarının ve torunlarının gurbet hayatı anlatılacak. Bu nedenle ekrana gelecek hikâyenin başrolünde sadece fındık değil, 90 yıllık bir yaşam ve o yaşamın etrafında yeniden birleşen bir aile bulunuyor. FINDIK, AİLEYİ YILDA BİR KEZ YENİDEN TOPLUYOR Belgeselin en güçlü anlatı noktalarından biri de hasadın aile içerisindeki birleştirici rolü. Yıl içerisinde işleri, eğitimleri ve yaşamları nedeniyle farklı şehirlerde bulunan aile bireyleri, fındık zamanı geldiğinde günlük hayatlarını bir süreliğine geride bırakıyor. Bahçe yeniden ortak çalışma alanına, aile evi yeniden buluşma noktasına dönüşüyor. Bu nedenle fındık hasadı yalnızca ürünün toplanması anlamına gelmiyor. Bahçeye giren her aile bireyi, aynı zamanda geçmiş kuşaklardan devralınan bir çalışma biçiminin devamına katılıyor. Gündüz bahçede fındık toplanırken akşam aile fertlerinin aynı sofrada bir araya gelmesi, belgeselin ana duygusal eksenini oluşturuyor. (Giresun İleri Gazetesi) FINDIĞIN ARKASINDAKİ İNSAN HİKÂYESİ EKRANA GELECEK Fındık çoğu zaman rekolte, fiyat, randıman, ihracat ve piyasa rakamları üzerinden gündeme geliyor. “Hasat Vakti – Fındık” ise ürünün arkasındaki insana odaklanıyor. Bir kilogram fındığın arkasında; bahçeye giren aileleri, yıllar sonra memlekete dönen gurbetçileri, yaşlı anne ve babaları, torunları, imece kültürünü ve hasat sonunda kurulan sofraları görünür hale getiriyor. Böylece fındığın ekonomik değerinin yanında Giresun’un sosyal yaşamındaki yeri de Türkiye çapında bir belgeselle anlatılmış olacak. KAMERA ESPİYE’NİN DOĞASINI DA KAYDA ALDI Belgeselin önemli unsurlarından birini de Giresun’un doğal coğrafyası oluşturuyor. Karadeniz’in dağlarla çevrili köyleri, eğimli fındık bahçeleri, geleneksel yaşamın sürdüğü kırsal alanlar ve hasat ortamı, aile hikâyesinin doğal dekorunu oluşturacak. TRT Belgesel’in “Hasat Vakti” yapımı zaten insan hikâyeleriyle üretim süreçlerini bir araya getiren bir anlatı üzerine kuruluyor. TRT Belgesel’in resmi sitesinde de “Hasat Vakti” kanalın öne çıkan programları arasında yer alıyor. (TRT Belgesel) YAPIMIN ARKASINDA GENİŞ BİR TRT EKİBİ VAR “Hasat Vakti – Fındık” bölümünün yönetmenliğini Ebru Çakırkaya, yapımcılığını Güven Aksu, görüntü yönetmenliğini ise Mazlum Demirbağ üstleniyor. Tanıtım afişinde yapım ekibi şöyle yer alıyor: Kamera asistanı Hüseyin Şahin, havadan çekim Bekir İren, ışık Haluk Döner ve Aziz Aslan, ses Cemal Ensari, kurgu Serap Mutlu, renk düzenleme Nuri Leblebici, müzik Hünkar Demirbağ, ses tasarım Nuri Aykurt, ses efekt editörü Melih Gündüz. Danışmanlık görevlerini Dilek Çamcı, Canan Ekizoğlu ve Engin Ayyıldız, idari yapımcılığı Murat Alaca, ulaşım görevlerini Aykut Üngör ve Hüseyin Soylu, proje koordinatörlüğünü ise Nurullah Dinçer üstleniyor. Yapım TRT İç Yapımlar ve TRT Belgesel imzasıyla ekrana gelecek. GİRESUN BU KEZ FINDIĞIN İNSAN YÜZÜYLE EKRANDA Belgesel aynı zamanda Giresun açısından önemli bir tanıtım fırsatı sunuyor. Türkiye’nin fındık denildiğinde ilk akla gelen kentlerinden biri olan Giresun, bu kez ürününün yalnızca ekonomik yönüyle değil, fındığın etrafında oluşan yaşam kültürüyle Türkiye’ye anlatılacak. Espiye’den ekrana taşınan hikâye; bir annenin çocuklarını bekleyişini, gurbetçilerin memlekete dönüşünü, ailece yapılan hasadı ve ortak sofranın taşıdığı anlamı bir araya getiriyor. Ortaya çıkan tablo, Karadeniz’de fındığın insanların hayatına ne kadar derinden yerleştiğini gösteriyor. 6 EYLÜL PAZAR SAAT 20.00’DE TRT’nin resmi yayın akışı da 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de “Hasat Vakti”nin yeni bölümünün TRT Belgesel ekranında olacağını doğruluyor. (TRT Belgesel) Giresun’un Espiye ilçesinden başlayıp İstanbul ve Gebze’ye kadar uzanan bir ailenin hikâyesi böylece Türkiye’nin ekranına taşınacak. “Hasat Vakti – Fındık”, fındığın daldan sepete uzanan yolculuğundan çok daha fazlasını; bir annenin etrafında yeniden toplanan çocukları, gurbetten dönüşü, aile dayanışmasını ve Giresun’da hasadın nesiller boyunca taşıdığı anlamı anlatacak. 90 yaşındaki Nesibe Teyze’nin ana ocağında birleşen üç kuşağın hikâyesi, 6 Eylül Pazar günü saat 20.00’de TRT Belgesel’de.

AİLEDE DUYGUSAL DAYANIKLILIK İÇİN ÜÇ KURUMDAN İŞ BİRLİĞİ Haber

AİLEDE DUYGUSAL DAYANIKLILIK İÇİN ÜÇ KURUMDAN İŞ BİRLİĞİ

AİLEDE DUYGUSAL DAYANIKLILIK İÇİN ÜÇ KURUMDAN İŞ BİRLİĞİ Giresun’da kadın Kur’an kursu öğreticilerine yönelik düzenlenen seminerde, aile bireylerinin stres, kaygı ve zorlayıcı yaşam olayları karşısında birbirlerine destek olma becerilerinin güçlendirilmesi ele alındı. Giresun İl Müftülüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Türk Kızılay Giresun İl Başkanlığı iş birliğinde “Ailede Duygusal Dayanıklılık” semineri gerçekleştirildi. Kızılay Kadın Giresun İl Koordinatörlüğü koordinesinde, İl Müftülüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. AİLE DEĞERLERİNİN KORUNMASI İÇİN ORTAK ÇALIŞMA Seminerin açılış konuşmasını yapan Türk Kızılay Kadın Giresun İl Başkanı Reyhan Pirdal, aile değerlerinin korunmasına yönelik kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Pirdal; ortak eğitimler, istihdam çalışmaları ve gönüllülük faaliyetleri kapsamında birçok etkinlik gerçekleştirdiklerini belirterek bu yöndeki çalışmaların devam edeceğini ifade etti. “EBEVEYNLERİN TUTUMU ÇOCUKLARA MODEL OLUYOR” Programda konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Uzman Psikoloğu Duygunur Tiryaki Kesikoğlu, aile içinde karşılaşılan zorluklar ve kriz dönemlerinde duygusal dayanıklılığın hayati önem taşıdığını söyledi. Duygusal dayanıklılığın aile hayatında hiç sorun yaşamamak anlamına gelmediğini vurgulayan Kesikoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Duygusal dayanıklılık, aile hayatında hiç zorluk yaşamamak veya stresten tamamen uzak kalmak değildir. Aksine yaşanan olumsuzlukların ve krizlerin ardından aile üyelerinin birbirlerine güvenerek ve destek olarak yeniden toparlanabilme becerisidir. Anne ve babaların stres ve zorlayıcı yaşam olayları karşısında sergiledikleri çözüm odaklı tutum, çocuklar için doğrudan bir öğrenme modeli oluşturmaktadır. Bu tutum, çocukların gelecekte kendi hayatlarında gösterecekleri direncin de temelini atmaktadır.” AÇIK İLETİŞİM VE GÜVEN VURGUSU Aile bireylerinin yaşadıkları sıkıntıları biriktirmeden paylaşmalarının önemine işaret eden Kesikoğlu, ortak sorun çözme yöntemleri geliştirilmesi ve aile içindeki güven duygusunun korunması gerektiğini belirtti. Kesikoğlu, açık iletişim ve karşılıklı desteğin zor dönemlerin aşılmasında ve aile bütünlüğünün korunmasında en büyük güvence olduğunu kaydetti. Seminere İl Müftü Yardımcıları Sibel Gül Ülker ve Adem Orhan’ın yanı sıra vaizler, Kur’an kursu öğreticileri ve Kızılay gönüllüleri katıldı.

ANNELER GÜNÜNDE ÖZEL BİREYLER VE AİLELERİ KAHVALTIDA BULUŞTU Haber

ANNELER GÜNÜNDE ÖZEL BİREYLER VE AİLELERİ KAHVALTIDA BULUŞTU

ANNELER GÜNÜNDE ÖZEL BİREYLER VE AİLELERİ KAHVALTIDA BULUŞTU Giresun’da Anneler Günü kapsamında özel bireyler ve ailelerine yönelik kahvaltı programı düzenlendi. Giresun Valisi Mustafa Koç ile eşi Neslihan Gül Koç’un katıldığı programda annelerin fedakârlığı ve aile dayanışmasının önemi öne çıktı. Giresun’da Anneler Günü dolayısıyla özel bireyler ve aileleri kahvaltı programında bir araya geldi. Giresun Valisi Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç’un katılımıyla gerçekleştirilen programda, özel bireylerin aileleriyle birlikte sosyal yaşamın içinde daha görünür olması ve annelerin emeklerinin hatırlatılması amaçlandı. Programa Giresun Milletvekilleri Prof. Dr. Nazım Elmas, Ali Temür ve Ertuğrul Gazi Konal da katıldı. İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, Temmuz 2025’ten bu yana Giresun İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan Kıdemli Albay Nihat Özkök ve İl Genel Meclisi Başkanı Ahmet Şahin de programda yer aldı. AİLELERLE YAKINDAN İLGİLENİLDİ Kahvaltı programında özel bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenildi. Anneler Günü vesilesiyle düzenlenen buluşma, özel gereksinimli bireylerin aileleriyle birlikte desteklenmesi ve annelerin toplumsal hayattaki emeğinin görünür kılınması açısından anlamlı bir etkinlik oldu. Giresun’da özel gereksinimli bireylere yönelik sosyal destek çalışmaları Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile bağlı kuruluşlar üzerinden yürütülüyor. Keşap Engelsiz Yaşam, Bakım, Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü’nün daha önce Giresun Kalesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği kahvaltı programına kurum bünyesinde hizmet alan 48 özel gereksinimli birey ile personel katılmıştı. ANNELER GÜNÜNDE DAYANIŞMA VURGUSU Program, Anneler Günü’nde özel bireylerin aileleriyle birlikte kamusal dayanışma içinde desteklenmesi bakımından dikkat çekti. Giresun’da sosyal hizmet kuruluşları, özel gereksinimli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya ve ailelerin sosyal hayata katılımını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Vali Mustafa Koç ve eşi Neslihan Gül Koç, daha önce de kadınlar, aileler, engelli bireyler ve sosyal destek başlıklarında çeşitli ziyaret ve programlara katılmıştı. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında koruyucu aile, engelli bireye sahip aile ve şehit ailesi ziyaret edilmişti. Anneler Günü buluşması, özel bireyler ve ailelerinin yalnız olmadığını gösteren sosyal dayanışma programları arasında yer aldı.

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var! Haber

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var!

Son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendiren Dr. Berat Dağ, “Özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. İstatistiksel veriler üzerinden genel tabloyu yorumlayan Dr. Dağ, “İstatistiksel verilere bakıldığı zaman suça sürüklenen çocukların oranında çok ciddi bir yükseliş eğilimi olduğunu görmek mümkündür. Dolayısıyla özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. OKUL İKLİMİ GÜVEN VE ADALET ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ Okul ikliminin şiddet oranları üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Dağ, “Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir.” diye konuştu. Rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkinliğine de değinen Dr. Dağ, “Burada rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkin bir şekilde bu süreci yürütmesi söz konusudur. Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. Bu iş birliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir.” ifadesinde bulundu. AİLE VE OKUL EŞGÜDÜMLÜ HAREKET ETMELİ Aile içi iletişim biçimleri ve ebeveyn tutumlarının okul şiddetine etkisine ilişkin değerlendirmesinde Dr. Dağ, “Diğer toplumsal kurumlarda olduğu gibi, aile ve eğitim kurumu da eşgüdümlü bir etkileşim dâhilinde süreklileşir. Yani ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritiktir.” Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Dağ, “Toplumsal düzeyde yoğunlaşan bir kutuplaşma sürecinden söz etmek mümkündür. Bugün hemen her konuda bireylerin ve grupların uzlaşmaz taraflar haline geldiği örnekler çoktur. Bu da insanların güvensizlik, korku, öfke, sevgisizlik ve saygısızlık temelli şedit yönelimlere hızla yönelebildiğini göstermektedir. Gençlerin bu toplumun önemli parçalarından biri olduğu fark edildiğinde mevcut şiddet sarmalından etkilenmemesi düşünülemez.” diye konuştu. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin olarak ise Dr. Dağ, “Siber zorbalık ve okul içi fiziksel şiddet arasında birbirini karşılıklı bir şekilde etkileyen bir bağ olduğu düşünülebilir. Bu bağlamda siber ortamda zorbalık yapmayı normalleştiren birinin fiziksel şiddete de başvurması beklenebilir. Aynı şekilde sorunlarını fiziksel şiddetle çözmeye çalışan bireylerin siber zorbalığa yönelme ihtimali de güçlüdür.” dedi. Tekil vakalar söz konusu olsa dahi her iki alanda da önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Dr. Dağ, “Diğer taraftan bu ihtimaller gerçekleşmese dahi tekil olarak fiziksel şiddeti olduğu kadar siber zorbalığı da önleyici tedbirler almak şarttır.” ifadesinde bulundu. GENÇLERİ YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK GEREKİYOR Gençlerin toplumun sürekliliğini sağlayan en önemli grup olduğunu vurgulayan Dr. Dağ, “Gençler, toplumsal sürekliliği sağlayan en önemli gruptur. O bağlamda toplumların geleceğinin şekillenmesinde gençlerin şu anki durumu belirleyici olacaktır. Dolayısıyla toplumda süregelen kuşaklar arasındaki arzu uyuşmazlıklarının nedenlerini yargılamaktan çok anlamaya çalışmak sahici bir adım olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

ELVAN IŞIK GEZMİŞ İDDİALARA YANIT VERDİ Haber

ELVAN IŞIK GEZMİŞ İDDİALARA YANIT VERDİ

ELVAN IŞIK GEZMİŞ İDDİALARA YANIT VERDİ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Görele’de 8 Şubat’ta yaşanan olay ve Elif Tuana Torun’un hayatını kaybetmesinin ardından kamuoyunda gündeme gelen iddialara ilişkin açıklama yaptı. Gezmiş, aileye “şikâyetten vazgeçin” yönünde herhangi bir telkinde bulunmadığını söyledi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, kamuoyunda tartışma yaratan süreçle ilgili sessizliğini bozdu. Gezmiş, yaptığı açıklamada hem devam eden yargı sürecine saygı duyduğu hem de acılı ailenin yaşadığı kaybın daha fazla tartışma konusu yapılmaması için bugüne kadar ayrıntılı değerlendirmede bulunmadığını belirtti. Gezmiş, son günlerde şahsıyla ilgili ortaya atılan iddialar üzerine kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapma gereği duyduğunu ifade etti. Açıklamasında, amacının aileyle herhangi bir tartışmanın parçası olmak değil, yanlış bilgileri düzeltmek ve Elif Tuana Torun’un hatırasına saygısını yinelemek olduğunu vurguladı. GÖRELE’YE ACİL ÇAĞRI ÜZERİNE GİTTİĞİNİ SÖYLEDİ Elvan Işık Gezmiş, 8 Şubat gecesi Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede’den acil bir konu olduğu bilgisiyle telefon aldığını ve bunun üzerine Görele’ye gittiğini açıkladı. O gece daha sonra kamuoyuna yansıyan yazışmalar ve teknik detaylar hakkında bilgi sahibi olmadığını belirten Gezmiş, yaşananları anlamaya çalıştıklarını kaydetti. AİLEYE TELKİN İDDİASINI REDDETTİ Gezmiş, olayın ayrıntıları netleşmeden önce önceliklerinin mağdur aileye insani destek vermek olduğunu söyledi. Bu kapsamda yapılan ziyaretin kalabalık bir ortamda ve çok sayıda kişinin huzurunda gerçekleştiğini ifade eden Gezmiş, ziyaret sırasında ya da sonrasında aileye veya aile fertlerinden herhangi birine “şikâyetinden vazgeçmesi” yönünde bir söz söylemediğini ve telkinde bulunmadığını açıkladı. Merhume Elif Tuana Torun’un babasıyla ne ziyaret sırasında ne de sonrasında herhangi bir karşılaşmasının olmadığını da dile getiren Gezmiş, bu yöndeki iddiaları da reddetti. “SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIM” Elif Tuana Torun’un hayatını kaybetmesinin kendilerini derinden sarstığını belirten Gezmiş, olay sırasında resmî yurt dışı görevinde bulunduğunu, buna rağmen Giresun Valisi ve Emniyet Müdürü ile iletişim halinde kalarak süreci yakından izlediğini kaydetti. Gezmiş, açıklamasının sonunda hem 8 Şubat’ta yaşanan olayın hem de sonrasında meydana gelen ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirterek sürecin takipçisi olacağını söyledi. Açıklamada, Elif Tuana Torun’un hatırasına saygı gösterilmesi ve ailesinin acısının incitilmemesi çağrısı da yer aldı.

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI İNAN TAŞGÖZ’DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİLER Haber

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI İNAN TAŞGÖZ’DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİLER

İYİ PARTİ GİRESUN İL BAŞKANI İNAN TAŞGÖZ’DEN HÜKÜMETE SERT ELEŞTİRİLER İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, 1 Nisan 2026 tarihli basın açıklamasında hükümetin iç ve dış politikalarını sert sözlerle eleştirdi. Taşgöz, NATO yapılanmaları, dış politika, güvenlik, eğitim, aile, uyuşturucu ve enerji başlıklarında partisinin görüşlerini ve çözüm önerilerini sıraladı. İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, yayımladığı basın açıklamasında hükümetin iç ve dış politikadaki uygulamalarını eleştirdi. Taşgöz, açıklamasında özellikle Adana ve İstanbul’da planlandığını belirttiği NATO karargâhları üzerinden “millî egemenlik” vurgusu yaptı. Taşgöz, “Ülkemiz bugün kritik bir yol ayrımında bulunuyor. Hükümetin vizyonsuz politikaları ulus-devletimizi ve Cumhuriyetimizi büyük bir tehditle karşı karşıya bırakıyor. İYİ Parti olarak milletin aklına ve vicdanına sesleniyoruz” dedi. NATO KARARGÂHLARI TEPKİSİ Taşgöz, açıklamasında Adana’daki 6. Kolordu Komutanlığı’nın NATO Çokuluslu Kolordu Karargâhı’na dönüştürülmesine yönelik çalışmaları ve İstanbul Anadolukavağı/Beykoz’da kurulacağını ifade ettiği NATO Deniz Unsur Komutanlığı’nı “millî egemenliğe en büyük tehdit” olarak niteledi. Taşgöz, bu durumu İran gerilimi ve PKK tehdidi sürerken “topraklarımızı, ordumuzu ve Boğaz’ımızı yabancı komutaya açmak” olarak değerlendirdi. İYİ Parti’nin bu başlıktaki çözüm önerisini de açıklayan Taşgöz, “Bu çokuluslu karargâhlar derhal iptal edilsin. 6. Kolordu ve Boğaz’daki birlikler tamamen Türk komutasında güçlendirilsin. Türk Paktı ile Azerbaycan, KKTC ve diğer Türk devletleriyle bağımsız millî savunma ittifakı oluşturalım” ifadelerini kullandı. DIŞ POLİTİKA VE İRAN KRİZİ Taşgöz, hükümetin İran-ABD-İsrail geriliminde “duygusal ve hesapsız adımlar” attığını savundu. Açıklamada, Türkiye’nin tarafsızlık ilkesinden uzaklaştırıldığı görüşü dile getirildi. Bu başlıkta partisinin yaklaşımını da açıklayan Taşgöz, “Tarafsızlığımızı koruyalım. Türk Paktı’nı hemen hayata geçirelim ve ‘Türk’ün kanı Türk’ün kanıdır’ ilkesiyle millî, bağımsız bir dış politika izleyelim” dedi. GÜVENLİK, UYUŞTURUCU VE EĞİTİM MESAJLARI Taşgöz, açıklamasında sokak güvenliği ve şiddet olaylarına da yer verdi. Sokakların çetelere ve mafyaya teslim edildiğini öne süren Taşgöz, “Güvenli Sokaklar” projesiyle emniyet ve jandarmanın güçlendirilmesini, şiddet faillerine ise caydırıcı cezalar uygulanmasını istedi. Gençlerin uyuşturucu tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirten Taşgöz, “Millî Gençlik Kalkanı” projesiyle okullarda bilinç, spor ve ahlak eğitiminin güçlendirilmesini, hudutların sıkı şekilde korunmasını ve uyuşturucu tacirlerine sıfır tolerans gösterilmesini savundu. Eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerinde ise müfredatın Türk tarihi ve Türk dünyası değerleriyle yeniden şekillendirilmesini isteyen Taşgöz, her okulda “Türk Gençliği Ahlak ve Dayanışma” dersinin zorunlu hale getirilmesini önerdi. AİLE, KADIN CİNAYETLERİ VE ENERJİ BAŞLIKLARI Taşgöz, açıklamasında aile yapısındaki bozulma ve kadın cinayetlerine de değindi. “Türk Ailesi Destek Paketi” ile doğurganlığın teşvik edilmesini, “Türk Kadını Koruma Yasası” çıkarılmasını ve aile içi şiddete sıfır tolerans uygulanmasını istedi. Enerji politikalarıyla ilgili olarak da sert eleştirilerde bulunan Taşgöz, enerji kaynaklarının yabancı şirketlere bırakıldığını savundu. Bu alanda “Türk Enerji Bağımsızlık” projesinin hayata geçirilmesini ve neo-kolonyal tehditlere karşı “Türk Medeniyet Projesi”nin başlatılmasını önerdi. AÇIKLAMAYI ÇAĞRIYLA TAMAMLADI Taşgöz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bu çöküşü ancak millî bir irade durdurabilir. İYİ Parti olarak Cumhuriyetimizi, Türk milletini ve memleketimizi,daha iyi yarınlara taşımak adına buradayız. Yaşasın Türk Milleti! Yaşasın Büyük ve müreffeh Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın Adalet ve Hürriyet!” İYİ Parti Giresun İl Başkanlığı da açıklamada Giresunluları bu duruş etrafında birleşmeye ve destek vermeye davet etti.

GÖRELELİ GENÇ KIZ GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI Haber

GÖRELELİ GENÇ KIZ GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI

GÖRELELİ GENÇ KIZ GÖZYAŞLARIYLA UĞURLANDI Görele’de geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitiren 16 yaşındaki Tuana Torun, bugün son yolculuğuna uğurlandı. Beyin ölümü gerçekleşen genç kızın organları ailesinin kararıyla bağışlandı. Giresun’un Görele ilçesinde geçirdiği trafik kazasının ardından yaşamını yitiren 16 yaşındaki Tuana Torun, bugün düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi. Daha önce Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede hakkında ortaya atılan taciz iddiası nedeniyle kamuoyunda gündeme gelen Tuana Torun, 5 gün önce yaşanan kazada ağır yaralanmıştı. Hastanede tedavi altına alınan genç kızın beyin ölümünün gerçekleşmesinin ardından ailesi organ bağışı kararı aldı. CENAZE HASANAĞA CAMİİ’NE GETİRİLDİ Organ bağış sürecinin tamamlanmasının ardından Tuana Torun’un cenazesi hastaneden alınarak Görele ilçe merkezindeki Hasanağa Camii’ne getirildi. Cenaze töreninde anne Nuray Torun, kızının tabutu başında fotoğrafına sarılarak gözyaşı döktü. Acılı annenin zaman zaman fenalaştığı görüldü. ÖĞLE NAMAZININ ARDINDAN UĞURLANDI Tuana Torun için bugün öğle namazının ardından cenaze namazı kılındı. Törene Görele Kaymakamı İbrahim Civelek, İl Özel İdare Genel Sekreteri Tolga Erener, baba Ahmet Torun, aile yakınları, Görele Anadolu Lisesi’nden arkadaşları ve öğretmenleri katıldı. Görele’de büyük üzüntüye neden olan genç kızın ölümü, ilçede derin bir yas bıraktı.

BULANCAK’TA SANATA YENİ YUVA: ÖNER ERİŞ SANAT AKADEMİSİ’NİN TEMELİ ATILDI Haber

BULANCAK’TA SANATA YENİ YUVA: ÖNER ERİŞ SANAT AKADEMİSİ’NİN TEMELİ ATILDI

BULANCAK’TA SANATA YENİ YUVA: ÖNER ERİŞ SANAT AKADEMİSİ’NİN TEMELİ ATILDI Bulancak Belediyesi, ilçenin kültür ve sanat hayatına yeni bir merkez kazandıracak Öner Eriş Sanat Akademisi için temel attı. Merhum Belediye Başkanı Öner Eriş’in adını taşıyacak akademi, tamamlandığında müzikten resme farklı sanat dallarında eğitim verecek. BULANCAK – Bulancak’ta kültür ve sanat alanında yeni bir yatırımın temeli atıldı. Bulancak Belediyesi, Öner Eriş Sanat Akademisi için düzenlenen törenle ilçenin sanat altyapısına yeni bir adım ekledi. Züfer Mustafa Eriş Ortaokulu yanında, aile tarafından bağışlanan arsa üzerine inşa edilecek akademinin temel atma törenine Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, belediye başkan yardımcıları, belediye birim müdürleri, aile yakınları ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, akademinin yalnızca bir bina değil, Bulancak’ın kültür ve sanat hayatına uzun yıllar hizmet edecek kalıcı bir yatırım olduğunu söyledi. Sıbıç, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir” sözünü hatırlatarak, merhum Belediye Başkanı Öner Eriş’in adını yaşatacak bu projenin ilçe için önemli bir değer taşıdığını vurguladı. ARSA BAĞIŞINA PLAKETLE TEŞEKKÜR Başkan Sıbıç, akademinin yapılacağı arsayı bağışlayan merhum Öner Eriş’in kardeşleri Abdullah Eriş ve Gülsen Erdoğan’a teşekkür etti. Törende aileye plaket takdim edildi. “EFSANE BAŞKAN”IN ADI SANATLA YAŞAYACAK Bulancak’ta 1984-2004 yılları arasında dört dönem belediye başkanlığı yapan ve ilçede “Efsane Başkan” olarak anılan merhum Öner Eriş’in adını taşıyacak akademi, kentin kültürel hafızasında da özel bir yer tutacak. Akademide müzik, resim ve farklı sanat dallarında eğitimlerin verileceği atölyeler yer alacak. Proje, başta gençler olmak üzere ilçedeki tüm vatandaşların kullanımına açık bir sanat merkezi olarak hizmet verecek. BULANCAK’IN KÜLTÜR HAYATINA YENİ MERKEZ Tamamlandığında Bulancak’ın kültür ve sanat yaşamına önemli katkı sunması beklenen Öner Eriş Sanat Akademisi, ilçede sanatsal üretim ve eğitim faaliyetlerinin gelişmesi için yeni bir zemin oluşturacak. Proje, Bulancak’ta sanatın daha görünür ve daha erişilebilir hale gelmesinde önemli rol üstlenecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.