Ebelik Mesleği Dönüşüyor

Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, 3 Aralık 2024 tarihli yeni yönetmelikle ebelerin yetkilerinin güçlendiğini belirtti. Ebelerin koruyucu sağlık ve dijital hizmetlerdeki rolünün, sezaryen oranlarını düşürüp anne-bebek sağlığını koruduğunu vurguladı.

Haber Giriş Tarihi: 01.08.2026 09:50
Haber Güncellenme Tarihi: 01.08.2026 10:13
https://www.giresunsonhaber.com

Günümüz sağlık sisteminde ebelerin sadece doğum anında değil, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetlerinde de kritik sorumluluklar üstlendiğini belirten Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Günümüzde ebeler hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık süreçlerinde aktif rol almaktadır. Teknolojik ilerlemelerle birlikte tele-sağlık, mobil uygulamalar ve uzaktan takip yöntemleri sayesinde çok daha geniş kitlelere ulaşabilmektedirler." dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, yeni düzenlemelerle birlikte ivme kazanan ebelik mesleğinin geçirdiği dönüşümü değerlendirdi.

"Ebelik, bilimsel temellere dayanan profesyonel bir sağlık alanına dönüştü"

Ebeliğin insanlık tarihiyle yaşıt ve köklü bir zanaat olduğunu anımsatan Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Ebelik, insanlık tarihi kadar eski ve köklü bir meslektir. Yüzyıllar boyunca ebeler, doğum yapan kadınların yanında yer alarak onlara destek olmuş ve en kritik anlarda güven veren isimler olmuşlardır. Günümüzde ise ebelik, yalnızca doğum yaptıran bir uğraş olmaktan çıkmış; bilimsel verilere dayanan, profesyonel bir sağlık disiplinine dönüşmüştür." dedi.

Geçmişte usta-çırak yöntemiyle aktarılan ebeliğin, bugün üniversitelerde lisans eğitimiyle akademik bir kimlik kazandığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Artık ebeler; gebelik öncesinden başlayıp doğum ve doğum sonrası sürece kadar annenin hem fiziksel hem de psikolojik durumunu takip eden, normal doğumu yöneten ve yenidoğan bakımında etkin rol alan sağlık profesyonelleridir. Bununla birlikte aile planlaması, üreme sağlığı ve toplum sağlığı gibi kritik alanlarda da hizmet sunmaktadırlar."

Yeni yönetmelikle ebelerin yetki ve sorumlulukları güçlendi

Modern sağlık yapısında ebelerin sadece doğumla sınırlı kalmayıp, koruyucu sağlık hizmetlerinde de mühim görevler yürüttüğünü ifade eden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Günümüzde ebeler hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetlerinde görev almaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uzaktan takip, mobil uygulamalar ve tele-sağlık gibi yöntemlerle daha fazla kişiye ulaşabilmektedirler. Ayrıca belirli alanlarda bağımsız olarak hizmet verebilmeleri de mümkün hale gelmiştir." şeklinde konuştu.

Türkiye’de ebelik eğitiminin 1996 yılı itibarıyla lisans seviyesine çıkarıldığını, ardından yüksek lisans ve doktora programlarıyla akademik derinlik kazandığını belirten Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, “Sağlık Bakanlığı’nın 3 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan yeni Ebelik Yönetmeliği, ebelerin yetki ve sorumluluklarını netleştirerek serbest meslek icrası gibi bağımsız çalışma haklarını pekiştirmiştir. Normal Doğum Eylem Planı'nın bir parçası olarak, her gebenin kendi özel ebesine sahip olması ve doğum sürecinde birebir destek alması hedeflenmiştir.” dedi.

Yönetmeliğin sadece doğum anını değil, kadın sağlığının geniş bir yelpazesini kapsadığını hatırlatan Doç. Dr. Yıldırım, şunları ekledi:

"Yönetmelik, ebelerin yalnızca doğum anıyla sınırlı kalmayıp; üreme sağlığı, cinsel sağlık, aile planlaması danışmanlığı ve toplum sağlığı liderliği gibi alanlarda daha yetkin ve etkili olmalarını sağlamıştır. Ebelerin doğum ve sezaryen yönetimini güncel klinik rehberlere göre yürütmeleri teşvik edilerek, tıbbi müdahale gerektirmeyen fizyolojik süreçlerdeki karar verici konumları güçlendirilmiştir."

"Ebelerin güçlenmesi sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlar"

Ebelik hizmetlerinin etkin olduğu sağlık sistemlerinde anne ve bebek sağlığı parametrelerinin daha olumlu seyrettiğini belirten Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Ebelik hizmetlerinin yetersiz kaldığı sağlık sistemlerinde koruyucu hizmetlerin zayıflaması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının azalması ve doğumun doğal akışının bozulması gibi problemler yaşanabilmektedir. Türkiye'de sezaryen oranlarının yüzde 61,2 gibi yüksek bir seviyede seyretmesi de bu durumun önemli bir göstergesidir." dedi.

Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerinin de ebelerin kritik önemini kanıtladığını ifade eden Doç. Dr. Yıldırım, şöyle devam etti:

"Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ebelerin aktif olduğu sistemlerde hem sezaryen oranları hem de anne ve bebek ölümleri daha düşük seviyelerdedir. Ebeler, bilhassa düşük riskli gebeliklerde normal doğumu destekleyerek gereksiz cerrahi girişimlerin önüne geçebilmektedir.”

Anne adayına doğum boyunca sunulan birebir desteğin kıymetine değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Anne adayını sürece hazırlayan ve doğum boyunca yanında olan ebeler, sürecin doğal akışında ilerlemesini sağlayarak komplikasyon risklerini minimize etmektedirler. Sağlık Bakanlığınca yayımlanan 'Ebelere Yönelik Doğum Eylem Yönetimi Klinik Rehberi' de doğumun fizyolojik bir süreç olarak yönetilmesinde ebelerin kilit rolünü vurgulamaktadır." şeklinde konuştu.

Doğum sonrası ruh sağlığının korunmasında kritik görev üstleniyorlar

Doğum sonrası dönemin yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Doğum sonrası evre, anneler için hem bedensel hem de duygusal açıdan kritik bir süreçtir. Bu dönemde ebeler, düzenli takip ve destekle annenin yalnızlık hissini önleyebilir ve izlem ziyaretleri sayesinde ruhsal değişimleri erkenden fark edebilir. Ebeler, takipler sırasında kullandıkları değerlendirme yöntemleri ile doğum sonrası depresyon riski taşıyan anneleri erken tespit edebilmekte, gerekli hallerde uzmanlara yönlendirerek annenin ruh sağlığının korunmasında hayati bir rol oynamaktadırlar." ifadelerini kullandı.

Dijitalleşme ebelik hizmetlerini de dönüştürüyor

Sağlıkta dijitalleşmenin ebelik hizmetlerini daha erişilebilir kıldığını ifade eden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Sağlık alanındaki dijital dönüşümler, ebelik hizmetlerini de yeniden şekillendirmiştir. Artık bakım hizmetleri sadece hastane duvarlarıyla sınırlı kalmayıp, dijital platformlar aracılığıyla da sürdürülebilmektedir." şeklinde konuştu.

"Annelik Yolculuğu" uygulaması ve dijital ebe danışmanlık sistemlerinin annelere büyük kolaylıklar sağladığını belirten Doç. Dr. Yıldırım, "T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulaması, e-Nabız entegrasyonuyla annelerin bebek gelişimini ve aşı takvimini kolayca takip etmesine imkân vermektedir. Bunun yanı sıra 'Ebebul' gibi platformlar üzerinden aileler, uzman ebelere görüntülü görüşmelerle ulaşarak ihtiyaç duydukları desteği hızla alabilmektedir. Uzaktan takip sistemleri ile ebeler, annelerin nabız ve tansiyon gibi temel sağlık verilerini dijital ortamda izleyebilmektedir. Böylece olası riskler erken fark edilerek zamanında müdahale imkânı doğmaktadır." dedi.

"Güçlü ebelik, sağlıklı toplum demektir"

Ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesinin sadece doğumları değil, genel toplum sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, sözlerini şöyle noktaladı:

"Ebelerin sağlık sisteminde daha etkin ve güçlü bir şekilde konumlanması, hem sezaryen oranlarının düşürülmesine hem de anne ve bebek sağlığının korunmasına büyük katkı sağlar. Ebelik hizmetlerinin geliştirilmesi, daha sağlıklı bir toplum inşa etmek adına atılacak en kritik adımlardan biridir."

Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı