Sosyal medyanın etkilerine ilişkin ilginç araştırma verileri...

Acıbadem Üniversitesi'nden Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın beğenilme isteğini tetikleyerek bağımlılık ve kıskançlık yarattığını belirtiyor. Sosyal medyada beğeni odaklı yaşam, tüketim alışkanlıklarını etkiliyor ve yaşamı kaçırmamıza neden oluyor.

Haber Giriş Tarihi: 26.09.2025 10:02
Haber Güncellenme Tarihi: 26.09.2025 10:02

Acıbadem Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Alper Bilgili'den;

Sosyal medyanın etkilerine ilişkin ilginç araştırma verileri...

"Paylaşmaya odaklanırken yaşamı kaçırıyoruz"

Beğenilme ve onay istekleri insan doğasında yer alır. İnsanlar olarak hayatta kalabilmek için etkileşim kurup kabul görmeye ihtiyacımız var. Ancak sosyal medya, bu doğal eğilimi farklı bir yere taşıyarak bireylerin psikolojisi ve toplumsal ilişkilere dair yeni etkiler yaratıyor. Özellikle "beğeni" kültürü, beğeniyi geniş kitlelerden hızla alabilme imkanı sunduğu için dopamin salınımını artırıyor; ama uzun vadede bağımlılık, kıskançlık ve tüketim baskısı gibi olumsuz sonuçlara neden oluyor. Acıbadem Üniversitesi Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Alper Bilgili, "Beğenilme ve onay isteği doğamızda var, fakat sosyal medya bu eğilimi başka bir boyuta taşıyarak psikolojimiz için zararlı hale getiriyor." diyor.

"Beğeni bağımlılığı"nın günümüzün önemli bir problemi olduğunu belirten Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın sıradan ilişkilerde mevcut olmayan bir alan sunduğunu vurgulayarak, "Beğeninin karşılığını anında alıyoruz. Çok daha geniş kitlelere, hatta tanımadıklarımıza kendimizi beğendirebiliyoruz. Kısa vadede bu dopamin sağlasa da, uzun vadede psikoloji ve toplumsal ilişkiler üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor." diyor.

Doç. Dr. Alper Bilgili, bu olumsuz etkilerden "kıyaslama"nın en dikkat çekeni olduğunu belirtiyor. Çoğu kullanıcının başkalarının paylaşımlarını gerçekçi bulduğu belirtilirken, "Utah Valley Üniversitesi'nin bir çalışmasına göre, Facebook kullanıcılarının büyük bir kısmı başkalarının daha mutlu bir yaşam sürdüğüne inanıyor. Missouri Üniversitesi'ndeki başka bir araştırma sosyal medyanın kıskançlığı artırdığını söylüyor. İki sonucun birbiriyle ilişkili olduğu düşünülebilir." şeklinde konuşuyor.

Sosyal Medya ve Bağımlılık

Sosyal medyanın bağımlılık yarattığına dair birçok çalışma mevcut. Gallup Araştırmasına göre kullanıcıların %41'i birkaç saatte bir, %11'i birkaç dakikada bir bildirimlerini kontrol ediyor. Bu bağımlılık tesadüfi değil; bilakis, sosyal medya insanların psikolojik zayıflıklarına göre bilinçli şekilde tasarlanıyor." şeklinde belirtiyor.

Doç. Dr. Alper Bilgili, sosyal medyanın tüketim alışkanlıklarını şekillendirdiğine işaret ediyor. Paylaşımların tüketim kültürünü olumladığını vurgulayarak, "İhtiyacımız olmasa bile orada gördüğümüz gibi tüketmek istiyoruz. 'Kara Cuma' döneminde TikTok üzerinden günde 100 milyon dolar satış yapıldı. Sponsorlu içerikler ve influencer'lar, belirli ürünlerin dikkatimizi çekmesine neden oluyor. Reklamcılar hedef kitleye ulaşarak sosyal medyayı ana akım medyaya kıyasla daha etkili kılıyor." diyor.

Minimalizm ve Sosyal Medya

Sosyal medyada minimalist yaşam tarzı popülerleşiyor. Ancak Doç. Dr. Alper Bilgili, bu trendlerin samimiyetini soruluyor: "Minimalizm, tüketim karşıtı gibi görünebilir. Fakat sosyal medyada minimalist olarak övünmek yeni bir statü sembolü haline geldi. Kimileri minimalist yaşamak yerine bu videolardan ilham alıp tüketim yapıyor. Amaç yine beğeni kazanmak."

Sosyal medya platformlarının kendi dinamikleri üzerine konuşan Doç. Dr. Alper Bilgili, "Platformlarda aşırı tüketim veya gösterişli tüketim konusunda farkındalık yaratmak mümkün. Ancak beğeniye dayalı platformlar ve kâr amacı güden algoritmaları değiştirmek zordur. Reddit ve Instagram gibi platformların farklı algoritmalara sahip olduğu bilindiğinden bunları aynı kefeye koymamak önemli." şeklinde ekliyor.

Faydaları da Var

Sosyal medyanın olumsuz etkilerinin yanında faydaları da bulunabileceğini belirten Doç. Dr. Alper Bilgili, "Doğru kullanıldığında iyi bir ağ ve bilgi kaynağı olur. Özellikle konvansiyonel medyaya göre ses duyurma fırsatı sunar. Memnuniyetsizlik durumlarında etkili bir ceza aracı olabilir. Ancak bu, doğru kullanıma bağlıdır." diyor.

Peki, olumsuz etkilerden nasıl korunmalıyız? Doç. Dr. Alper Bilgili birkaç öneride bulunuyor: "Öncelikle sosyal medyayı neden kullandığımızı sorgulamalıyız. Kullanım sınırları koymak, belirli günleri 'Dijital Şabat' yapmak faydalı olabilir. Sosyal medyanın gerçeği yansıtmadığını kendimize hatırlatmalıyız. Bu platformlar bizi esir eden stratejileri, kumarhane taktiklerini ve davranışsal psikolojiyi kullanır. Sosyal medyada paylaşmadan ziyade, yaşamla olan temasımızı korumamız gerektiğini unutmamalıyız. Aksi takdirde, paylaşma odaklı yaşarken, hayatı kaçırıyoruz. Sosyal medyanın olumsuz etkilerinden korunmak için ciddi bir irade ve farkındalık gerektiriyor."