
SEN DE Mİ, FİSKOBİRLİK?
ÜRETİCİNİN BİRLİĞİ TMO’NUN 50 LİRA ALTINDA KALDI
FİSKOBİRLİK, 50 randıman Giresun kalite fındıkta ortak üretici için 205 TL taban fiyat açıkladı.
Coğrafi işaret ve nakliye desteğinden yararlanan üreticiye 209 TL nakit ödenecek; kilogram başına 5 TL’lik alışveriş çekiyle toplam ekonomik karşılık 214 TL olacak. TMO ise aynı ürüne 255 TL nakit ödüyor.
Fındık üreticisinin piyasa karşısında güvencesi olması beklenen FİSKOBİRLİK, 2026 ürünü için açıkladığı ilk alım fiyatıyla üreticide hayal kırıklığı yarattı.
Kamuoyuna yansıyan alım koşullarına göre FİSKOBİRLİK, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite tombul fındıkta ortak üretici için kilogram başına 205 TL, Levant kalite fındıkta ise 195 TL taban fiyat belirledi.
Ortak olmayan üreticilerin fındığı açıklanan fiyatların 5 lira altında alınacak. Buna göre Giresun kalite fındıkta ortak olmayan üreticiye 200 TL, Levant kalite fındıkta ise 190 TL ödenecek.
İŞTE FİSKOBİRLİK’İN FİYAT TABLOSU
| Ürün | Ortak üretici | Ortak olmayan üretici |
|---|---|---|
| Giresun kalite tombul fındık | 205 TL/kg | 200 TL/kg |
| Levant kalite fındık | 195 TL/kg | 190 TL/kg |
Bu rakamlar FİSKOBİRLİK’in 50 randıman için uygulayacağı nakit taban fiyatları oluşturuyor.
205 TL NAKİT, DESTEKLERLE 209 TL
FİSKOBİRLİK ortak üreticiler için üç ayrı destek açıkladı.
Buna göre:
- Giresun Kalite Tombul Fındık Coğrafi İşaret Belgesi bulunan üreticilere kilogram başına 3 TL nakit prim,
- Fındığını kendi imkânı ve aracıyla kooperatif alım merkezine getiren üreticilere kilogram başına 1 TL nakliye ödemesi,
- Teslim edilen her kilogram fındık için kooperatiflerde, FİSKO Marketlerde ve FİSKOBİRLİK Sigorta’da geçerli 5 TL’lik alışveriş çeki verilecek.
Coğrafi işaret primi ile nakliye desteği aynı üretici için birlikte uygulanabilecek. Böylece gerekli koşulları sağlayan ortak üreticiye 50 randıman Giresun kalite fındık için kilogram başına 209 TL nakit ödeme yapılacak.
Kilogram başına 5 TL’lik alışveriş çeki de eklendiğinde toplam ekonomik karşılık 214 TL’ye ulaşacak.
Ancak bu tutarın tamamı nakit değil. Üreticinin eline geçecek para 209 TL, kalan 5 TL ise yalnızca belirlenen kurumlarda kullanılabilecek alışveriş çeki olacak.
| Üreticinin durumu | Nakit ödeme | Alışveriş çeki | Toplam karşılık |
|---|---|---|---|
| Ortak üretici | 205 TL/kg | 5 TL/kg | 210 TL/kg |
| Coğrafi işaret belgesi bulunan ortak | 208 TL/kg | 5 TL/kg | 213 TL/kg |
| Ürününü kendi aracıyla getiren ortak | 206 TL/kg | 5 TL/kg | 211 TL/kg |
| Belgeli ve ürününü kendi getiren ortak | 209 TL/kg | 5 TL/kg | 214 TL/kg |
TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 205 TL
TMO, 2026 ürünü için yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındığın kilogram fiyatını 255 TL, Levant kaliteyi 250 TL, Sivri kaliteyi ise 245 TL olarak açıkladı.
- Taban fiyatlar karşılaştırıldığında FİSKOBİRLİK:
- Giresun kalite fındıkta TMO’nun 50 TL,
- Levant kalite fındıkta TMO’nun 55 TL altında kaldı.
Ortak olmayan üreticide fark Giresun kalitede 55 TL’ye, Levant kalitede ise 60 TL’ye çıkıyor.
Coğrafi işaret ve nakliye desteğinden birlikte yararlanan üreticiye ödenecek en yüksek nakit fiyat 209 TL. Bu durumda bile TMO ile FİSKOBİRLİK arasında 46 TL nakit fiyat farkı bulunuyor.
Alışveriş çeki de ekonomik karşılığa eklendiğinde toplam 214 TL’ye ulaşılıyor ve fark 41 TL’ye düşüyor. Ancak TMO’nun 255 TL’sinin tamamı nakitken FİSKOBİRLİK’in 214 TL olarak hesaplanan toplamının 5 lirası alışveriş çekinden oluşuyor.
RANDIMANDA DA TMO’NUN GERİSİNDE
İki kurum arasındaki fark yalnızca taban fiyatla sınırlı değil.
FİSKOBİRLİK, 50 randımanın üzerindeki her bir randıman için:
Giresun kalite fındığa 4,10 TL,
Levant kalite fındığa 3,90 TL ilave ödeme yapacak.
TMO ise her bir randıman için:
Giresun kalite fındığa 5,10 TL,
Levant kalite fındığa 5 TL ilave fiyat uyguluyor.
Böylece randıman yükseldikçe FİSKOBİRLİK ile TMO arasındaki nakit fiyat farkı daha da açılıyor.
TÜCCARIN BİRAZ ÜZERİNE ÇIKMAK YETERLİ Mİ?
Sezonun ilk döneminde tüccar fiyatlarının 180–190 TL bandında kaldığı bir piyasada FİSKOBİRLİK’in 205 TL açıklaması, tüccarın üzerine çıkılması anlamına geliyor.
Ancak FİSKOBİRLİK sıradan bir tüccar değil.
Üreticilerin kurduğu bir tarım satış kooperatifleri birliğinin görevi, piyasadaki en düşük fiyatın birkaç lira üzerine çıkmakla sınırlı olamaz. Üreticinin beklentisi, kendi birliğinin fiyatı takip etmesi değil, üretici lehine yönlendirmesidir.
FİSKOBİRLİK aldığı fındığı yalnızca kabuklu ürün olarak satmıyor. Fındığı işleyerek iç fındık, kavrulmuş ürün, ezme, krema, yağ ve farklı mamuller halinde piyasaya sürüyor.
Hammaddeye işleme, ambalaj ve marka değeri ekleyerek nihai ürün satan Birliğin, elde edilen katma değerden üreticiye daha güçlü bir pay vermesi bekleniyor.
Böyle bir üretim ve pazarlama kapasitesine sahip FİSKOBİRLİK’in, TMO’nun 255 TL ödediği Giresun kalite fındığa 205 TL taban fiyat vermesi şu soruları gündeme getiriyor:
1938’DE NEDEN KURULDU?
FİSKOBİRLİK’in kuruluşu, Türkiye’nin fındık üreticisini örgütleme ve ürünün piyasa değerini koruma arayışının sonucuydu.
Türkiye fındığının üretim ve satışında daha düzenli bir yapı oluşturulması amacıyla 10 Ekim 1935’te Ankara’da Birinci Ulusal Fındık Kongresi toplandı. Kongreden iki gün sonra 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu kabul edildi ve 2 Kasım 1935’te yürürlüğe girdi.
Mustafa Kemal Atatürk, 1 Kasım 1937 tarihli TBMM açış konuşmasında hiçbir piyasanın başıboş bırakılmaması gerektiğini belirterek, başta fındık olmak üzere temel ürünler için birlikler kurulmasını istedi.
Bu sürecin ardından:
Beş kooperatif, 28 Temmuz 1938’de Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği’ni, kısa adıyla FİSKOBİRLİK’i kurdu.
Bu tarihsel süreç FİSKOBİRLİK’in resmî tarihçesinde de ayrıntılı biçimde yer alıyor.
FİSKOBİRLİK yalnızca fındık alıp satacak bir ticari işletme olarak kurulmadı. Temel amaç; tek başına piyasa karşısında zayıf kalan üreticileri bir araya getirmek, fındığı daha iyi şartlarda değerlendirmek ve üreticinin ekonomik menfaatlerini korumaktı.
TARİHSEL ROLÜN KIRILMA NOKTASI
FİSKOBİRLİK, 1964–1994 yılları arasında doğrudan veya dolaylı olarak Hazine adına fındık alımı yaptı. Birlik, 1994–2000 döneminde Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu kredileriyle, 2002 yılında ise yeniden Hazine adına ürün aldı.
FİSKOBİRLİK’in resmî tarihçesine göre Birlik, 2003 yılından itibaren fındık alım ve satımlarını tamamen kendi nam ve hesabına gerçekleştirmeye başladı. Yeniden yapılandırma programı da 3 Ocak 2006 itibarıyla sona erdi.
Bu değişim, FİSKOBİRLİK’in mali açıdan kendi ayakları üzerinde durmasını zorunlu hale getirdi. Kurumun zarar etmemesi, verimli çalışması ve faaliyetlerini sürdürebilmesi elbette gerekli.
Ancak üreticilerin ortak olduğu bir kuruluşta verimlilik ve kârlılık, üreticinin ekonomik menfaatini koruma amacının önüne geçtiğinde kooperatif ile özel fabrika arasındaki fark giderek belirsizleşiyor.
SON 15 YILIN BİRİKEN HAYAL KIRIKLIĞI
Fındık üreticisi, özellikle son 15 yıldır FİSKOBİRLİK’in yeniden güçlü bir alıcı olmasını, yüksek miktarda ürün alarak piyasayı üretici lehine dengelemesini ve tüccarın karşısında gerçek bir fiyat alternatifi oluşturmasını bekliyor.
Ancak bu beklenti kalıcı ve güçlü bir fiyat politikasına dönüşmedi. FİSKOBİRLİK, üreticinin gözünde piyasanın fiyatını belirleyen kurum olmaktan uzaklaşarak piyasa fiyatını takip eden bir alıcı görüntüsü vermeye başladı.
2026 sezonu için açıklanan 205 TL’lik taban fiyat da son yıllarda biriken bu hayal kırıklığını daha da büyüttü.
Artık,
FİSKOBİRLİK, üretici birliği kimliğiyle piyasaya yön vermek yerine, tüccar fiyatlarını izleyen ticari bir fındık işletmesi gibi hareket ediyor.
Bu ifade FİSKOBİRLİK yönetiminin açıklaması değil; ilan edilen fiyatın üreticide ve kamuoyunda oluşturduğu eleştirinin özetidir.
ÜRETİCİ BİRLİĞİ Mİ, SIRADAN FINDIK FABRİKASI MI?
FİSKOBİRLİK’in ana sözleşmesinde üreticinin ürününü daha iyi şartlarda değerlendirme amacı bulunuyor. Kurum, kendi resmî tanıtımında da kendisini “ülke fındığının sigortası” olarak nitelendiriyor ve üreticinin gelir seviyesini yükseltmeyi misyonları arasında gösteriyor.
Ancak açıklanan fiyat, bu tarihsel kimlik ve kurumsal amaçla mevcut uygulama arasındaki mesafeyi yeniden tartışmaya açtı.
Özel bir fabrika mümkün olan en düşük maliyetle hammadde alarak en yüksek kârı hedefleyebilir.
Üreticilerin ortak olduğu bir birlik ise mali sürdürülebilirliğini sağlarken ortağının ürününü daha iyi şartlarda değerlendirmek ve oluşturulan katma değeri üreticiye yansıtmak zorundadır.
FİSKOBİRLİK’in fiyatı tüccar bandına yaklaşırken TMO’nun 46–50 lira altında kalıyorsa şu soru kaçınılmaz hale geliyor:
FİSKOBİRLİK üreticinin birliği olarak mı hareket ediyor, yoksa sıradan bir fındık fabrikasının maliyet hesabını mı uyguluyor?
1938’de fındık üreticisini piyasanın karşısında yalnız bırakmamak için kurulan FİSKOBİRLİK’in geldiği noktada
Üreticinin yanında güçlü bir piyasa aktörü olarak mı duracak, yoksa serbest piyasa fiyat düzeninin bir parçası olarak yaşamına devam edecek?
bir karar verip ana mukavelesini, ortaklık yapısını baştan değiştirip aslında kendini lav ederek yeni formata yürüyüşüne devam etmelidir.