
KARAN: “FINDIKTA FİYATIN YÜKSELMESİ İÇİN 5 ACİL TEDBİR ALINMALIDIR”
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık piyasasına ilişkin değerlendirmesinde üreticinin temel sorununun yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmek olduğunu belirtti. Karan; TMO’nun piyasada etkin olması, üreticiye finansman desteği sağlanması, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, rekabetin artırılması ve rekolte verilerinin şeffaflaştırılması çağrısında bulundu.
Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık fiyatları ve üreticinin piyasadaki konumuna ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmelerde bulundu:
“Fındık üreticimizin bugün en önemli sorunu yalnızca ürününü satmak değil, emeğinin karşılığını alabilmektir. Serbest piyasada oluşan fiyat ile üreticinin beklentisi arasındaki fark giderek büyümektedir. Üreticinin maliyetleri artarken, fındığın gerçek değerini bulamaması kabul edilebilir değildir.
Fındık fiyatının yükselmesi için artık günübirlik açıklamalar değil, kalıcı ve uygulanabilir bir piyasa politikası ortaya konulmalıdır.”
“TMO PİYASADA ETKİN OLMALIDIR”
Karan, alınması gerektiğini belirttiği beş acil tedbirin ilk sırasında TMO’nun piyasadaki rolüne dikkat çekti:
“Birinci olarak; TMO piyasada etkin olmalıdır. TMO’nun alımları güçlü ve düzenli şekilde devam etmeli, üreticinin karşısında güvenilir bir alternatif oluşturmalıdır. TMO’nun açıkladığı fiyat, serbest piyasa açısından da önemli bir referans noktasıdır.”
“ÜRETİCİ DÜŞÜK FİYATTAN SATMAYA MECBUR BIRAKILMAMALIDIR”
Üreticinin borç ve finansman baskısının hasat dönemindeki satış kararlarını doğrudan etkilediğini belirten Karan, ikinci tedbiri şöyle açıkladı:
“Üreticinin borç ve finansman baskısı nedeniyle ürününü hasat döneminde elinden çıkarması fiyatların üzerindeki arz baskısını artırmaktadır. Üreticiye uygun koşullarda finansman sağlanmalı, fındığını değerini bulana kadar muhafaza edebilmesinin önü açılmalıdır.”
“ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ GÜÇLENDİRİLMELİDİR”
Karan, üreticinin piyasadaki pazarlık gücünün artırılması için örgütlü yapının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti:
“Üçüncü olarak; üretici örgütleri güçlendirilmelidir. Kooperatifler ve üretici birlikleri daha etkin bir pazarlama yapısına kavuşturulmalıdır. Üretici tek tek pazarlık yapan değil, örgütlü şekilde piyasaya çıkan güçlü bir taraf haline getirilmelidir.”
“FINDIK PİYASASINDA REKABET ARTIRILMALIDIR”
Dördüncü başlıkta alıcı sayısı ve ihracat kanallarının artırılmasını isteyen Karan, şunları kaydetti:
“Alıcı sayısının ve ihracat kanallarının artırılması, üreticinin sınırlı sayıda alıcıya bağımlı kalmasını önleyecektir. Fındık piyasasında rekabet ne kadar güçlenirse üreticinin pazarlık gücü de o kadar artacaktır.”
“REKOLTE VE PİYASA VERİLERİ ŞEFFAF OLMALIDIR”
Karan, beşinci tedbir olarak rekolte tahminlerinde güvenilir ve ortak bir veri sistemine ihtiyaç bulunduğunu belirtti:
“Farklı kurumların birbirinden farklı rekolte rakamları açıklaması piyasadaki beklentileri etkileyebilmektedir. Üreticinin, tüccarın ve sanayicinin güvenebileceği şeffaf ve bilimsel bir rekolte sistemi oluşturulmalıdır.”
“SADECE ‘FINDIĞINI SATMA, BEKLE’ DEMEK YETERLİ DEĞİLDİR”
Üreticinin ürünü bekletebilmesi için ekonomik koşulların da oluşturulması gerektiğini vurgulayan Karan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Buradan açıkça ifade ediyoruz: Fındık üreticisi zararına satış yapmak zorunda değildir. Ancak üreticiye sadece ‘fındığını satma, bekle’ demek de yeterli değildir. Üreticinin bekleyebilmesi için finansman desteği, güçlü TMO alımı ve örgütlü pazarlama sistemi birlikte hayata geçirilmelidir.”
Karan, talebinin fiyatların yapay biçimde yükseltilmesi olmadığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizim talebimiz fındık fiyatının yapay yollarla yükseltilmesi değil; üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, rekabetin bulunduğu, şeffaf ve sürdürülebilir bir piyasa düzeninin kurulmasıdır.
Fındık Karadeniz’in sadece tarım ürünü değil, milyonlarca insanın geçim kaynağı ve Türkiye’nin önemli ihracat değerlerinden biridir. Üreticinin alın terinin karşılığını bulacağı bir piyasa için mücadelemizi sürdüreceğiz.”