ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
70'li yıllarCan AkenginKünyeMedler

HABER ARA


Gelişmiş Arama

 

 

 

 

Başarılı İş Adamlarımız

Başarılı İş Adamlarımız

Tarih 06 Mart 2010, 23:06 Editör Mehmet Yüksel

Sevgili Sonhaber Okuyucuları her hafta değerli iş adamlarımızdan biri ile yaptığımız söyleşiyi bu haftada başarılı bir iş adamımızla gerçekleştirdik.

 
Başarılı İş Adamlarımız

 

 
Söyleşi: Mehmet YÜKSEL

 

 
Sevgili Sonhaber Okuyucuları her hafta değerli iş adamlarımızdan biri ile yaptığımız söyleşiyi bu haftada başarılı bir iş adamımızla gerçekleştirdik.

Bu iş adamımız 38 yılını fındık sektörü içinde geçirmiş ve hala ayni hızla çalışmalarını sürdüren Sayın Kenan Yavuz.

Her zaman olduğu gibi Kenan Yavuz’a biz soracağız Yavuz düşüncelerini anlatacak.

Öyle inanıyorum ki bu söyleşinin için de fındık üzerine çok önemli bilgiler ve öneriler bulacaksınız.  

 

Kenan Yavuz’un kısa Öz Geçmişi

 

1954 Yılında Giresun da doğdum. İlk, Orta Liseyi Giresun da okudum.1972 Yılında karı ve zararı bana ait olmak üzere babamın yanında ticarete başladım 38 seneden beri bu sektörün içinde çalışmamı sürdürüyorum.

 

Yüksel: Bu seneler İçinde Giresun’ a neler Kazandırdınız?

 

Yavuz: Giresun’a yatırım olsun diye Yavuz Kolejlini kurduk. Çünkü başka illere gittiğimiz de oradaki iş adamlarının memleketlerine bir şeyler yaptığını gördük. Biz de bu memleketli olduğumuza göre bizimde bu memlekete bir eser kazandırmamız gerekir dedik ve Yavuz kolejlini yaptık. Biz aktif olarak bu işin içinde değiliz. Oranın müdürleri var, öğretmenleri var onlar hizmete devam ediyorlar.

 

Yüksel: Yavuzkan Tesisini Kaç Yılında Aldınız?

 

Yavuz: Bu tesisi 2008 Yılının Haziran ayında satın aldım ve 22 Eylül 2008’den bu yana çalışıyoruz.

Daha ziyade işlenmiş fındık üzerine çalışıyoruz. Özellikle Avrupa’da ki daralmadan dolayı bir seneden bu yana yurt için belli noktalara mal satıyoruz. Tesisimizde 85 kişi istihdam ediyoruz.

 

 
Yüksel: Fındık Sizce Nereye Gidiyor, Neler Yapılmalı?

 

Yavuz: Biz fındıkta neler yapılmasını bir özel sektör olarak her platformda anlattık. Ama Maalesef bunu hiç kimseye duyuramadık veya duyanların işine gelemedi. Bu güne kadar bu fındığın üreticilerini bir oy ambarı olarak gördüler. Onun için yapmadılar veya yapamadılar. Bizce yapılmayacak bir şey yoktu.38 seneden bu yana benim izlediğim tek şey var. Oda her sene fındığın problemlerinin giderek artması. Her sene fındığın üzerine yeni bir problem eklenerek sorun devam ediyor nereye gideceğini de kimse bilmiyor. En son hükümetin aldığı 700 rakımının üzerinde fındığın yasaklanma kararı vardı. Üretici orada desteklenecekti. Hemen anında o kararı kaldırdılar. Yarın öbürü ne olacak belli değil.

 

Yüksel: Fiskobirlik İçin Ne Düşünüyorsunuz?

 

Yavuz: Fiskobirlik kendi ayağına kurşun sıktı. Fiskobirlik 2004 sezonun da devlet 5 liraya fındık alırken 7 liradan aldı kendisini bitirdi. Bir ürüne fiyat verirken araştırma yapmak gerekir. Öyle ezbere fiyat açıklanamaz. Bunun dünyada bir fiyatı var. Onun için fiyat açıklarken bütün araştırmaları yapmak gerekiyor. Biz bu fındığı Avrupa ya, Dünyaya satmak zorundayız. Bundan başka hiçbir şansımız yok. Çünkü biz bunu yiyerek tüketemiyoruz. Avrupa bunu sanayisinde kullandığına göre, bu malı onlara satmamız gerekiyor. Fındığın dünyadaki tüketim yeri Çikolata, Pasta Bisküvi ve Dondurma sanayi ki, bunun içinde en fazla payı çikolata sanayi alıyor. Siz bir sene 350 dolar’dan mal satıyorsunuz, diğer sene 1000 yüz elli dolardan mal satıyorsunuz. Bu’nun inandırıcılığı nasıl olacak. Adam artık fındıklı ürünlerini kısmaya başladı. Bu dengesiz fiyatlar sanayiciyi ürkütüyor. Yarın Türkiye’de fiyatın nasıl olacağını bilmiyor ve fındıktan ürküyorlar. Biz geçen hafta Avrupa’da ki. Fırınları ve pastaneleri gezdik. Ekmek ve pastaların üzerinde hiç fındık yok. Herkes bademe dönüş yapmış.

 

 
Yüksel: Avrupa Fındıktan dönüşmü Yapıyor?

 

Yavuz: Evet Avrupalı son yıllarda fındığın muadili olan ürünlerden Badem ve Fıstığa dönüş yapıyorlar. Çünkü bunların fiyatları ile bizim fındığın arasında dağlar kadar fark var. Mevsim başında badem 400 dolarken, fındık 650 dolardı. Bu rakam korkunç bir rakam. Biz Türkiye olarak bu muadillerin karşısında fındığı yüksek fiyatla satmaya çalışıyoruz ama satamıyoruz.

Bir de kriz sadece Türkiye’de değil, Bütün Dünyada kriz var. Avrupalı krize Türkiye’den daha duyarlı, İnsanlar krizde kendilerini geriye çekiyor. Masraflarını anında kısıyor. Dolayısıyla kriz nedeniyle tüketimde de bir düşüş oluyor. Fındığın satılmamasında krizinde payı var.

 

Yüksel: Bu Yüksek Fiyatın Türkiye’ye Zararı Odlumu?

 

Yavuz: Evet Türkiye’nin yüksek fiyat politikası bize rakip yarattı. Yani kendi kendimizin karşısına rakip çıkardık. Bir Azerbaycan Gürcistan’ı hiç burnumuza çekmedik. Hiç galaya alamadık. Bu gün Azerbaycan ve Gürcistan’da tonlarca fındık üretiliyor. Fındık Dünya’da çerez olarak yenmiyor. Sanayide kullanılıyor. Azerbaycanın fındığıda fındık, Gürcistan’ınki de fındık, Türkiyeninkide fındık. Devamlı buradaki araziler büyüyor. Bizdekilerde bölüne, bölüne küçülüyor.

İyi bir rekoltede 900 bin ton fındık topluyoruz. Bunun hesabı kitabı yapılmadan depolara dolduruluyor. Sonra yağlığa ayrılıyor ve Devlet Trilyonlarca lira zarar ediyor.

Şu anda TMO’ nun depoların da 500 bin ton fındık var. Bunun tutarı da hesap ettiğimiz zaman 2.5 -3 trilyon ediyor. Bunun cezasını bütün Türkiye çekiyor. O zaman Devlet fındığın yanı sıra çayı, Pamuğu, Tütünü, İncir, üzümü kısacası bütün ürünleri alıp devlet alsın depolara basarak orada bekletsin ve sonra satsın.

 

 
Yüksel: Yurt İçindeki Tüketimde Bir Artış Varmı?

 

Yavuz: Yurt içindeki tüketimde belli bir artış var. Ama ne yazık ki eskiden Fiskobirlik’in yaptığı hatayı şimdi aynen TMO yapıyor. TMO eski malı kavurup paketletip piyasaya satıyorlar.

2008 malını TMO bu gün piyasada 9 bin liradan sattırıyor. Bu malın ne olduğu belli değil. Hangi şartlarda kavrulduğu belli değil. Acısı. Çürüğü Çarığı içinde. İnsanlar bu acı fındığı alınca bir daha fındık almıyorlar. TMO eski fındık’ı satmakla fındığa zarar veriyor. TMO’ nun sattığı acı fındığı alan insanlar bir daha bizlerin yaptığı taze malı alarak yemezler. Fındık tanıtım grubu bir taraftan fındığa tanıtmak için milyarlarca lira masraf yaparken bir taraftan Devletin talimatlı teşekkülü eski fındığı piyasada satıyor. Buna kim dur diyecek belli değil.  

 

 
Yüksel: Yeni Projeniz varmı?

 

Yavuz: Yeni projemiz nasıl olsun. Seneye bizim ne olacağımız belli değilki. Fındık ne olacak? Fiyat ne olacak? Fındık ne kadar olacak? Bu sene fındık az az diyorlar. Bana göre az değil. .Peki azda fiyat neden yukarılara çıkmadı. Çünkü fındığa bir talep yok. Biz bunu anlatamıyoruz. Geçen sene ile bu seneki fındık ihracatında iç bazın da 26–27 bin ton noksanlık var. Bu 54–55 milyon kilo yapar. Bunu damı görmüyorlar. Onun için hiçbir fındıkçının yarına bir projesi veya yatırımı olamaz. Biz Almanyanın klön şehrinde Dünya çikolata fuarına katıldık. Fındıkla ilgili tek bir ürün çalışması görmedik. Kullanılan ürünler yer fıstığı, ceviz bademe dönüşmüş.  

Biz fındığı dünya da sadece Türkiye’de var sanıyoruz. Önce bir İtalya’da fındık vardı onun rekoltesini takip ediyorduk. Şimdi hangisini takip edeceğimizi şaşırıyoruz. Çünkü Şimdi İtalya, Azerbaycan, Gürcistan fındık var. Şili’de üretim başladı, Çinde fındığın çalışması var. Amerika zaten fındık var. İspanya, Yunanistan, Fransa’da fındık var. Bunları ülke olarak düşünmeliyiz.

 

Yüksel: Peki Fındık Nasıl kurtulur?

 

Yavuz: Hükümet fındığı desteklemeyecek. Hükümet Üreticiyi destekleyecek ve fındık fiyatını serbest bırakacak. Fındık arz ve talebe göre kendi fiyatını bulacak. Yıllardan bu yana bunu söylüyoruz ama bir türlü bunu anlatamıyoruz. Hükümet ürünü destelediği sürece böyle 500 bin ton, 1 milyon ton, 400 bin ton veya 800 bin ton fındık depolarda çürümeye mahkum olur ve devletin milyarca dolarları bu işte heba olur. Eğer Devlet ürün yerine üreticiyi desteklerse daha az zararla çıkacak. Üretici netice de arz talep dengesi doğrultusunda oluşan fiyatla ürünü satacak ve farkınıda devletten alacak. Devletin buradaki zararı da azalacak.700 bin hektar kesinlikle 500 bin hektara düşürülmesi lazım. Hükümet bunun önlemini almak zorunda. Söktürecek, tazminat verecek veya alternatif ürün diyecek bir şeyler diyecek bir şekilde bu sorunu çözecek.

Çünkü bu böyle gitmez.

Peki Kenan Bey ayırdığınız önemli zaman için teşekkür ederim.

Sağol. Asıl ben size teşekkür ederim. Çünkü önemli zamanınızı ayırarak buraya kadar gelmeniz bile teşekküre değer.

Bu haber 489 defa okunmustur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Röportajlar

Mesleğinde Başarıyı Yakalayanlar

Mesleğinde Başarıyı Yakalayanlar Bu güne kadar sürdürdüğümüz mesleğinde başarıyı yakalayan iş adamlarımız yazı dizisine bu haftada devam ediyoruz.

Levent Eriş

Levent Eriş * Giresunspor taraftarlarını, gelmiş geçmiş T.Direktörler içinde en çok etkileyen hoca. Son yıllarda Giresunspor o...

ANKET

Anayasa değişiklik paketi için



Tüm Anketler

Değirmenin suyu nereden05 Eylül 2010

 

 

 

 

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

Giresun Sonhaber